Quantcast

Monthly Archives: Kasım 2010

Bakan rahatlattı

Bakan Ergün, elektrikli otoların yüzde 37 oranında vergilendirilmesiyle alakalı rahatlatan bir açıklama yaptı.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, elektrikli otomobiller için telaffuz edilen yüzde 37’lik vergi oranına ilişkin ‘Otomotiv sektörünün endişeleri yersiz. Bugün itibariyle elektrikli araçların vergilendirilmesi ile ilgili bir mevzuat düzenlemesi gündemde değildir’ dedi.

Yalta’da gerçekleştirilecek olan Uluslararası Karadeniz Ekonomik Forumu’na katılmak için Kırıma giden Ergün, uçakta elektrikli otomobillerin vergilendirilmesine ilişkin gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Elektrikli otomobillerin vergilendirme çalışmasının Otomotiv Strateji Belgesi’nin bir gereği olarak Maliye Bakanlığı’nın çalıştığını belirten Bakan Ergün, ‘Maliye Bakanlığı, şimdi bir taslağın içerisine bir unsur koymuş değil. Torba kanunu içerisinde otomobil vergi konusu yok.

Şu anda Başbakanlıktaki taslakta öyle bir şey konulmuş değil. Ama medyaya nereden yansıdı bu taslakta böyle bir şey var diye bunu şahsen bilmiyorum’ dedi.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, ‘Elektrikli otomobillerin nasıl vergilendirileceği konusu daha sonra Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda otomotiv strateji belgesi son halini aldığında ortaya çıkmış bir konu olacak’ dedi.

Yalta’da gerçekleştirilecek olan Uluslararası Karadeniz Ekonomik Forumu’na katılmak için Kırım’a giden Ergün, uçakta elektrikli otomobillerin vergilendirilmesine ilişkin gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Ergün, otomotiv sektörünü stratejik bir sektör olarak gördüklerini, otomotiv sektörünün bir çok sanayi sektörünü etkilediğini belirtti.

Otomotiv üretiminde ülkenin iyi bir noktada olmasının o ülkenin ekonomisinin iyi bir noktada olduğunu gösterdiğini ifade eden Ergün, Türkiye’de üretilen otomobillerin sorunsuz olduğunu kaydetti.

Ergün, Otomotiv sektöründeki teknolojik gelişmelerin yeni nesil otomobilleri ortaya çıkardığını ve son dönemde bu yeni nesil otomobillerin dünyada önemli bir konu olduğu kaydetti.

Türkiye’nin bu yeni nesil otomobiller konusunda bir atılım yapabileceğini ifade eden Ergün, Türkiye’de de elektrikli otomobillerin üretimi ile ilgili teşviklerin genel teşviklerden bağımsız bir şekilde gündeme gelebileceğini anlattı.

Nihat Ergün, Türkiye’de otomobillere ilişkin vergilendirmenin Avrupa’ya göre çok yüksek olduğuna dikkati çekerek, Türkiye’de eski otomobillerin vergilerinin daha düşük, yeni otomobillerin daha yüksek olduğunu, çevreyi kirleten otomobillerin vergilendirilmesinin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

‘PANİĞE GEREK YOK’
Elektrikli otomobillerin vergilendirmesinde Otomotiv Strateji Belgesi’nin bir gereği olarak Maliye Bakanlığı’nın çalıştığını bildirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Maliye Bakanlığı, şimdi bir taslağın içerisine bir unsur koymuş değil. Torba kanunu içerisinde otomobil vergi konusu yok. Şu anda Başbakanlıktaki taslakta öyle bir şey konulmuş değil.

Ama medyaya nereden yansıdı bu taslakta böyle bir şey var diye bunu şahsen bilmiyorum. Torba kanunun içerisinde otomobil vergileri ile ilgili bir şey yok.

Otomotiv Strateji belgesinin bir gereği olarak bir çalışma var. Nasıl vergilendireceğiz elektrikli otomobilleri? Neyi esas alacağız? Motor hacmini esas alamıyoruz.

Elektrikli otomobillerin nasıl vergilendirileceği konusu daha sonra Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda strateji belgesi son halini aldığında ortaya çıkmış bir konu olacak.

Destekler sadece vergi desteği olmayacak. Satın alma, şarj istasyonu kurma, üretim, Ar-Ge destekleri olacak. Bugün itibariyle elektrikli araçların vergilendirilmesi ile ilgili bir mevzuat düzenlemesi gündemde değildir.

Sektörün paniği yersiz. Maliye açısından 2011 yılında veya bugün bir elektrikli araç Türkiye karayollarında trafiğe çıkarsa, ben bunu nasıl vergilendireyim diye…

Çünkü bir çalışma yok ortada, boşluk ortaya çıkmış olabilir. Bu boşluğu, elektrikli araçları, mevcut araçları nasıl vergilendiriyorsam en düşük seviyesinden vergilendireyim, boşluk olmasın diye düşünülmüştür.’

Bakan Ergün, bugün bazı basın yayın organlarında iş adamı Ali Ağaoğlu’nun elektrikli otomobilinin yüzde 37 oranında vergilendirildiğini okuduğunu belirterek, Maliye Bakanlığı’nın bu boşluğu fiilen doldurduğunu dile getirdi.

Elektrikli araçların hangi yöntemlerle teşvik edileceği özel bir konu olduğunu vurgulayan Ergün, belkide elektrikli araç kullanana nakit destek vererek teşvik etmenin daha doğru olacağını anlattı.

Sanayi Strateji belgesini imzaya açtıklarını ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın imzalamasının ardından aralık ayında bu belgeyi ilan edeceklerini dile getiren Ergün, daha sonra sektör strateji belgelerini EKK’da birer birer gündeme alacaklarını, otomotiv strateji belgesine öncelik vereceklerini ifade etti.

‘HİBRİD ARAÇLARIN KULLANIMI DA TEŞVİK EDİLECEK’
Nihat Ergün, bugünden yarına mevcut otomobillerin yarısının elektrikli olamayacağına işaret ederek, elektrikli otomobillerde hız, mesafe, şarj, akü, pil teknolojisi gibi soru işaretlerinin bulunduğunu, bu soru işaretlerinin daha ortadan kaldırılamadığını anlattı.

‘2011 yılı elektrikli otomobiller açısından bir çok konunun daha net görüleceğinin, hangi teşviklerin hangi vergilendirme usullerinin Türkiye açısından daha uygun olacağının netleşeceği bir dönem olacaktır’ diyen Ergün, insanların elektrikli araçları kullanmaya başladıkça bakanlıkların, hükümetin ve sektörün de adımlarını o taleplere göre hızlandıracağını, 2011 yılının bu uygulamalar açısından kritik bir yıl olduğunu söyledi.

Ergün, hibrid araçların kullanımını teşvik edilmesinin de ayrıca ele alınması ve desteklenmesi gerektiğine işaret ederek, hibrid araçlara yönelik de bir vergilendirme çalışmasının olduğunu, bu çalışmanın elektrikliye göre biraz daha farklı olacağını sözlerine ekledi.

AA

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Sektörden ilk tepkiler

Elektrikli otomobillere yönelik vergi düzenlemesiyle ilgili olarak ilk şoku atlatan otomotiv sektörü temsilcilerinden açıklamalar gelmeye başladı.

Torba kanun taslağında sadece elektrikli otomobillerle ilgili düzenlemenin olduğunu belirten yetkililer, hibrid araçlara yönelik olarak ise herhangi bir düzenlemenin olmamasından yakındı.

Toyota’dan sitem

Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, bu konuyla ilgili şunları söyledi: “Önerilen torba kanun taslağında hibrid araçların ve diğer çevreci teknolojilerin kullanımını teşvik eden bir uygulama görülmemekte olup, sadece elektrikli araçlara özel bir ÖTV düzenlemesi yapılması gündeme alınmıştır. Biz Toyota olarak, emisyon salımına yönelik çevreci vergilendirme sisteminin hayata geçirilmesini ve teşviklerinin uygulanmasını önemle vurguluyoruz. Bu yönde de yaptığımız görüşmelerde, sürdürülebilir ulaşım açısından kısa, orta ve uzun vadede çevreci teknolojileri destekleyen vergilendirme uygulamalarına geçilmesini önermekteyiz. Beklentimiz, Avrupa ve dünyada uygulanan vergi mevzuatlarının ülkemizde de uygulanarak ‘kirleten öder’ mantığının sistem olarak kullanılmasıdır. Sadece elektrikli araçlar düşünülerek yapılan öneri dünyadaki mevcut uygulamalarla da örtüşmemektedir. Bu öneri çalışmalarına özellikle çevre dostu ve kalitesi milyonlarca müşteri tarafından takdir edilen hibrid araçlara yönelik teşvik uygulmalarının da dahil edilmesini son derece gerekli görmekteyiz.”

Hibrid’de cc var

Bozkurt’un açıklaması net. Ama hükümet tarafından hibrid araçlara yönelik şöyle bir bakış açısı var; “Yüzde 100 elektrikli araçlarda başka hiç bir motor bulunmuyor. Adı üstünde hibrid (melez) araçlarda ise elektrikli motorun dışında konvansiyonel (benzin veya dizel) motorlarda yer alıyor. Yani bugün Toyota Prius’ta elektrikli motorun yanısıra 1.8 litre benzinli bir motor bulunuyor. 1.8 litrelik bir motor olunca da otomatik olarak mevcut vergi düzenlemesinin içine giriyor.”

Bozkurt bu noktada haklı olarak sitem ediyor. “Madem elektrikli otomobilleri en düşük vergi dilimine sokuyorsunuz o zaman tüm hibridleri de aynı vergi dilimine alın” demeye getiriyor. Haklı ama yeterli mi. Tabiki hayır..

Aybar: Resmi açıklama bekliyoruz

Kuşkusuz elektrikli otomobillere yüzde 37 ÖTV gelmesi Türkiye’de en çok Renault’yu etkileyecek. Elektrikli araçların yaygınlaşması için bir taraftan yerel yönetimlerle işbirliği yapan diğer taraftan Türkiye’de üretilen elektrikli bir modele sahip olan Renault Mais’in Genel Müdürü İbrahim Aybar, bu konuda hükümetten resmi bir açıklama beklediğini, aksi takdirde yorum yapmanın yanlış olacağını söyledi. Kanunun detaylarını öğrenmek için Ankara’ya uçan Aybar durumu, “Siyası otoritenin kararıdır. Bekleyip göreceğiz” yorumuyla özetledi.

ODD: Tanımsızlık ortadan kalktı ama gerçek teşvikler bekliyoruz

OTOMOTİV Distribütörleri Derneği (ODD) Başkanı Mustafa Bayraktar, elektrikli otomobiller ile ilgili süre gelen vergi konusundaki tanımsızlığın bu açıklama ile sona erdirildiğini belirterek, “Bu tanımsızlığın adlandırılmış olmasını tabii ki olumlu karşılıyoruz. Ancak, sektör olarak arzumuz, çevreci teknolojilerin desteklenmesinde bir topyekün yaklaşımın benimsenmesi ve uygulanması” diye konuştu. Bayraktar şöyle konuştu: “Atılması gereken ilk adım, Türkiye’nin bir CO2 salınım hedefi koyması ve bu hedef doğrultusunda elektrikli otomobiller, hybrid teknolojiler, CO2 salınımı düşük otomobiller ve en önemlisi çevreye en büyük zararı veren trafikte hurda otomobillerin kaldırılması konularını kapsayan ve gerçekten teşvik edici desteklerin bir an önce hayata geçirilmesi. Bugün etrafta patlamaya hazır birer el bombası olarak dolaşan ve çevreye ciddi anlamda zarar veren araçların trafikten kaldırılmasına yönelik acil ve kalıcı bir çözüm hayata geçirilmediği sürece çevre konusunda istediğimiz seviyelere gelmemiz mümkün değil. Sektör, çevreci teknolojiler konusunda üzerine düşeni büyük bir inançla yerine getiriyor, bunların kalıcı sonuçlar verebilmesi ve sürdürülebilir hale gelmesi için de teşviklerin pekçok alanda ve gerçekten cesaret verici bir kapsamda yapılıyor olması gerekiyor. Bu nedenle geçtiğimiz aylarda açıklanan Strateji Belgesi’nin hayata geçirilmesi yönünde çok hızlı adımların atılması ve topyekun bir çalışmanın başlatılması gerektiğinin altını çizmek istiyoruz.

Peugeot: Hibrid de dahil edilmeli

Peugeot Türkiye Genel Müdürü Jean Pierre Vieux ise şu açıklamayı yaptı: “Uluslararası otomotiv dünyasında hibrid ve elektrikli araçlar önümüzdeki yıllara damgasını vuracak. Türkiye’de de bu yeni nesil otomobillerde uygulanması öngörülen vergi oranlarının yer aldığı Kanun Taslağı üzerinde çalışılıyor olması sektörümüz adına çok sevindirici bir gelişme. Türkiye de 2010 yılında “Avrupa’nın tek gelişen otomobil pazarı” olarak bu teknolojik dünyada önemli aktörlerden biri olacağını kanıtladı. Ülkemiz, çevreci araçlara önümüzdeki dönemde daha fazla önem vererek gelecek nesillere daha güzel ve temiz bir Türkiye bırakma şansına sahip olacak. Söz konusu Kanun Taslağı’na elektrikli araçların yanısıra hibrid araçların da dahil edilmesi ve bu çevreci teknolojilere sahip araçların daha ulaşılabilir fiyatlarla tüketicilere sunulmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılması halinde 2011 yılından itibaren Peugeot marka hibrid ve elektrikli araçları Türkiye pazarına sunmaya hazırız. “

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli otomobile düşük tarifeli vergi geliyor

Elektrikli binek otomobillere yüzde 37, yolcu taşımacılığında kullanılan elektrikli araçlara ise yüzde 10 oranında özel tüketim vergisi (ÖTV) geliyor.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, kamu alacaklarının yeniden yapılandırıldığı Torba Kanun Taslağında elektrikli araçlarla ilgili ÖTV düzenlemelerine de yer veriliyor.

Bu çerçevede Özel Tüketim Vergisi Kanununda taşıtlarla ilgili vergi oranlarının bulunduğu 2 sayılı listede değişikliğe gidiliyor.

GTİP bazlı ÖTV listesinde, aralarında elekrikli taşıtların da olduğu otomobiller, şu an olduğu gibi 87.03 GTİP numarası altında toplanıyor.

-İLGİLİ MADDE NASIL DÜZENLENDİ?-

Taslakta, binek otomobiller ve insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar ve bunlara uygulanacak özel tüketim vergisi oranları şu şekilde düzenleniyor:

”Binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar (87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyşın vagonlar ve yarış arabaları dahil)[Yalnız binek otomobilleri, steyşın vagonlar, yarış arabaları, arazi taşıtları ve benzeri, (para arabaları dahil), motorlu karavanlar, elektrik, gaz, güneş enerjili ve benzeri motorlu taşıtlar.]

[Ambulanslar, mahkum taşımaya mahsus arabalar, cenaze arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi özel amaçla yapılmış motorlu taşıtlar, özellikle kar üzerinde hareket etmek için dizayn edilmiş sıkıştırma ateşlemeli içten yanmalı pistonlu motorlu olanlar (dizel ve yarı dizel) veya kıvılcım ateşlemeli içten yanmalı pistonlu motorlu taşıtlar, diğerleri (golf arabaları ve benzeri taşıtlar) hariç]

-Yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi (Yolcu taşıma kapasitesi sürücü dahil toplam yolcu sayısının 70 kilogramla çarpılması suretiyle hesaplanır. Bu hesaplamada koltuk olmasa dahi, koltuk montajı için bulunan sabit tertibatlar da koltuk olarak dikkate alınır) istiap haddinin (bir aracın güvenle taşıyabileceği sürücü ve yolcu dahil toplam yük ağırlığı) yüzde 50’sinin altında olan motorlu araçlardan (bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, binek otomobilleri, steyşın vagonlar, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç)

İstiap haddi 850 kilogramı geçmeyip, motor silindir hacmi 2000 cm3’ün altında olanlar: Yüzde 10

İstiap haddi 850 kilogramı geçip motor silindir hacmi 2800 cm3’ün altında olanlar: Yüzde 10

Sadece elektrik motorlu olanlar: Yüzde 10

-Motor silindir hacmi 3200 cm3’ü geçmeyen sürücü dahil 9 kişilik oturma yeri olanlar: Yüzde 10

Sadece elektrik motorlu olanlar: Yüzde 10

-Diğerleri (Binek otomobiller)

Motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçmeyenler: Yüzde 37

Motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçen, fakat 2000 cm3’ü geçmeyenler: Yüzde 60

Motor silindir hacmi 2000 cm3’ü geçenler: Yüzde 84

Sadece elektrik motorlu olanlar: Yüzde 37”

-ELEKTRİKLİ ARABADA MTV NE OLACAK?-

Elektrikli otomobillerde Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) uygulaması ise henüz netleşmedi.

Yetkililer, elektrikli otomobillerden hangi tutarda MTV alınacağının, ÖTV’de olduğu gibi Torba Kanuna konulabileceğini, bu yapılmazsa daha sonra ayrı bir Kanunla düzenleneceğini belirtiyor.

Elektrikli taşıtlarla ilgili MTV’nin de Torba Kanunda yer alması halinde, bu araçlar otomobildeki en düşük MTV’ye tabi tutulacak.

Bu durumda, elektrikli otomobillerden, motor silindir hacmi 1300 cm3 ve aşağısı otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerlerinin Motorlu Taşıtlar Vergisi alınacak. Böylece, elektrikli otomobil alanlar, 2010 rakamlarına göre yılda 405 lira MTV ödeyecek.

-SANAYİ BAKANLIĞI TEŞVİK İSTEDİ-

Bu arada Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, elektrikli otomobiller ve hibrid motorlu araçların üretimi ve seri tadilatı gibi yeni teknoloji uygulamalarına ilişkin Yönetmeliğin Başbakanlığa gönderildiğini bildirmişti.

Bu yılın sonundan itibaren Türkiye’de elektrikli otomobil üretimine başlanacağını da belirten Bakan Ergün, elektrikli araçların üretim ve kullanımını teşvik edecek vergilemeye gidileceğini de ifade etmişti.

Maliye Bakanlığı yetkilileri de, söz konusu araçların en düşük ÖTV tarifesinden vergilendirilmesinin öngörüldüğünü vurguladı.

aa

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektirikli otomobilde ÖTV şoku

Elektrikli otomobillerde ÖTV avantajı bekleyen otomotiv sektörünü şoke edecek bir haber geldi. Kamu alacaklarının yeniden yapılandırıldığı Torba Kanun Taslağına göre elektirikli binek otomobillere yüzde 37 ÖTV uygulanacak. Elektrikli otomobillerde Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) uygulaması ise henüz netleşmedi.

Halihazırda motor hacmi 1600 cc’den küçük olan otomobillere de yüzde 37 oranında ÖTV uygulanıyor.

AVANTAJ BEKLİYORLARDI
Sektör temsilcileri, elektrikli otomobile ÖTV konusunda kendilerine avantaj sağlanmasını bekliyordu. Hatta elektrikli Fluence’i Türkiye’de üretecek olan Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, geçtiğimiz günlerde, ÖTV ve MTV’nin ilk 5 yıl için alınmaması ve böylece bu tür sıfır emisyon yaratan yani çevreyi temiz tutan araçların desteklenmesini beklediklerini söylemişti.

İLGİLİ MADDE NASIL DÜZENLENDİ?
Kamu alacaklarının yeniden yapılandırıldığı Torba Kanun Taslağında elektrikli araçlarla ilgili ÖTV düzenlemelerine de yer veriliyor. Bu çerçevede Özel Tüketim Vergisi Kanununda taşıtlarla ilgili vergi oranlarının bulunduğu 2 sayılı listede değişikliğe gidiliyor. GTİP bazlı ÖTV listesinde, aralarında elekrikli taşıtların da olduğu otomobiller, şu an olduğu gibi 87.03 GTİP numarası altında toplanıyor.

Taslakta, binek otomobiller ve insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar ve bunlara uygulanacak özel tüketim vergisi oranları şu şekilde düzenleniyor:

“Binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar (87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyşın vagonlar ve yarış arabaları dahil)[Yalnız binek otomobilleri, steyşın vagonlar, yarış arabaları, arazi taşıtları ve benzeri, (para arabaları dahil), motorlu karavanlar, elektrik, gaz, güneş enerjili ve benzeri motorlu taşıtlar.]

[Ambulanslar, mahkum taşımaya mahsus arabalar, cenaze arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi özel amaçla yapılmış motorlu taşıtlar, özellikle kar üzerinde hareket etmek için dizayn edilmiş sıkıştırma ateşlemeli içten yanmalı pistonlu motorlu olanlar (dizel ve yarı dizel) veya kıvılcım ateşlemeli içten yanmalı pistonlu motorlu taşıtlar, diğerleri (golf arabaları ve benzeri taşıtlar) hariç]

-Yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi (Yolcu taşıma kapasitesi sürücü dahil toplam yolcu sayısının 70 kilogramla çarpılması suretiyle hesaplanır. Bu hesaplamada koltuk olmasa dahi, koltuk montajı için bulunan sabit tertibatlar da koltuk olarak dikkate alınır) istiap haddinin (bir aracın güvenle taşıyabileceği sürücü ve yolcu dahil toplam yük ağırlığı) yüzde 50’sinin altında olan motorlu araçlardan (bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, binek otomobilleri, steyşın vagonlar, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç)

İstiap haddi 850 kilogramı geçmeyip, motor silindir hacmi 2000 cm3’ün altında olanlar: Yüzde 10
İstiap haddi 850 kilogramı geçip motor silindir hacmi 2800 cm3’ün altında olanlar: Yüzde 10
Sadece elektrik motorlu olanlar: Yüzde 10
-Motor silindir hacmi 3200 cm3’ü geçmeyen sürücü dahil 9 kişilik oturma yeri olanlar: Yüzde 10
Sadece elektrik motorlu olanlar: Yüzde 10
-Diğerleri (Binek otomobiller)
Motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçmeyenler: Yüzde 37
Motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçen, fakat 2000 cm3’ü geçmeyenler: Yüzde 60
Motor silindir hacmi 2000 cm3’ü geçenler: Yüzde 84
Sadece elektrik motorlu olanlar: Yüzde 37”

ELEKTRİKLİ ARABADA MTV NE OLACAK?
Elektrikli otomobillerde Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) uygulaması ise henüz netleşmedi.

Yetkililer, elektrikli otomobillerden hangi tutarda MTV alınacağının, ÖTV’de olduğu gibi Torba Kanuna konulabileceğini, bu yapılmazsa daha sonra ayrı bir Kanunla düzenleneceğini belirtiyor.

Elektrikli taşıtlarla ilgili MTV’nin de Torba Kanunda yer alması halinde, bu araçlar otomobildeki en düşük MTV’ye tabi tutulacak.
Bu durumda, elektrikli otomobillerden, motor silindir hacmi 1300 cm3 ve aşağısı otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerlerinin Motorlu Taşıtlar Vergisi alınacak. Böylece, elektrikli otomobil alanlar, 2010 rakamlarına göre yılda 405 lira MTV ödeyecek.

SANAYİ BAKANLIĞI TEŞVİK İSTEDİ
Bu arada Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, elektrikli otomobiller ve hibrid motorlu araçların üretimi ve seri tadilatı gibi yeni teknoloji uygulamalarına ilişkin Yönetmeliğin Başbakanlığa gönderildiğini bildirmişti.
Bu yılın sonundan itibaren Türkiye’de elektrikli otomobil üretimine başlanacağını da belirten Bakan Ergün, elektrikli araçların üretim ve kullanımını teşvik edecek vergilemeye gidileceğini de ifade etmişti.
Maliye Bakanlığı yetkilileri de, söz konusu araçların en düşük ÖTV tarifesinden vergilendirilmesinin öngörüldüğünü vurguladı.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Kadir Topbaş müthiş projesini açıkladı

Önceki gün ‘Dünya şehirlerinin başkanı’ seçilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş müthiş projeyi Fatih Altaylı’ya anlattı. Topbaş ayrıca Saraçhane’deki belediye binasını da satacaklarını söyledi.

BM üyesi 192 ülkenin 136’sından binlerce yerel yönetimin üyesi olduğu Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatının (UCLG) başkanı seçilen Kadir Topbaş, Teke Tek’te Fatih Altaylı’nın konuğu oldu.

18 milyar bütçenin İstanbul için yeterli olmadığını kaydeden Topbaş, İstanbul için çarpıcı bir projeden söz etti. Topbaş, şöyle konuştu: “Moskova’nın 10-11 milyon civarında nüfusu var, 35 milyon dolar bütçesi var. İstanbul’un bu bütçesi -ki konsolide bütçe, şirketler dahil. Salt olarak belediyenin bütçesine baktığınız zaman 5-6 milyon dolar civarında. Şehirler ciddi yatırım yapmak zorundalar. Fosil yakıtlardan çevreyi kurtarmak istiyorsunuz. Elektrikli araçlar geliyor. İspark marifetiyle dolum istasyonları yapacağız. Dünyada belki ilklerden olacağız.

Bir projem daha var onu da açıklayayım. İspark marifetiyle, sayıları çok yüksek olmayacak ama, nasıl ki Avrupa’da bisiklet kiralıyorsunuz, elektrkli araç kiralamak gibi bir çalışma düşünüyoruz. Normal binek araç… Bir yerden kartınızı basacaksınız arabayı alacaksınız. sonra başka bir otoparka bırakacaksınız.”

UCLG
Topbaş, UCLG’de sadece yerel yönetimlerin değil, dünyanın iklim değişiklikleri başta olmak üzere pek çok sorununun ve daralan doğal kaynakların sorunlarının da ele alınacağını kaydetti. Tesadüfen 2004 yılında Paris’teki toplantının ilk kongresine İstanbul’u temsilen katıldığını söyleyen Topbaş, “Orada diyaloglarımız oldu, gün gün eş başkanlığa kadar geldi. İyi diyaloglar kurduk. Pasifik’ten tutun da Avrasya’dan Afrika’ya kadar dostluklarımız oldu” diye konuştu.

Topbaş hedeflerinin herkesin temel eğitim almasını sağlamanın, açlığın ortadan kaldırılmasının olduğunu kaydetti. Örgütün merkezinin Barselona’da olduğunu dile getiren Topbaş, merkezin İstanbul’a gelmesinin söz konusu olmadığını, toplantılarını eş başkanlarla bir buçuk ayda bir Barselona’da ya da eş başkanın ülkesinde yapacaklarını söyledi.

SARAÇHANE’DEKİ BELEDİYE BİNASINI DA SATACAĞIZ

Topbaş, İstanbul’un altyapısı için kaynak arayışları içinde olduklarını da söyledi.. Topbaş, ‘Saraçhane’deki Büyükşehir Belediye binasını da satacağız.. Birçok belediyeye ait yerleşkeler var.. Hepsinin değişik masrafları oluyor.. Güvenlik ve ulaşım gibi.. Ali Sami Yen’in arka tarafındaki otoparkı yıkıp yerine büyük bir belediye binası yapacağız.. Tüm birimleri tek elde toplayacağız. Hem metroyla ulaşımı da çok daha kolay..’ dedi.

Haber 7- Habertürk

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Volkswagen 52 milyar Euro yatırım yapacak

Almanya’nın en büyük, dünyanın ikinci büyük otomobil üreticisi Volkswagen önümüzdeki beş yıl içinde 52 milyar Euro yatırım yapacak.
Yeni üretim tesislerine ayrılacak 41,5 milyar Euro’nun yarısı Almanya’daki tesislere aktarılırken, ARGE faaliyetleri için ise 10,5 milyar Euro kaynak ayrıldı. Söz konusu yatırımlara ek olarak VW, Çin’de ortak olduğu otomobil şirketine de 2011 ila 2015 yılları arasında 10,6 milyar Euro yatırım yapacak.

Yatırımlarla VW ürettiği otomobiller arasında ortak parça kullanımını artırmayı ve yeni modeller geliştirmeyi amaçlıyor. Öte yandan mevcut tesislerin modernleştirilmesi ve yeni fabrikaların kurulması da yatırım planı içinde yer alıyor. Önümüzdeki yıllarda piyasaya 24 yeni model çıkarmayı planlayan VW, ABD’ye ve Meksika’ya yeni birer fabrika kuracak. Elektrikli ve hibrid otomobil geliştirme zorunluluğu ise araştırma geliştirmeye ayrılan kaynağın artırılmasına neden olarak gösteriliyor.

(CİHAN)

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli Golf 2014 model olacak

Volkswagen 2014 yılında satışa sunacağı tamamen elektrikli Golf blue e-motion ile ilgili detayları açıkladı.

Avrupa’nın en popüler otomobillerinden biri olan Golf’ün elektrikli modeli gücünü ön aks üzerindeki elektrikli motorundan alıyor. Maksimum gücü 85 kW/115 beygir olan motorun torku 270 Nm. Daha ekonomik sürüş için motor 50 kW/69 beygir gücünde de çalışabiliyor.

315 kg ağırlığındaki, 26,5 kilowatt-saatlik Lityum-iyon batarya paketi ile Golf blue-e-motion 150 km sürüş menziline sahip. Volkswagen araç 2013 yılında seri üretime girdiğinde bu menzilin yükseleceğini söylüyor. Azami hızı 135 km/s olan aracın 0-100 km/s hızlanması 11,8 saniye.

Volkwagen, Golf blue-e-motion’ı, elektrik tüketimini şoförünün takip edebileceği bir gösterge paneli ile donatacak. Gösterge panelinde, araç sürülürken bataryayı tassaruflu kullanmak için takometre yerine, kilowatt durumunu gösteren bir kadran bulunacak.

İçten yanmalı motorlu otomobillerde de kullanılan, araç yavaşlarken devereye giren ve dinamo gibi çalışan, ‘kinetik enerji geri kazanma’ fonksiyonu, Golf blue-e-motion’da da var. Tamamen elektrikli otomobilde sistemin dört farklı ayarı var. D konumunda ayağınızı gazdan çektiğinizde araç diğer otomobiller gibi süzülüyor, ancak D3 diye ayarlandığında ise gaz kesilir kesilmez, maksimum enerji şarj edilerek, araç hızlıca yavaşlıyor.

Golf blue-e-motion’da üç sürüş profili bulunuyor; Normal, Komfor+ ve Menzil+. Normal profilinde maksimum güç kullanımdayken, Menzil+ profilinde güç 50 kW/69 bg’ye düşüyor.

1545 kg ağırlığındaki araç, gücünü 1 vitesli şanzımanı ile ön tekerleklerinden aktarıyor.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Arama:

  • golf hibrit

EA’lar pazarın en ince dilimini oluşturacak

Sektör uzmanlarının görüşüne göre önümüzdeki on yıl içinde otomobil pazarında elektrikli araçlar önemli bir paya sahip olamayacak.

Dünya çapında otomobil üreticileri hibrit, prizden şarj olan (menzil arttıran motora sahip) ve tamamen elektrikli otomobiller geliştirmek için ciddi miktarda para harcıyor. Ancak önümüzdeki on yıl içinde sadece elektrik ile çalışan araçların toplam otomobil pazarının çok ufak bir kısmını oluşturması bekleniyor.

Otomobiv sektörü uzmanlarına göre, sadece elektrikli araçlar – yani içten yanmalı motoru olmayan ve sadece dışardan bir kaynaktan şarj olan araçlar – 2020 yılı itibarı ile küresel otomotiv pazarının yüzde beşini oluşturacak.

Nissan-Renault CEO’su Carlos Ghosn bu oranı, daha iddialı, %10 olarak tahmin ediyor. Otomotiv endüstrisinin içinden, Ford yöneticisi Derrick Kuzak bu oranın çok daha düşük olacağını söylüyor.

Haberin devamı v
reklam

Reuters Global Otomotiv Zirvesi’nde, dünya çapında otomobil parçası tedarikçisi BorgWarner’in CEO’su Timothy Manganello ise “İşletme modeli hesaplı olmuyor. Bu adamlar (üreticiler) daha fazla elektrikli otomobil ürettikçe, daha fazla para kaybedecekler” dedi.

Manganello, Menzil arttıran sistemlerle donatılmış araçlar da dahil, sadece elektik ile çalışan otomobillerin 2020 itibarı ile tüm pazarın %2-5’ini oluşturacağını öngörüyor.

Tamamen elektrikli otomobillerin önünde en büyük engel bataryaların fiyatları. Manganello batarya paketlerinin yenilenmesinin 10.000 ila 14.000 dolar arasında maliyeti olacağını söylüyor.

Manganello “hiç bir zaman düşük maliyetli elektrikli otomobil olmayacak” diyor.

Zirevde konuşan Ford yöneticisi Kuzak ise hibrit, prizden şarj olan ve tamamen elektrikli otomobillerin tüm otomotiv pazarının %10 ila 20’sini oluşturacağını düşünüyor. Baratyalı otomobillerin, pastanın o diliminin % 5’ini geçmeyeceğine inanıyor.

Toyota Amerika satış şefi Bob Carter, şirket için hibrit araçların “teknolojinin ana çekirdeği” olacağını söyledi. Carter “tamamen elektrikli araçlar için bir pazar olduğunu görüyoruz” dedi ama maliyet ve kolaylık açısından problemli olduğunu ifade etti.

Elektrikli otomobil Chevrolet Volt’un bataryalarının tedarikçisi, Compact Power CEO’su Prabhakar Patil, 2020 yılında bataryalı araç pazarının %5 olacağını ve bataryaların fiyatlarının on yıl için %2-4 düşeceğini ön görüyor.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli Yeni Renault Kangoo 2011′de Geliyor !

Renault’tan yapılan açıklamaya göre, halen geliştirilme aşamasında olan geleceğin seri modellerine çok yakın bir teknolojiye sahip araç, Temmuz ayından itibaren Avrupa turuna çıkacak ve araçla test sürüşleri yapılacak.

Açıklamada, 2011 yılında, herkes için erişilebilir nitelikte Renault elektrikli araçlarının kitlesel satışına başlanacağı, Renault-Nissan İttifakının sıfır salınımlı araçların kitlesel satışında liderliği hedeflediği bildirildi.

Kangoo be bop Z.E.’de, araçta enerji yönetiminin optimizasyonu için Paris Otomobil Fuarında tanıtımı yapılan kavram model Z.E. Concept gibi, önde ve arkada düşük enerji tüketimli LED’li far ve lambalar yer alırken, enerji tasarrufu amacıyla, aracın aerodinamik yapısı belirgin şekilde iyileştirildi.

Yeni Renault Kangoo be bop Z.E. kullanım aşamasında sıfır salınımlı yüzde 100 elektrikli bir araç özelliği taşırken, devir hızı 12000 D/D’ye kadar çıkabilen bir elektrik motoru ile donatıldı. Bu motorun termik motorların çok üzerinde, yüzde 90 gibi yüksek bir enerji randımanı sergilediği belirtildi.




Kangoo be bop Z.E.’nin elektrik motoru, termik motorlarda alışılagelmiş şekilde bulunan vites kutusunun yerine geçen bir redüktör ile eşleştirilirken, elektrik enerjisi motora, motorun beslenmesini sağlayan bir kesintisiz güç kaynağı içeren bir güç elektroniği birimiyle aktarılıyor.

Renault Kangoo be bop Z.E’de, 2007 Nisan ayında kurulan Nissan–NEC ortak girişimi AESC (Automotive Electric Supply Corporation) şirketi tarafından üretilen kompakt ve yenilikçi lityum-iyonlu aküler kullanılıyor.

Kompakt lityum-iyonlu aküler grubu aracın iç mekan düzenlemelerinin optimize edilmesine ve her türlü uygulamanın gerçekleştirilmesine olanak verirken, aracın döşemesi altına yerleştirilen akü, iç mekana ve bagaja olumsuz etkide bulunmuyor.

Yaklaşık 100 kilometrelik bir menzil sunan Kangoo be bop Z.E, pazara sunum sırasında 160 kilometrelik bir menzile olanak verecek.

Öte yandan, lityum-iyonlu akülerin geri dönüştürülebilir olduğu, Renault-Nissan İttifakı çerçevesinde otomobil akülerinin geri kazanımına yönelik süreçler ve kanallarla ilgili çalışmalar yapıldığı bildirildi.

Kangoo be bop Z.E, aracın önünde sağ farın yanında kapaklı bir bölüm içinde yer alan MarechalTM tipi bir priz ile kablonun öbür ucunda altyapı tarafına bağlanan standart bir priz yardımıyla şarj oluyor.

Bu priz iki farklı şarj tipine olanak veriyor:Ev tipi 10A veya 16A 220V priz ile klasik şarj, aracın 6 saat ile 8 saat arasında şarj edilmesini sağlıyor. Trifaze 32A 400V priz ile hızlı şarj biçimi ise Kangoo be bop Z.E;nin aküsünün yaklaşık 30 dakikada yüzde 80 oranında şarj edilmesini sağlıyor.

Renault-Nissan İttifakı’nın sıfır salınımlı araçların kitlesel satışında liderliği hedeflediği, ittifakın dünyanın her yerinde elektrikli araçların kitlesel kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla hükümetler, belediyeler, enerji kurumlarıyla işbirlikleri ve ortaklıklar kurduğu, bugün itibariyle, İttifak 24 işbirliği anlaşması imzaladığı bildirildi.

Tamamen elektrikli ilk Nissan modeli 2010 yılında ABD ve Japonya’da satışa sunulurken Nissan, 2012 yılından itibaren elektrikli araçlarını dünya ölçeğinde kitlesel olarak pazarlayacak. Renault ise tamamen elektrikli modellerini ticarileştirmeye 2011 yılından itibaren bir aile sedanı ve bir hafif ticari araçla başlayacak.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Arama:

  • kangoo 2011

Elektrikli otomobiller çözüm mü?

Avrupa Birliği’ne üye devletlerin sanayi bakanları, elektrikli otomobiller için ortak strateji belirlemek için biraraya geldiler.

İspanya’nın kuzeyindeki San Sebastian kentinde gerçekleştirilen gayri resmi toplantılarda İspanya Sanayi Bakanı Miguel Sebastian elektrikli araçların “bugün Avrupa’da doğduğunu” söylemenin abartı olmadığını belirterek bunun İspanya’nın AB dönem başkanlığı sırasında başarıldığının altını çizdi.

Ancak İspanyol bakan “Açıkçası birçok soru var… Hukuk açısından güvenlik, geçerlilik, araçların emniyeti ve maliyet gibi” şeklinde itirafta da bulundu.

Euoroactiv adlı internet sitesindeki habere göre, Avrupa’da ulusların izledikleri yöntemler ve kullandıkları teknolojiler farklılık gösterirken bunlar diğer devletlerinkiyle uyumlu olmayabiliyor. Bu nedenle İspanya Avrupa Komisyonu’nu mayısta ortak bir strateji geliştirmek üzere baskı yapmaya devam ediyor. İspanyol bakan Almanya’nın plana destek verdiğini sözlerine ekledi.

Haberin devamı v
reklam

Madrid hükümeti ayrıca elektrikli otomobillere ve yenilenebilir enerjinin üye devletlerin kendileri tarafından üretilmesine birliğin gelecek on yıldaki ekonomi stratejisinde (AB 2020 Gündemi) de yer verilmesi gerektiğine dikkat çekti.

AB hali hazırda Japonya, Çin ve ABD’deki elektrikli otomobil imalatçılarıyla rekabet edecek güçte bulunuyor.

İspanyol bakan elektrikli otomobiller hakkında “İnsanlar için ekonomik açıdan uygun. Avrupalıların gelir düzeyine ve istihdam için iyi. Bir bütün olarak Avrupa için iyi ve çevre şartları düşünülürse bütün dünya için iyi bir şey olacak” diye konuştu.

Ancak bakanın görüşlerine katılmayan yedi çevre grubu pazartesi günü bir rapor yayımladı ve elektrikli otomobillerin “akıllı” güç şebekeleriyle desteklenmemeleri halinde karbon çıkışını artırabilecekleri uyarısında bulundu.

Yerküre Dostları,Yeşil Barış, Ulaşım ve Çevre gibi grupların gözetiminde hazırlanan raporda otomobillerdeki zehirli gaz çıkışıyla ilgili yürürlükteki AB mevzuatlarının hatalı olduğunu çünkü bu yasaların imalatçılara çok benzin yakan otomobillerin üretimini dengelemek üzere elektrikli otomobil satışlarını kullanmalarına izin verildiğini ileri sürüldü.

Çevre grupları, AB’de elektrikli otomobil satışlarını yüzde 10 oranında artırmak hem petrol tüketimini hem de CO2 yayılmasında artışa neden olabileceği uyarısında bulundu.

AB’de tüketilen bir kilowatt saat elektrik için ortalama 400 gram CO2 çıkışı gerçekleşiyor. Ancak rapora göre bu miktar kömür kullanılması halinde iki katına çıkıyor.

Çevrecilere göre sorunun çözümü elektrikli otomobilleri “akıllı” elektrik şebekeleriyle bütünleştirmek. Bu şekilde otomobillerin boşalan akülerinin rüzgar üretim tesisleri gibi bol miktarda yeşil enerjinin temin edilebildiği kaynaklardan doldurulmasını sağlamak. Ancak akıllı güç kaynakları henüz ilk aşamada ve AB’nin ilgili projeleri daha fazla geliştirmesi gerekiyor.

Ulaşım ve Çevre grubu üyesi Nusa Urbancic yayımladığı bildiride “Bugün satılan her elektrikli otomobilde bir odyometre bulunması ve bununla en çok ne kadar yol kat edebileceğinin ölçülmesi gerekiyor. Her bir elektrikli otomobilin ne kadar elektrik tükettiğini saptayan akıllı bir ölçere ihtiyacı var ve daha da iyisi elektriğin yenilenebilir bir kaynaktan gelip gelmediğini söyleyen bir ölçere…” şeklinde konuştu.

Elektrikli otomobillerin elektrikli su ısıtıcısı gibi prize takılmasının tüketiciler ve elektrik üretim ve dağıtım şirketlerinin aklını karıştırabileceğini, karmaşaya sebep olabileceğini kaydeden Urbancic “Avrupa’da satışa sunulan bütün yeni otomobillerin bu teknolojiye uygun olmasını sağlamak AB’nin bileceği bir iş” dedi.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter
Facebook Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
Yandex.Metrica