Quantcast

Monthly Archives: Ocak 2011

Volvo’dan 100 km’de 2 litre yakan model

Mart ayında düzenlenecek Cenevre Otomobil Fuarı’nda Volvo yeni dört çeker V60 hibrit steyşın modelini tanıtacak.

Volvo aracın “sanal olarak üretime hazır” olduğunu söyledi. Dizel hibrit V60 100 km’de 1.9 litre mazot yakıyor. Aracın CO2 emisyonu 49 gr/km.

Aracın iki güç kaynağından biri, önde 2.4 litrelik 215 bg gücündeki 4 silindirli turbo dizel motor ve arkada, arka tekerlekleri tahrik eden 70 bg gücünde elektrikli motor. Elektrikli motor gücünü 12 kWh kapasiteli lityum-iyon bataryadan alıyor. Araç 6 vitesli otomatik şanzımana sahip.

Volvo V60 hibrit 50 km sadece bataryalarını kullanarak gidebiliyor. Aracın üretim versiyonu 2012 yılında satışa sunulacak.

Volvo CEO’su Stefan Jacoby açıklmasında “Volvo V60 Plug-in (prizden şarj olan) Hibrit, spor steyşın otomobilin tüm geleneksel özelliklerine sahip. Biz öncü teknolojimiz ile (aracı) heyecanlı hale getirdik” dedi.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

‘Hibrit araç daha avantajlı’

Toyota Türkiye Genel Müdürü ve CEO’su Orhan Özer, Türk otomotiv sektörünün son günlerde çevreci teknolojileri tartıştığını hatırlatarak, mevcut altyapı koşullarında hibrit araçların daha avantajlı olduğunu söyledi.

Hem Toyota hem de otomotiv sektörünün geleceği ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulunan Özer, elektrikli araç üretiminin güzel bir adım olduğunu ve Oyak Renault’un Bursa Fabrikası’nda elektrikli araç üretimine başlamasının sektörü heyecanlandırdığını ifade etti. Toyota’nın ise 1996 yılında henüz çevreci araçlar dünyanın gündeminde değilken hibrit aracın ticari olarak satışına başladığını dile getiren Özer, Toyota’nın şu ana kadar 3 milyon hibrit araç sattığını ve sadece bu yıl Avrupa’da 70 bin adet hibrit araç satıldığı bilgisini verdi.

Belçika’da kaldığı dönemde kendisinin hibrit araç kullandığını vurgulayan Özer, “Benim gözlemim hibrit araç, şehir içinde en az yüzde 50 yakıt tasarrufu sağlıyor. Karbondioksit salınımı da kilometrede 89 gram gibi çok düşük seviyede.” şeklinde konuştu. Özer, hibrit araçların şarj ihtiyacı bulunmadığı için mevcut altyapı koşullarında da avantajlı olduğunu vurguladı.

“YÜZDE 50 KAPASİTE İLE ÇALIŞIYORUZ, YÜKSELME BAŞLANGICIMIZ 2013’DE”

Toyota Türkiye’nin şu anda yüzde 50 kapasite ile çalıştığını, ancak yakın gelecekte bu kapasiteyi yüzde 100’ün üzerine çıkarmak istediklerini kaydeden Özer, 2011 ve 2012 yılını hazırlık dönemi olarak geçireceklerini anlattı.

Pazar değerlendirmesinden istihdam durumuna kadar birçok konuya açıklık getiren Özer açıklamasını şöyle sürdürdü: “Biz şirketin yükselmesi için uçağın kalkış yılı olarak 2013’ü görüyoruz. O döneme kadar mevcut araçlarımız olan Auris ve Verso ile devam edeceğiz. Türkiye pazarı şu an çok iyi gidiyor. Geçen sene iç piyasada Toyota satışları 25 binden 40 bin seviyesine ulaştı. Fakat hala satışa dönüştürebileceğimiz ciddi bir potansiyelimiz olduğuna inanıyoruz. Avrupa pazarı da açılır ve eski pazar payımıza ulaşabilirsek 2011’de de üretimimizi artırabiliriz. Bu sebeple önümüzdeki yıllar bizim için 2010 yılına kıyasla daha da başarılı geçecektir. Buna inanıyoruz. Ancak, 2013’den önce ciddi bir artış öngörmüyoruz. Şu anda kullandığımız kapasiteden daha yukarıya doğru gitme potansiyelimiz çok fazla ve gideceğiz. Kapasite artışı olmayacak ama kapasitemizin sınırlarını zorlayıp yüksek üretim rakamlarına ulaşacağız. Şu anda 2 bin 800 Toyota personelimiz var.”

“FAİZLERİN DÜŞMESİ KREDİ KULLANIMINI ARTIRIR”

Faizlerin düşmesinin satışları olumlu etkileyeceğini, 2010 yılında pazardaki büyümenin en büyük etkilerinden birinin kredi imkanlarının artması olduğunu belirten Özer, şöyle konuştu: “Faizler düştüğü zaman otomobil kredilerinde yükseliş oluyor. İhracat gözüyle baktığımızda faizlerin düşmesinin dövize farklı etkisi olacak. Muhtemelen döviz kurlarını biraz olsun yukarıya çekecek. Döviz kurlarını yukarı çekmesi de ihracatçı olan bizim gibi şirketlerin hem ihracat rekabeti açısından hem yurt içi pazarın artması bakımından rekabet gücünü artıracak.”

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER AVRUPA’YI YAKALAYACAK

Avrupa ekonomisi ve otomotiv piyasasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Orhan Özer, “2010 yılında Avrupa’da pazar çok fazla değişmedi. 2011 yılındaki öngörümüz ise yüzde 1,7’lik bir ekonomik büyüme. Buna paralel olarak da otomotiv sektöründe bir büyüme öngörüyoruz. Benim görüşüm Avrupa artık gelişmekte olan ülkeler tarafından yakalanmaya hazır olmalı. Çünkü bizler çok çalışıyoruz. Yüzde 1.7 lik bir ekonomik büyüme bence normal.” ifadelerini kullandı.

YENİ PAZAR ARAYIŞLARI VE TEŞVİK

Toyota Türkiye’nin yeni pazar arayışı içerisine gireceğini, şu anda üretimin yüzde 95’i Avrupa, yüzde 5’nin ise iç pazarda tüketildiği bilgisini veren Özer, Orta Asya ve Orta Doğu pazarının ilgilerini çektiğini, bununla ilgili değerlendirmeler yaptıklarını kaydetti.

Özer, teşviğe dayalı anlayışlarının olmadığını, prensip olarak işleri, operasyonel olarak doğru olması halinde yaptıklarının altını çizdi. Toyota CEO’su, “Buna ilaveten teşvik olursa mutlu oluruz. Teşvik yoksa da yoktur. Yine de o işi yaparız. Teşviğe göre karar vermeyiz. Toyota’nın sistemi budur.” şeklinde konuştu.

SANAYİ STRATEJİ BELGESİ TAKDİRE DEĞER

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca hazırlanan Sanayi Strateji Belgesi’nin ciddi olarak hazırlanmış, sağlam temellere oturan iyi bir çalışma olduğunu ifade eden Özer, belgeyi Otomotiv Sanayi Derneği Yönetim Kurulu’nda değerlendirdiklerini ve takdirle karşılandığını dile getirdi. Özer, “Bu belge Türkiye’nin 2014 yılına kadar bölgenin üretim ve tasarım üssü olması gereken teşvikleri ve tedbirleri de içeriyor. Ancak, belgenin ilgili kanun ve yönetmeliklerle de uyumlu olması ve 4 yıllık süreçte ihtiyaçlara göre şekillenen ve dinamik yapıda bir düzenleme ile yürütülmesi gerekiyor.” sözlerini kaydetti.

“GERİ ÇAĞIRMALAR TOYOTA’NIN MÜŞTERİSİNE DUYDUĞU SAYGIYI GÖSTERİYOR”

Özer, dünya çapında toplam 8 milyon Toyota aracın geri çağrıldığını, şirketin bu durumu bir tartışma konusu yapmadan, önemli olan müşterinin algısıdır düşüncesiyle, şikayet olmasa da geri çağırmaları yaptığını vurguladı. Geri çağırmaların üretimle değil, dizaynla ilgili bir sorun olduğunu dile getiren Özer, “Çok aşırı koşullarda kullanılan malzeme farklı tepkiler verebiliyor ve bu koşullar bazen öngörülemeyebiliyor. Türkiye’de de 50 bin civarındaki araç bu geri çağırma işleminden geçti. Toyota, bu geri çağırmaları ve düzeltme işlemlerini çok hızlı ve müşteri memnuniyetini ön plana çıkararak kısa sürede sonuçlandırdı. Neticeten, Toyota sahiplerine uygulanan memnuniyet anketinde müşterilerin yüzde 85’i tekrar Toyota alacağını belirtti. Bu, hiçbir problem olmasa dahi çok ciddi başarılı bir oran.” şeklinde konuştu.

“ÇALIŞANLARIMIZIN SENDİKA TALEBİ YOK”

Özer, çalışanlarıyla sendikaya gerek bırakmayacak şekilde yakından ilgilendiklerini söyledi ve şunları kaydetti: “Biz sendikanın çalışanlara yapacağı katkıyı şirket olarak kendimiz yerine getiriyoruz. Şartlar bugüne kadar sendikalaşma ihtiyacı doğurmadı. Çalışanların böyle bir talebi de yok. Gerçekten çok nadir bir iş huzuru içinde çalışıyoruz. Biz çalışanlarımızı bir aile gibi görüyoruz. Sıkıntımız varsa hep birlikte o sıkıntıyı onlara yansıtmadan çözmeye uğraşıyoruz. Krizin başlangıcından bu yana 3 yıl geçti. Bu süreçte üretimimizin azalmasına rağmen işten çıkarma olmadı. Bu az bir süre değil. Zaten çalışanlarımız da bunu takdir ediyor.”

(CİHAN)

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Volkswagen’ın ateşli konsepti XL1: 100 Km’de 0.9 litre yakıt tüketimi!

Elektrikli otomobiller hazırlayan Tesla firmasının tepe yöneticisi Elon Musk, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklama ile 2030 yılında satılan tüm otomobillerin elektrikli olacağını ifade etmişti. Açıkçası endüstrisinin geleceği olarak nitelendirilen elektrikli otomobiller için pek çok firma yoğun bir çalışma içerisinde. İşte o firmalardan birisi olan Volkswagen, Almanya dışındaki en büyük araştırma-geliştirme merkezi olan Silikon Vadisi’ndeki Elektronik Araştırma Laboratuvarı’nda, “İnsalara Teknoloji” sloganıyla, firmanın geleceğinde önemli rol oynaması beklenen yeni nesil teknolojiler üzerinde çalışıyor. Sürücü bilgi ve yardım sistemleri, İnsan-Makine arayüzü, bağlantılı araçlar (kablosuz bilgi-eğlence, yapay zeka ve dağıtık bilgi-işlem), test konseptleri ve elektrikli otomobillere zemin oluşturacak çeşitli platformlar ile yenilikçi pil teknolojiler, bu laboratuvarda geliştiriliyor. Elektrikli otomobiller sektörün geleceği olarak nitelendirilmekle birlikte, endüstrinin geçiş döneminde olduğu ve bu noktada hibrit motor teknolojisine sahip araçların büyük önem taşıdığı sektör uzmanları tarafından zaman zaman dile getiriliyor.

Hemen her fırsatta elektrikli otomobillere büyük önem verdiğini dile getiren ve hazırlıkları devam eden modelleri hakkında çeşitlik açıklamalar yapan Volkswagen, Katar Motor Fuarı’nda, Formula XL1 adını verdiği konsept aracını gösterdi. Tasarımıyla bilim-kurgu filmlerinden çıkmış izlenimi veren ancak buna rağmen mevcut haliyle bile hacimli üretime çok uzak olmadığı ifade edilen araç, sahip olduğu yenilikçi teknolojilerle heyecan yaratmayı başarıyor. Volkswagen tarfından “teknolojinin senfonoisi ve verimli mühendislik” sloganlarıyla tanımlanan XL1, firmanın “1 litre” yaklaşımı için en iyi örnek olarak gösteriliyor. Zira teknolojinin yüksek verimlilik ile harmanlandığı bu otomobil, 100 kilometre’de ortalama 0.9 litre yakıt tüketiyor ve CO2 emisyonu kilometrede sadece 24 gram. Peki Volkswagen Formula XL1, bahsi geçen rekor değerleri nasıl sağlıyor? Hibrit tasarıma sahip olan XL1, 47 hp (35 kW / 48 PS) güç üreten 800cc hacminde çift silindirli TDI motora ve lityum-iyon pil ile çalışan 27 hp (20 kW / 27 PS) gücünde elektrik motoruna sahip. Çift kavramalı 7 ileri aktarma sistemiyle donatılan otomobilin ağırlığı ise 795 kilogram. Açıklanan teknik özellik bilgilerine göre 0-100 Km hızlanmasını 11.9 saniyede gerçekleştiren otomobilin en yüksek hızı ise 160 Km’de elektronik olarak sınırlandırılmış. Bu otomobil için en çok merak edilen detay, sadece elektrik motoru ile ne kadar gidebildiği? Volkswagen tarafından açıklanan verilere göre Formula XL1, sadece elektrik motoru ile tam şarjda 35 Km (21.7 mil) gidebiliyor.

Aerodinamik tasarım özellikleriyle de dikkat çeken otomobil, LED teknolojisinin kullanıldığı farları, yukarı doğru açılan kapıları ve karbon fiber ile güçlendirilmiş polimer kullanılan gövde paneli gibi detaylarla birlikte hem dayanıklı hem de hafif olabilmesi için karbon fiber monokok şasi üzerine inşa edilmiş. Aracın içerisine girdiğimizde ise herşeyin konvensiyonel formda yani üretime hazır bir yapıda olduğunu görüyoruz. Çift kişlik düzenleme için Volkswagen’in daha önceki konsepti L1’deki iç tasarım anlayışından izler taşıyan XL1’in bagaj kapasitesi ise 100 litre olarak belirtiliyor. Formula XL1 teknik olarak konsept bir araç olsa da Volkswagen’in “1 litre” stratejisi için büyük önem taşıdığı ve firmanın yakın gelecekte bu stratejinin somut örneklerini üretimi alarak satışa sunmayı planladığı ifade ediliyor.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Yerli otomobil mümkün mü?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugünkü TÜSİAD toplantısında “yerli otomobilimizi üretelim” önerisi getirdi, sanayicilerden cevap gecikmedi. Mustafa Koç, “Daha onu teknolojik olarak yapmak biraz imkan dışı gibi gözüküyor. Elimizden geleni yapacağız” derken, Ali Kibar ise, “Zor bir şey değil. Yapanlar nasıl yaptı?” diye konuştu.

Emine Koç / CNNTurk.com Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, TÜSİAD toplantısında, Başbakan Erdoğan’ın, konuşmasında değindiği yerli otomobil üretimine ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ? TIKLAYINIZ…

Koç, “Daha onu teknolojik olarak yapmak biraz imkan dışı gibi gözüküyor. Elimizden geleni yapacağız. Ama dışarıdan görüldüğü kadar kolay bir iş değil” diye konuştu.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? ANKETE KATILIN…

Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç da, daha önce zaten “Anadol” adında yerli bir marka ürettiklerini anımsatarak, Başbakan’ın yüzde 100 yerli üretimi kastettiğini söyledi.

Şu anda zaten belli modellerde ithalatın 160 dolarlara kadar düştüğüne dikkati çeken Koç, “Burada bazı parçalar var ki bunları yerli olarak üretmek çok anlamsız. Mesela bilyalı rulmanı dünyada 3-4 şirket yapıyor ve bütün dünyaya veriyor. Bu gibi parçalar var ki Türkiye’de yapılması hiç mümkün değil. Olsa bile fevkalade pahalı olur ve ekonomik olmaz” dedi.

“Yapanlar nasıl yaptı?”

Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar ise, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın otomotiv sektörüyle ilgili Türk markası yaratılmasına yönelik beklentilerini paylaştığını ve Erdoğan’ın bu beklentide haklı olduğunu söyledi.

Kibar, “Türkiye’deki toplam pazar talebine baktığımızda 510 binler seviyesinde ve 40 marka bulunuyor. Hafif ticari ile binek araçlar arasındaki ÖTV’deki farklılık, Türk markası yerli otomobil üretimine ilişkin, olabilirlik anlamında sıkıntılara sebebiyet veriyor. Bunların nasıl bir ÖTV veya farklı bir vergilendirme politikasıyla ortaya konulabileceği önemli. Otomotiv sanayinin geleceğine yönelik durumların iyi analiz edilmesi gerekir. Yapılmayacak ne var ki, zor bir şey değil, yapanlar nasıl yaptı? Biz de aynı formatta veya benzer formatlarda yapabiliriz. Türkiye’de bu bilgi var ama önemli olan pazar ve pazar reaksiyonlarının ekonomik kılabilecek hale dönüştürebilmek” dedi.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Arama:

  • hibritoto com

100 km’de 0.9 litre tüketim mümkün mü?

Volkswagen’in Katar Otomobil Fuarı’nda tanıttığı XL1 isimli konsept modeli 100 km’de sadece 0.9 litre yakıta ihtiyaç duyuyor.

Volkswagen Lupo’nun 3L modelini tanıttığında otomotiv endüstrisinde çığır açmıştı. Hep istenilen ama bir türlü gerçekleşmeyen bu tüketim miktarına seri üretim bir araç ulaşmayı başarmıştı. Aradan 10 yıldan fazla süre geçti ve artık hibrid teknolojisinin de ilerlemesi ile 0-1 litre arasında değişen yakıt tüketimleri firmaların yeni hedefi haline geldi.

Elektrikli araçlarla 0 tüketim mümkün oldu ancak hibrid modellerde bu değere yaklaşmak hala birçok üretici için bir hayaldan fazlası değil.

Hayallerini gerçeğe dönüştürmeyi başaran ender üreticilerden olan VW ise bir hayalini daha gerçekleştirmeyi başardı ve dün Katar Otomobil Fuarı’nda XL1 isimli konsept aracını 100 km’de 0.9 litrelik tüketim değeri ile tüm dünyaya tanıttı.

Bunu başarmak için sürtünme katsayısının düşük tutulduğu araçta (0.186 Cd ) hafif malzemelere yer verilmiş. Karbon fiberin yoğun olarak kullanıldığı otomobilde monokok gövde kullanılmış. Motor olarak 800 cc’lik TDI güç ünitesi araca adapte edilirken ona eşlik etmesi için 20 kW güç üreten elektrikli motor tercih edilmiş. İki motorun birlikteliği sonucu 550 km menzile ulaşılırken sadece elektrik motoru ile 35 km’lik menzil elde edilebilmiş.
Gücün yere aktarımında 7 ileri oranlı DSG’nin kullanıldığı araç hibrid sisteminde uzun yıllar görev alması için lityum-iyon pillerle donatılmış. Tüm bu teknik detaylar sonucunda da ortaya 100 km’de 0.9 lt yakıt tüketimi gerçekleştirip 24 gr/km’lik CO2 salınımı yapan bir otomobil ortaya çıkmış.

VW bu aracın dünyanın en cimri otomobili olduğunu iddia ederken bazı kesin verileri de paylaşıyor. Öyle ki bu konsept araç 100 km/s sabit hızda ilerlerken sadece 8.4 HP’ye ihtiyaç duyuyor. Güncel bir Golf 1.6 TDI ise aynı şartlarda 17.9 HP’ye ihtiyaç duyuyor. Sadece elektrik motoruyla ilerlerken de XL1 0.1 kW/s’den daha düşük bir güçle 1 km’lik parkuru tamamlıyor.

Bu kadar tutumlu bir araç olmasına rağmen 0-100 km/s hızlanmasını 11.9 saniyede tamamlayan otomobil sınırlandırılmış 160 km/s maksimum hız sunuyor.

Aracın motorunda kullanılan 0.8 lt hacimli TDI güç ünitesi ise Golf’ten Passat’a kadar farklı pek çok modelde kullanılan 1.6 TDI motordan geliştirilmiş. Onun iç yapısını kullanan yeni motor püskürtme sistemi başta olmak üzere birkaç yenilikle donatılmış.

Teknik özellikler
Model XL1
Motor 2 silindirli 800 cc TDI + elektrik motoru
Maksimum güç 48 HP + 27 HP
Şanzıman 7 ileri DSG
Pil Lityum-iyon
Emisyon Euro 6
0-100 km/s 11.9 sn
Maksimum hız 160 km/s (sınırlandırılmış)
Yakıt tüketimi 0.9 lt/100 km
CO2 salınımı 24 gr/km
Toplam menzil Elektrik 35 km‚ Hibrid 550 km
Boş ağırlık 795 kg
Boyutlar 3888x1665x1156 mm
Dingil mesafesi 2224 mm
Gövde CFR monokok
Kaynak : otomobilport

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Bu çarpışma testi dünyada bir ilk

Güvenlik konusundaki yatırımlarıyla tanınan İsveçli otomobil devi Volvo, dünyanın ilk elektrikli otomobil çarpışma testini gerçekleştirdi.

Elektrikle çalışan Volvo C30 modeli bir araca saatte 64 kilometre hızla çarpışma testi yapıldı. Uygulanan test başarıyla sonuçlandı ve otomobilin hayati önemdeki fonksiyonları zarar görmedi. Hasarlı C30 elektrikli konsept, ABD’nin Detroit kentinde sürmekte olan otomobil fuarında 23 Ocak’a kadar sergilenecek. Ziyaretçiler, aracın yüksek voltaj kablolarının ve elektrik aksamının herhangi bir zarar görmediğine şahit olacak.

</p><div id="no_embed" style="width: 480px; text-align: center; font-family: arial; font-size: 12px; color: #ff0000;"><b>Embed capable browser is required to view this content!</b></p></div><p>

Elektrikli otomobillerin motorları, diğer araçların motorlarından daha küçük. Gaz tankı yerine çok büyük bir batarya kullanılıyor. Volvo’nun yayınladığı test görüntülerinde, saatte 64 kilometre hızla duvara çarpan otomobilin T şeklindeki ve 300 kilogram ağırlığındaki bataryasının hiçbir hasar almadığı görülüyor.

Elektrikli Volvo C30, 2012’de önce Avrupa’da daha sonra da ABD’de satışa çıkarılacak.

(CİHAN)

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

ANTALYA – TAMİRCİ ESNAFINA HİBRİT PRATİĞİ

ANTALYA (İHA) – Antalya Oto Tamirciler Odası ve Mesleki Eğitim Merkezi tarafından oto tamircileri hibrit motorlar hakkında eğitimden geçiriliyor.

Antalya Mesleki Eğitim Merkezi Otomotiv Teknoloji Öğretmeni Eyüp Karagül tarafından projelendirilen, Avrupa Birliği 2010 Leonardo Da Vinci Plm projeleri kapsamında 10 kişi hibrit motorlar ile ilgili eğitime tabi tutuldu.
Almanya’nın Berlin şehrinde 4 hafta süren eğitimde, Antalya Oto Tamirciler Odası, Mesleki Eğitim Merkezi, Antalya Endüstri Meslek Lisesi, Mercedes Hastalya, Toyota Bakırcılar ve Alanya Endüstri Meslek Lisesi yer alırken, ayrıca eğitime katılan öğrencilere yabancı dil eğitimi de verildi.
Proje kapsamında toplamda 10, Antalya Oto Tamirciler Odası üyelerinden ise 4 kişinin Almanya’ya gittiğini belirten Antalya Oto Tamirciler Odası Mehmet Bucak, eğitimin son aşaması olan uygulamalı pratik eğitimin ise Antalya Toyota Bakırcılar Otomotiv’de gerçekleştiğini söyledi.

Bucak, pratik eğitimin Toyota marka hibrit motorlu bir otomobilde gerçekleştiğini, bu eğitimin sayesinde üye esnaflarının ufkunun genişlediğini, esnafın yeni teknoloji hakkında daha da bilinçlenerek Asya ve Avrupa araçlarının arasındaki motor farklılıklarını da daha iyi analiz ettiğini ifade etti.

HİBRİD MOTOR NEDİR?
Hibrid (melez) otomobillerin amacı benzin sarfiyatını azaltmaktır. Hibrid arabaların yaklaşık 10 yıl içerisinde, benzin motorlu arabaların yerini alacağı düşünülmektedir. Bunu sağlamak için sıkışık trafikte, düşük hızlarda benzin motoru yerine elektrik motorunu kullanmakta ve bu sayede kısmen 0 emisyon salınımı sağlamaktadırlar. Elektrik motorunun çalışması için gerekli enerji benzin motoru çalıştırıldığı zamanlarda ya da frenleme sırasında akülere şarj edilmektedir. Dolayısıyla bu araçların elektriğe bağlanarak şarj edilmesi gibi bir gereksinim yoktur. İstenildiğinde benzinli istenildiğinde elektrik motoruyla ilerleyebilen ilk aracı 27 yaşındayken Ferdinand Porsche yapmıştır. 1902 yılında “Mixte-Wagen” adını verdiği aracı tanıtmıştır. Viyanalı bir fayton üreticisi olan Ludwig Lohner ile birlikte çalışan Porsche 4 silindirli bir Daimler motoruna aküler, bir jeneratör ve elektrik motorları eklemiştir. Bu haliyle Mixte benzinli motor stop edildiğinde bile akülerin çalıştırdığı elektrikli motorla ilerlemeye devam edebilmekteydi.

(SÇ-SÇ-Y)
13.01.2011 10:17 TSİ
NNNN

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Arama:

  • hibrit antalya

Güneş enerjisiyle çalışıyor, tost makinesi kadar enerji üretiyor

Avusturalyan yapımı araba dünyanın, güneş enerjisiyle çalışan en hızlı aracı.

Üstelik bu araba evlerde kullanılan tost makinesinin harcadığına eşdeğer miktarda enerji üretiyor.

Araç, önceki rekor olan saatte 79kilometre hızı 10 kilometre ile geçti.

Hızı 88 kilometreye kadar çıkabilen bu araç, New South Wales Üniversitesi ‘nde tasarlanarak üretildi. Sunswift IV, IVy adıyla biliniyor.

Projenin sözcüleri IVy’nin 90 kilometrenin de üstüne çıkabileceğini belirtiyor.

Araç güneş enerjisini çeken silikon güneş pilleri yardımıyla çalışıyor.

Ivy, 2009 yılında Darwin’den Adelaide’a kadar olan yarışta saatte 103 kilometreye çıkmayı başarmıştı.

MERVE TUNÇEL- ZAMAN ONLINE

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Renault’da casusluk depremi

Fransa, Renault’da meydana gelen sa nayi casusluğu skandalıyla çalkalanıyor.Şirket elektrikli otomobillerle ilgili bazı gizli projelerinin çalındığını açıklamıştı.

Sanayi Bakanı Eric Besson, durumun ciddi olduğunu belirtirken, yaşananları ‘ekonomik savaş’ olarak nitelendirdi. Le Figaro gazetesinin haberine göre de Fransız gizli servisi olayın Çin’le bağlantısını araştırıyor. Geçen yıl ağustos ayında Renault’nun Uyum Komitesi’ne gönderilen bir ‘etik uyarıdan’ sonra sanayi casusluğu iddialarıyla ilgili soruşturma başlatılmış, geçen pazartesi günü de elektrikli otomobillerle ilgili teknolojik sırları dışarıya sızdırdığından şüphelenilen üç yönetici görevden uzaklaştırılmıştı.

Renault, sanayi casusluğunun şirketin stratejik varlıklarını tehdit ettiğini açıklamış ve birkaç ay süren soruşturmanın, bu üç çalışanın davranışının şirketin etik kurallarına karşı olduğunu, bilinçli olarak ve kasten şirketin varlıklarını tehlikeye attığını gösteren bir dizi unsurun belirlenmesine fırsat verdiğini belirtmişti. Fransız devletinin yüzde 15 hissesine sahip olduğu Renault, Japon ortağı Nissan ile beraber 4 milyar dolar tutarında yatırım yaptığı elektrikli araç programının tehlikeye girmesinden endişeleniyor. Her iki şirketin iki yılda yeni elektrikli otomobillerini piyasaya sürmesi bekleniyor. Her iki şirket, elektrikli otomobillerin, araçların karbon salımı açısından uzun vadede en iyi çözüm olduğunu düşünüyor. Buna karşın General Motors ve Toyota ise hem elektrikli hem de benzinli motora sahip hibrit araçlar geliştiriyor. PARİS AA

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Citroenden full elektrikli otomobil

Otomobil sektöründe ‘Creative Technologie’ imzasıyla ön plana çıkan Citroen, portföyüne yüzde 100 elektirikle çalışan yeni bir model dahil etti. Tasarım ve teknolojiyi buluşturan C ZERO, kompakt bir gövdeye, hızlı şarj olabilme özelliğine ve uzun menzilde sürüş kapasitesine sahip. 2010′un son çeyreğinde satışa çıkarılan modeli Citroen Mitsubishi Motors Corporation ile ortak geliştirdi.

DEVLET DESTEĞİ ALACAK
Şimdiden 5 bin 500′ün üzerinde elektrikli araç üreten Citroen’in, yeni modeli C Zero, Venturi ortaklığında üretilen Berlingo’dan sonra markanın ikinci elektrikli otomobili olacak. Fransa’da her iki model de 5 bin euro değerinde devlet desteği almaya hak kazandı.

Hibrid model yolda
C3 ve DS3 modelleri piyasaya sürüldükleri tarihten bu yana kilometrede sadece 99 gram CO2 emisyonu sunuyor.
Citroen araçlarının yüzde 30′dan fazlası kilometrede 120 gramdan az CO2 emisyonu sunuyor.
2011 yılında piyasaya sürülecek olan tamamen hibrid bir model: DS5

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter
Facebook Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
Yandex.Metrica