Quantcast

Monthly Archives: Haziran 2011

Türkiye’de ilk elektirikli otomobil istasyonu

Ona dıştan bakanlar aradaki farkı pek anlayamıyor…Kaportasıyla, iç dizaynıyla benzinli araçlarla birebir aynı. Ancak, onun egsozu yok.
Çünkü o sadece elektrikle çalışan çevre dostu yeni nesil bir otomobil.
Dünya’da yaygınlaşmaya başlayan elektrikli araçlar artık Türkiye’de de yollarda. 1 kaç aya kadar da seri üretime geçilecek ve daha fazla görülmeye başlanacak. Üretimine Türkiye’de de başlanan elektrikli araçları teşvik için önemli bir adım atıldı.

Sanayi Bakanı Nihat Ergün’ün katıldığı bir törenle Bakanlığın bahçesinde ilk şarj istasyonu kuruldu.
Törenin ardından elektrikli bir aracı şarj eden Bakan Ergün, ardından deneme sürüşü için direksiyona geçti; gaza bastı. Bakanlığın kapısından dışarı çıkınca da gazeteciler alarma geçti.Ergün’ün test sürüşünü izlemek için üstü açık bir kamyonete binildi.
Ergün’ün test sürüşünü izlemek için üstü açık bir kamyonete binildi.
Ergün’ün test sürüşünü izlemek için üstü açık bir kamyonete binildi.
Ergün’ün test sürüşünü izlemek için üstü açık bir kamyonete binildi.
Çevreci yönüyle de dikkat çeken araçlar, atmosfere karbondiaoksit salınımı yapmıyor.
Yani tam bir doğa dostu. Sürüş performansı yönüyle de benzinli araçlardan hiç bir farkı yok. Elektrikli araçların tek bir ek maliyeti var. O da aküsü.
Aracı aldığınızda elektirik aküsü size kiralanıyor. Aylık kira ücereti ise yaklaşık 190 lira.

http://www.kure.tv/webtv/803-haber/turkiyede-ilk-elektirikli-otomobil-istasyonu/8005-Bolum/92022/

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Honda’nın hibrid sporcusu CR-Z

Honda, yeni hibrid sporcusu CR-Z için Türkiye’ye satışa sunacağı yönünde sinyaller veriyor.

Efsanevi CRX modelinin yerine alan araçta benzinli ve elektrikli motor görev yapıyor. Otomobil dünyasının en önemli teknoloji geliştiricilerinden biri olan Honda, ilk kez 1983’te ürettiği efsane modeli CRX’i ‘hibrid’ olarak yeniden geliştirdi. İlk kez konsept haliyle 2007 Tokyo Otomobil Fuarı’nda tanıtılan araç, ‘kama’ şeklindeki tasarımı, geniş ve basık yapısıyla oldukça atletik bir görünüme sahip. Sportif ön bölümden sonra aracın arka tasarımına bakanlar oldukça özgün bir yapıyla karşı karşıya kalıyor. Eskilerin CRX’i ile başlayıp bugünün Civic Hatchback modeliyle devam eden cam konsepti, hem doğal bir spoyler görev görüyor hem de aerodinamik yapıya katkıda bulunuyor.

Çok yakında gelecek

Dünya prömiyeri Detroit Otomobil Fuarı’nda yapılan araç, verimli benzin-elektrik motor kombinasyonuyla üretiliyor. 6 ileri manuel şanzıman ile kombine edilen bu motor, IMA paralel hibrid sistemiyle dikkat çekiyor. Henüz Türkiye’de satılmasa da Honda Türkiye yetkilileri kısa bir süre içinde CR-Z’nin bayilerde yerini alacağını söyledi. Bunu Genel Müdür Hideto Yamasaki de desteledi. Yamasaki, aracın Türkiye pazarına girişine ilişkin olarak, “Honda’nın sportif ruhunu, çevre bilinciyle birleştiren CR-Z’yi Türk tüketicilerine sunmanın heyecanını yaşayacağız” açıklamasını yaptı. Aracın Türkiye’de satış fiyatı henüz belli değil. Hükümetin elektrikli araca verdiği desteği hibride de sunacağını açıklaması, tahimnleri de zorlaştırıyor. Fakat hibrid motorlu Civic modelinin satıldığı dönemde fiyatının 55 bin lira seviyesinde olduğunu hatırlatalım.

Toplam gücü 124 beygir

CR-Z’de 1.5 litrelik 4 silindirli i-VTEC motoru görev yapıyor. Devirlenmeye istekli bu motor ile debriyaj arasında bulunan 14 beygirlik elektrikli motor, ek olarak 78 nm tork üretiyor. Bu sayede maksimum güç 124 beygir, tork ise 174 nmye ulaşıyor. Maksimum torkun 1500 devirde aktif olması ise turbo motorları aratmayan ara hızlanma değerlerine ulaşmayı sağlıyor.

100 kilometrede 5 litre tüketiyor

Honda, CR-Z’nin yakıt tüketimini 100 kilometrede ortalama 5 litre olarak veriyor. Bu değere ulaşmak için motoru düşük hızlarında devre dışı bırakılmasına izin veren valf zamanlaması değişiklikleriyle sağlanmış. Böylece performans ihtiyacı olmadığı süreçte ekonominin maksimum oranda sağlanması hedefleniyor.

HABER: Gökhan KARA

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli araçlar için şarj istasyonu açıldı

üketicinin büyük bir merakla beklediği elektrikli otomobiller henüz ülkemizde seri satışa sunulmadı. Ancak bu konudaki alt yapı çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Elektrikli araçlar için Ankara’da kurulan ilk şarj istasyonu Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün tarafından açıldı.

Şarjını doldurdu. Direksiyon başına geçti. Önce kısa bir şehir turu attı ardından elektrikle çalışan otomobili herkese tavsiye etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra elektrikli otomobile bir destek de Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’den geldi.
Bakan Ergün elektrikli araçlar için yapılan ilk şarj istasyonunun açılışını gerçekleştirdi. Aracı test eden Sanayi Bakanı, bu araçlardan bakanlık için 5 adet sipariş verdi.
Pahalı yakıt sorununu ortadan kaldıracak olan bu otomobiller, 100 kilometrelik yolu sadece 2 buçuk liralık elektrikle kat ediyor.
Çevre dostu hibrit otomobiller, henüz test aşamasında. Önümüzdeki aylarda satışa sunulacak ve vatandaşlar tarafından da büyük ilgiyle karşılanması

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

İsteyen Aracını Elektrikli Yapabilicek

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, isteyen herkesin aracını elektrikliye dönüştürebileceğini söyledi.

Ankara’daki ilk elektrik şarj istasyonunun Sanayi Bakanlığı’na kurulması nedeniyle düzenlenen törene katılan Ergün, burada elektrikli Renault Fluence’i test etti.

Ergün test sürüşünün ardından elektirikli otoyla ilgili düşüncelerini ‘hızlı, sessiz, seri’ olarak özetledi.

Elektrikli otolarda üretim maliyetinin yüksek olduğunu ancak vergi avantajı ile bu farkın kapanacağını söyleyen Ergün, normal araçlarda yüzde 37 olan ÖTV’nin elektirikli araçlarda yüzde 3 olarak belirlendiğini hatırlattı.

Ergün dizel araçların 100 km yolu 25-30 liraya, bu aracın ise 2.5 liraya yapabildiğini vurguladı.

Bakan Ergün Bakanlıklarına da 5 tane elektrikli otomobil aldıklarını ifade etti.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLİN İLK ŞARJ İSTASYONU ANKARA’DA AÇILDI

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, elektrikli otomobil kullanımı teşvik etmek ve ileri aşamada bu otomobillerin kullanımını yaygınlaştırmak için harekete geçti. Elektrikli otomobiller için ilk şarj istasyonu Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın bahçesindeki otoparkta kuruldu. …
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, elektrikli otomobil kullanımı teşvik etmek ve ileri aşamada bu otomobillerin kullanımını yaygınlaştırmak için harekete geçti. Elektrikli otomobiller için ilk şarj istasyonu Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın bahçesindeki otoparkta kuruldu.
“Elektrikli Otomobiller İçin Şarj İstasyonu” kurulum töreni Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün katılımıyla, Bakanlıkta düzenlendi. Burada Renault Fluence marka arabayı şarj eden Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün daha sonra kısa bir süre otomobili sürdü. Bakan Ergün Bakanlıklarına da 5 tane elektrikli otomobil aldıklarını ifade etti.

http://www.haberflash.com/ELEKTRIKLI-OTOMOBILIN-ILK-SARJ-ISTASYONU-ANKARA8217DA-ACILDI-26136.html
-TÜRKİYE’DE OTOMOBİL SATIŞLARI 1 MİLYONA ULAŞACAK-

Bakan Ergün, elektrikli otomobiller için kurulan şarz istasyonunun açılışından önce bir konuşma yaparak, Türkiye’nin genç nüfus olması, otomobil sahipliğinin Avrupa ortalamasının çok altında olması ve kredi imkanlarının rahatlaması sebebiyle iç pazardaki satışların artacağını ifade etti ve Türkiye´deki otomobil satışlarının 1 milyon rakamına ulaşacağını belirtti.
Ergün, firmalara otomobil iç pazarına yeni modeller getirmelerini tavsiye ederek, Türkiye’deki pazarda ilk 3 sırada yer alan firmaları Türkiye’ye yatırıma ve üretime davet etti. Ergün, 1 milyonu aşacak iç pazarda Türkiye´de bir marka oluşturmanın, Türkiye´de üretilen tasarımı dünya pazarlarına sunmanın en önemli hedeflerinden biri olduğunu sözlerine ekledi.
Türkiye’nin doğalgaz ve petrolü bulunmadığını zenginlik için kendi insan gücüne dayalı politika izlemesi gerektiğini dile getiren Ergün, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türk girişimcisinin potansiyelini açığa çıkarmak için önündeki engelleri kaldıracaklarını aktardı

-FAİZ ORANLARININ YÜKSELECEĞİ BEKLENTİSİ OTOMOBİL ALIMINI ÖNE ÇEKTİ-

Bakan Ergün burada yaptığı konuşmanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken, bir gazetecinin kredi faiz oranlarının yükseleceğine ilişkin sorusu üzerine Ergün, kredi faiz oranlarının yükseleceğine dair beklentilerin konuşulmasının otomobil tüketiminde talebi öne çektiğini ifade etti. Son zamanlardaki yoğunluğun bu söylentilerden kaynaklandığını vurgulayan Ergün, “Merkez Bankası arttırmadı. Esas amacımız faiz oranlarının reel faiz oranlarının 0´a yakın olmasıdır. Türkiye ekonomisinde faiz artışı beklentisi çok gerçekçi değil” diye konuştu.

-VERGİ ARTIŞI KARARI BUGÜN İTİBARİYLE SÖZ KONUSU DEĞİL-

Bakan Ergün bir başka gazetecinin, “Cari açığı azaltmak için ithal otomobile vergi koyulabilir mi?” yönündeki sorusuna, şuan itibariyle vergi artışı gibi bir karar alınmadığını söyledi. Yeni hükümetin kurulmasıyla, ekonomik gelişmelerin yeniden değerlendirileceğini ifade eden Ergün, “Bugün itibariyle alınmış vergi artışı kararı söz konusu değil” diye konuştu. Otomotivde yeni yatırımlar için çalıştıklarını aktaran Ergün sözlerini şöyle sürdürdü:
“Otomotiv kaleminde 2008 yılında 3.5 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdik, 2010 yılında 373 milyon dolara düştü. 2011 yılında ise şu anda eksideyiz. İthalat ihracatımızı geçmiş bulunuyor. Otomotivde ithalatçı pozisyonuna düşmek ve orada kalmak istemiyoruz. Vergi artışlarıyla kredi faiz artışlarıyla önüne geçmek gibi politikalar değil. Esas yol, vergiyi arttırmaktan ziyade ürün çeşitliliğini arttırmaktır. Bu ürün çeşitleriyle bu talebi karşılamaya yetmez. 13-14 çeşit üretiyoruz 100´den fazla çeşit Türkiye´ye giriyor. 15-20 markayı daha fazla çeşit üretmesini istiyoruz. Hiç üretmeyenlerin Ford´a davet yaptık. 50 binden fazla satışı var otomobil üretimi yok. Mutlaka otomobil yatırımı yapması için teşvike getiriyoruz. Opel, WW gibi markaların Türkiye´de yeni dönemde birkaç çeşit otomobil üretmesini ihracatçı konumunu yükseltmesinde önemli rolü oynayacak.”

-BAKAN ERGÜN ELEKTRİKLİ ARACI TEST ETTİ-

Bakan Ergün gazetecilerin sorularını yanıtladıktan sonra arabayı şarj ederek test sürüşü için direksiyona geçti. Ergün’ün test sürüşünü çekmek için gazeteciler ise bir kamyona bindi. Bakanlık binası etrafından tur atan Ergün, aracın klima ve radyo sesinden başka bir ses çıkarmadığını belirtti. Arabada yağ ve zincir olmadığını söyleyen Ergün, ilerleyen dönemde arabaların evlerden bile şarj edilebileceğinin altını çizdi.
Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar ise elektrikli araçların evlerden ve işyerlerinden şarj olabileceğini ifade ederek, park alanlarında şarj olabilmesi için istasyonlar kurulacağını vurguladı. Aybar, aracın aküsünün firmaya ait olduğunu arabayı alanların Avrupa´da aylık 79 dolar kira bedeli ödediklerini Türkiye´de de rakamın önümüzdeki günlerde belirleneceğini ifade etti.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Volkswagen’in tüm modelleri hibrid mi olacak?

Volkswagen önümüzdeki birkaç yıl içerisinde tüm modellerinde hibrid seçeneği sunmaya hazırlanıyor.

TDI motor kullandığı dizel araçlarının en azından bir kısmında hibrid otomobillere yakın yakıt tasarrufu sağlayabilen Alman otomobil üreticisi, özellikle Amerika pazarı gibi hibrid araçların büyük ilgi gördüğü marketleri dikkate alarak bu yönde önemli bir atılım gerçekleştirmeyi planlıyor.

Volkswagen tepe yöneticisi Martin Winterkorn’un bizzat yaptığı bu açıklamanın detayları henüz bilinmiyor ancak firmanın, Toyota Prius gibi tasarımlar yerine Chevrolet Volt tarzı plug-in hibridler planladığı yani şarj edilebilir pillere sahip araçlar üzerinde çalıştığı bildiriliyor. Bilindiği üzere Volkswagen’in Almanya dışındaki en büyük AR-GE merkezi Amerika’da bulunuyor ve buradaki mühendisler, elektrikli – hibrid otomobiller, pil teknolojileri ve insan-makine arayüzleri üzerinde çalışıyorlar.

Bilindiği üzere plug-in araçlarda, pil ortalama 7-8 saatte şarj edilebiliyor ve sadece pilden gelen güç ile 50-80 Km kadar gidilebiliyor. Öte taraftan Volkswagen tepe yöneticisi Winterkorn önümüzdeki 10 yıl içerisinde pil teknolojilerinin olması gerektiği noktaya geleceğini ve elektrikli araçların tek bir şarj ile 750-800 Km gidebileceğini öngörüyor.

Volkswagen önümüzdeki yıl için Jetta, Golf ve Passat’ın hibrid versiyonlarını hazırlıyor.

Kaynak: donanımhaber

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Geleceğin insansız arabası Türk’ün elinden çıkacak

ABD’de, “yapay zeka” üzerine çalışan doktora öğrencisi Mehmet Kemal Kocamaz, ekibiyle, ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) insansız yer taşıtları yarışmasında birinci olarak, bu alanda geleceğin bilim adamlarından biri olacağını şimdiden kanıtladı.

Kocamaz’a göre, bu alana yeterli fon sağlanmaya devam edilmesi halinde, gelecek 10-15 yıl içinde “robot askerler” ve “insansız gidebilen yer taşıtları” görmek mümkün olabilecek.

“Terminatör” gibi filmlerde görülen insan gibi robotlar, aslında çok da uzaklarda değil. Dünyaya internet ve GSP gibi kavramları kazandıran Pentagon’un uzun yıllardır en öncelikli hedeflerinden biri de bu. Ancak robotları insan kadar kompleks olmasa da düşünür, hareket planları yapar hala getirecek “beyni” yapma konusunda bilimde sıkıntılar var. Yine de alana yapılan maddi yardımlar ve genç beyinler ümit veriyor. Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla ABD’ye geldikten sonra kendini yapay zeka oluşturmaya adayan Kocamaz’ın yıldızı, bu alanda önemli ölçüde parlıyor.

Doktora eğitimini yaptığı Delaware Üniversitesinin 4 kişilik insansız robot projesinde, robotun yapay zekası üzerine çalışan Kocamaz, ekibiyle birlikte, yolda çizgilerin dışına çıkmadan, tümsek, viraj ve engelleri tanıyarak gidebilen ve hızlı manevra yapan robot geliştirdi. Kocamaz ve arkadaşlarının bu robotu, Pentagon tarafından 19 yıldır düzenlenen, dünyanın tek insansız yer taşıtları yarışmasında da birincilik ödülü alarak, geleceğin insansı robotu alanında adından söz ettireceğini gösterdi.

Çalışmalarını ve yarışmayı AA muhabirine değerlendiren Kocamaz, Pentagon’un Tank Araştırma Geliştirme Merkezi (TARDEC), ABD Ulusal Savunma Endüstrisi Kurumu (NDIA) ve Lockheed Martin gibi alanında büyük firmaların sponsor olduğu yarışmaya, üniversitesi adına “Warthog” adlı robotla katıldıklarını söyledi.

Yarışmada, 6 ülkeden toplam 57 robotun yer aldığını belirten Kocamaz, en büyük rakiplerinin Japonya olduğunu, ama onları da geride bırakmayı başardıklarını kaydetti.

-PENTAGON “ÇOK İHTİŞAMLI” BULDU, CUMHURBAŞKANI GÜL KUTLADI-

Kocamaz, kendisinin, robotun “en önemli ve çözülmesi en zor kısmı” olan yapay zekasıyla ilgilendiğini ifade ederek, yarışmada robotlardan belirlenen çizgilerin dışına çıkmadan ilerlemesi, önüne çıkan kavisleri, engebeleri, engelleri tanıyıp en hızlı şekilde ve en iyi manevrayla hareket etmesinin beklendiğini ve bu süre içinde robota hiçbir insan müdahalesinin bulunmadığını anlattı.

Robotlarının tüm bu alanlardaki en yüksek performansıyla hem birinciliği hem de özel yarışma ödülünü kazandığını söyleyen Kocamaz, yarışma sırasında Pentagon yetkililerinin yanlarına gelerek fikir alışverişinde bulunduğunu ve robotlarını “çok ihtişamlı” bulduklarını belirttiklerini bildirdi.

Yarışma sonrasında da Cumhurbaşkanlığından telefon geldiğini belirten Kocamaz, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başarısını duyduğunun ve kutladığının kendisine iletildiğini ifade etti. Kocamaz, ülkesinin kendisini böyle onurlandırmasından çok mutlu olduğunu söyledi.

Kocamaz, savunma sektörü ve diğer yarışmacılardan da çok ilgi gördüklerini anlattı.

-ROBOTLARIN YAPAY ZEKASI ONDAN SORULACAK-

Üniversitedeki doktora tezinin de dağlık alanlarda yolu tespit edip iki GPS arasında herhangi bir insan yardımı olmadan gidebilen robotlar üzerine olduğunu belirten Kocamaz, “Robotta çeşitli sensörler var, o sensörler yardımıyla çevredeki engelleri, yolu tespit edip bu ortam içinde gitmesini sağlıyoruz” dedi.

Kocamaz, insansız araç alanında, donanımların hazır olduğunu, asıl yazılım konusunun çözülmesi gerektiğini ifade ederek, “Robotların, çevreyi algılayabilmesi ve buna göre hareket planı geliştirebilmesi konularında sıkıntı var bilimde. Benim ilgilendiğim bölüm de bu ve yarışmada benim yapay zeka modellerim farklılık yarattı” diye konuştu.

Yarışmadaki robotun normal arabadan küçük olduğunu, ama sistemin normal bir arabada da aynı şekilde işleyeceğini belirten Kocamaz, robotun işleyişini şöyle anlattı:

“Siz tuşa bastığınızda, o kendi kendine kamerasından, GPS’den ve içindeki lazer ve sensörlerden beyni olan bilgisayara veri aktarıyor. Algoritma işliyor. Hiçbir insan faktörü olmadan, kendi hareket planını çiziyor ve gün geçtikçe bu hareket planını daha da genişletiyor. Yani gelecekte siz ‘Beni şuraya götür’ dediğinizde, o kendisi yolu hesaplayıp, sürüp götürecek.”

-ABD’NİN ROBOT ASKERİ AN MESELESİ-

Kocamaz, ABD’nin 2001 yılında, resmi olarak 15-20 yıl içinde Amerikan kara ordusunun üçte birini insansız hale getirme hedefi koyduğunu, bundan dolayı da üniversitelere kaynak aktarımını fazlalaştırdığını ifade ederek, amacın birinci olarak orduda insansız asker yaratmak, ikinci olarak da sosyal hayata insanın sürmesine ihtiyaç bulunmayan araçlar ortaya çıkarmak olduğunu söyledi.

“Askeri olarak hedef, örneğin 30 km alan içinde insan yardımı olmadan dolaşıp, hedef tespiti yapıp, belki de onu yapabilen robot askerlerin altyapısını oluşturmak” diyen Kocamaz, aslında bilimdeki birikimin, yeteri kadar insan ve para aktarımı yapıldığında robot asker yapmaya müsait olduğunu kaydetti.

-“ÜLKEME BORÇLUYUM, ÜLKEME DE HİZMET ETMEK İSTİYORUM”-

İnsansı araçlara yönelik de gelişmelerin aslında yavaş yavaş topluma aktarıldığına dikkati çeken Kocamaz, arabaların otomatik park etme ve önünden geçen insanı tanıma özelliklerinden örnekler verdi.

Kocamaz, bu alandaki gelecek tahminleriyle ilgili olarak da “İyimser tabirle, önümüzdeki 10-15 yıl içinde sosyal hayat ve orduda bu tür asker ve araçlardan göreceğimizi düşünüyorum” dedi.

ABD’ye Milli Eğitim Bakanlığının bursuyla geldiğini hatırlatan Kocamaz, “Ülkeme borçluyum ve gelecekte kendi ülkeme de hizmet etmek istiyorum. Örneğin metrobüsler insansız olmaya çok müsait. Bu tip robotlar, askerlerimizin hayatının tehlikeye atılmaması noktasında terörle mücadelede kullanılabilir. Sınır devriye görevlerinde kullanılabilir. Otolara uyarı sistemi geliştirilebilir” dedi.

2000 yılında ÖSS’de sayısal alanda Türkiye 18. olduktan sonra, Milli Eğitim Bakanlığının bursuyla Bilgisayar Mühendisliği dalında lisans öğrenimi görmek üzere 2001 yılında ABD’nin Güney California Üniversitesine gelen Kocamaz, master öğrenimimi Rensselaer Polytechnic enstitüsünde tamamladıktan sonra, Delaware Üniversitesinde başladığı doktorasına devam ediyor.

Kocamaz, aynı yarışmada 2009’da birincilik, 2010 yılında da üçüncülük ödülü kazanmıştı.

http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1147884&title=gelecegin-insansiz-arabasi-turkun-elinden-cikacak

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

TOYOTA PAZARLAMA VE SATIŞ CEO’SU ALİ HAYDAR BOZKURT

ÇANAKKALE (İHA) – Toyota Pazarlama ve Satış CEO’su Ali Haydar Bozkurt, Türkiye’nin son 7-8 yıldır tüm dünyada parlayan bir yıldız konumuna geldiğini belirterek, “Burada ülkemizin iyi bir şans ve rüzgar yakaladığını söylemek mümkün. Eğer yerli ve yabancı yatırımcıları ülkemizde yatırım yapmaya teşvik edebilir ve bunun zeminini doğru oluşturabilirsek birçok yabancı otomotiv markası Türkiye’ye yatırım yapacaktır” dedi.
Çanakkale’de düzenlediği basın toplantısında otomotiv sektörünün durumu hakkında bilgi veren Toyota Pazarlama ve Satış CEO’su Ali Haydar Bozkurt, Türkiye’de otomotiv sektörünün önemli adımlar katettiğini belirterek, “Son 7-8 yıldır ülkemiz tüm dünyada parlayan bir yıldız konumuna geldi. Bu yabancı yatırımcılar için de böyle. Bugün Türkiye’yi birçok ülke tanıyor, Türkiye’yi ekonomik olarak yatırım yapılabilir ülke olarak konumlandırıyor. Kazandığımız bu ivmenin ve parlayan yıldız olma özelliğinin devam
etmesi gerektiğini düşünüyorum. Şu anda alınan önlemler de bunun sağlanmasına yönelik önlemler. Ümit edelim ki, beklenen sonuçları kısa vadede elde edelim ve daha sağlıklı büyüyen bir ekonomi olalım. Çünkü Türkiye artık nüfus olarak 73 milyonu da geçti. Yaş ortalaması 28 olan genç bir nüfusuz. Bu anlamda baktığınızda Türkiye her sektör için potansiyeli halen yüksek bir ülke konumunda. Özellikle otomotiv sektörünü konuşacak olursak, bugün Türkiye’de sadece 10 kişiden birinin otomobili var. Avrupa
Birliğindeki ülkelere baktığınızda ise her 5 kişiden birinin otomobilinin olduğunu görüyoruz. Bu anlamda bizim daha alınacak yolumuzun olduğu görülüyor. Bazı Avrupa ülkelerinde 3 kişiden, hatta 2 kişiden birinin otomobilinin olduğu ülkeler var. Böyle baktığınızda kişi başına düşen milli gelirdeki artış, ülkedeki faizlerin uzun yıllardır olmadığı kadar düşük seviyede seyretmesi, enflasyonun tek haneli rakamlara inmesini bir araya getirdiğinizde hem yatırımcıya hem de tüketiciye belli oranda güven
aşılıyor. Burada ülkemizin iyi bir şans ve rüzgar yakaladığını söylemek mümkün. Dileriz ki bu yakaladığımız şansı çok iyi değerlendirelim. Çünkü bu tür şanslar 100 yılda bir gelecek şanslardır. Eğer doğru değerlendirir ve yatırımı doğru teşvik edersek, yerli ve yabancı yatırımcıları ülkemizde yatırım yapmaya teşvik edebilir ve bunun da zeminini doğru oluşturabilirsek birçok yabancı otomotiv markası Türkiye’ye yatırım yapacaktır. Çünkü Türkiye’nin coğrafi konumu, otomotiv sektöründe yatırım yapacak yabancı
yatırımcıya avantaj sağlıyor. Avrupa’nın, Afrika’nın, Orta Doğu’nun, Rusya’nın, Türki Cumhuriyetlerin, bütün bu coğrafyanın tam göbeğinde bir ülke konumundayız” şeklinde konuştu.

“HEDEF, 2020’DE TÜM ÜRÜN SEGMENTLERİNİN HİBRİT ALTERNATİFLERİNİ ÇIKARMAK”
Elektrikli otomobiller konusunda da açıklamalarda bulunan Ali Haydar Bozkurt, “Son bir yıldır elektrikli otomobillerle ilgili basın çok şeyler yazıyor. Bununla ilgili gerçekçi bir değerlendirme yapmamız gerekiyor. Elektrikli otomobil teknolojisinin yaygın bir hale gelmesi için minimum önümüzde 10-15 yılımızın olduğunu düşünüyorum. Sebepleri çok basit. Bununla ilgili ülkemizde henüz altyapı çalışmaları yok. Şarj istasyonları kurulacak. Bunlar zaman alacak. Daha öncesinde bu teknoloji çok pahalı bir
teknoloji. Şu anda ciddi meblağ ödeyerek satın alacağınız elektrikli otomobili yaklaşık 50-60 dakika kullanabileceksiniz. Ondan sonra tekrar şarj etmeniz gerekecek. Bir otomobile 56-57 bin lira gibi bir rakam ödediniz diyelim. Artı bununla da kalmadınız, her ay o otomobilin aylık 200 lira kadar pillerinin kirasını ödediniz. Bütün bunlara katlandınız ve elektrikli otomobilinizi aldınız. Yola çıktığınızda maksimum klimalar çalışmazken belki 1 saat gideceksiniz. Bütün bu eziyete bugün katlanmak için bu kadar
meblağı kaç müşteri eder diye düşünmemiz gerekir. Bu sebeple ben bunun faal hale gelmesi için önümüzde 10-15 yıl gibi bir süreç görüyorum. Gelişmeyecek mi ? Elbetteki gelişecek. Cep telefonlarımız ilk çıktığında şarjları 2 saat gidiyordu. Şu an haftalarca şarj olmadan kalan cep telefonları var. Ama aradan geçen süreye baktığımızda 16-17 seneden bahsediyoruz. Elektrikli otomobiller de gelişecek mutlaka. Temiz teknoloji olması sebebiyle çok önemli. Biz Toyota olarak bunu destekliyoruz. Zaten bu çalışmaları
başlatan markayız. Ancak burada gerçekçi olmamız lazım. Hemen önümüzdeki yıl herkes elektrikli otomobile binecek ve gezecek diye bir tabloyu düşünmek hayalcilik olur. Bu sebeple biz hibrit teknolojilerini destekliyoruz. Toyota hibrit teknolojisini 1970’lerde başlatmıştı. Bundan 14 sene önce de ticari olarak satışa sunduğu bir ürün. Bugüne kadar da dünyada 3 milyonun üzerinde hibrit otomobil satmayı başardı. Toyota’nın hedefi, 2020 yılında tüm ürün segmentlerinin mutlaka hibrit alternatiflerini çıkarmak.
Bu da çok önemli” ifadelerini kullandı.
Basın toplantısının ardından, Toyota Aydoğan Plaza’da 10 yılını dolduran çalışanlara plaketleri verilirken, plaza sahibi Sadık Aydoğan da Toyota Pazarlama ve Satış CEO’su Ali Haydar Bozkurt’a günün anısına bir hediye takdim etti.
(AÖ-GS-E)

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

TÜRKİYE’DE üretilen elektrikli otomobiller Ankara’da ilk kez sergilenecek.

TÜRKİYE’DE üretilen elektrikli otomobiller Ankara’da ilk kez sergilenecek.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun 10. kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında 24 Mart’tan itibaren Renault’un Fluence marka elektrikli otomobilin yanı sıra şirketin ilk üretimlerinden olan bir araç da sergilenecek.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

En az yakıtla en uzun mesafe

Almanya Dresden’de düzenlenen Shell Eco Marathon’a ülkemizden de çeşitli okullar katıldı. Aralarında parlayanlarsa liseler arasında üçüncülük kazanan Terakki Vakfı Şişli Terakki Fen Lisesi ve prototip hidrojen araç kategorisinde 13’üncülüğü yakalayan Boğaziçi Üniversitesi oldu

İDDİA UĞRUNA BAŞLAYAN MARATON

Her şey 1939 yılında Amerika Shell araştırma laboratuvarındaki bilim adamlarının birbirleriyle iddiaya girmesiyle başladı. Bahsi, litre başına en çok kilometre yapan kazanacaktı. Bu durum bir gelenek haline geldi ve zamanla Shell Eco-Marathon adını alıp Avrupa’ya da yayıldı. Yarışmanın ilkesi oldukça basit: En az miktarda yakıt kullanıp en az karbondiyoksit salımı yaparak, en uzun mesafeyi kat edecek bir araç üretip sürmek. Yani kimsenin hız rekorları kırmak ya da yarışı ilk bitirmek gibi bir derdi yok. Bu sayede doğanın korunmasını destekleyecek keşiflerin de yapıldığı yarışmaya katılmanın tek şartı öğrenci olmak. Özellikle Almanya Dresden’deki EuroSpeedway Lusitz pistindeki yarışa her yıl Türkiye’den pek çok takım katılıyor. Genellikle okullar sadece konaklama ve ulaşım masraflarını karşıladığından gençler, araçlar için bizzat kapı kapı dolaşıp sponsor buluyor.

İçi küçük ama oyalanıyor insan
TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ FEN LİSESİ (TERAKKİ 7)

Terakki Team, bu yarışa yedi yıldır katıldığından Türk ekipler arasında en deneyimlilerden biri. Üstelik daha çok üniversitelerin geldiği Shell Eco-Marathon’a katılan az sayıdaki lise takımından. Fen Projeleri Koordinatörü Ziya Bahtiyar’ın danışmanlığında, prototip kategorisinde etanol ile çalışan 34 kilogramlık Terakki-7 isimli araçla yarıştılar. Direksiyonun başında Ayça Bedir (17) ve Burcu Akkoyunlu (16) vardı. İkili, bir litre yakıtla 492 kilometre yol katetti. Sonuçta içten yanmalı prototip araçlarda 46’ncı, etanol kategorisindeki liseler arasında 3’üncü oldular. Bedir anlatıyor: “Yarışlardan dokuzuncu sınıftayken haberim oldu. Araç kullanıp pilot olmak çok cazip geldi. Boyum 1.64 ve kilom 54. Yani çok uygundu, kabul edildim. Evet, aracın içi biraz küçük. Bir saat boyunca içinde kalmak zorlayıcı ve yorucu. Ama içindeyken yapacak çok şey oluyor ve oyalanıyor insan.”
Pilot kızlar ayrıca tasarruflu yakıt kullanımını öğrenip çevreye faydalı olmanın dışında bu yarışmanın üniversitede seçecekleri bölüme de çok faydası olduğunu söylüyor. Terakki Team, bu yıl yarışmaya yeni eklenen ‘plug-in’ elektrikli arabalar dalında gelecek yıl yarışmak için, yeni aracının AR-GE çalışmalarına devam ediyor.

Kirpi balığından esinlendiler
BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ (BUHAR)

Geçen yılki yarışta 1078 km/lt yaparak Türk takımlar arasında birinci olan Buhar takımı, bu yıl kendi rekorunu kırdı. Bir kilowatt saat enerjiyle 157 kilometre kat etti ve 38 aracın yarıştığı prototip hidrojen araç kategorisinde 13’üncü oldu. Ekipte çoğu mühendislik öğrencisi olan yaklaşık 20 kişi var. Daha önce çok ağır araçlarla yarışa katılmak zorunda kalan ekip, bu yıl sponsor bularak motorunu değiştirdi ve ağırlığı 44 kiloya düşürdü. Tasarımını da takım kaptanı Ali Ahmet Şenel, kirpi balığından etkilenerek hazırladı: “Kirpi balığı, sudaki basıncı ayarlayarak çok iyi aerodinamik etki sağlıyor. Akışkanların sürtünmesini minimuma indiriyor. Biz de doğaya katkı sağlayacak aracımızı doğadan esinlenerek hazırlamış olduk.”

Türkiye’nin en küçük güneş enerjili aracını yaptılar
YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (AE2PROJECT)

Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri kendine Ae2Project Ekibi (Alternatif Enerjili Araba Ekibi) diyor. Yarışma için sadece altı ayda Türkiye’nin en küçük güneş enerjili aracını hazırladılar. Ekip üyelerinden Nezih Darçın nasıl yola çıktıklarını şöyle anlatıyor: “Yarışmaya Türkiye’den güneş enerjili araçla katılan kimse olmadığını görüp bu boşluğu doldurmaya karar verdik. Ancak sadece altı ayımız vardı. Kapı kapı dolaşıp sponsor bulduk. Yaklaşık 100 bin liralık destek aldık. Sonuçta Türkiye’deki en küçük güneş enerjili aracı ürettik. Türkiye’dekiler ortalama 200 kilogram ve 7-8 metrekare güneş paneline sahip. Bizimkiyse sadece 65 kilogram ve bir metrekare güneş paneli var. Burada amaç, minimum enerjiyle maksimum yol gidilmesi.” Ekip, üniversiteden mezun olunca da bu işe devam edecek. Otomotiv sektörüne yönelik bir ARGE şirketi kurmayı planlıyorlar. Yaptıkları her şeyi internet siteleri http://ae2project.com’dan takip edebilirsiniz.

Pilot zayıf geldi kum torbası eklendi
ANADOLU ÜNİVERSİTESİ (HİDROMOBİL)

Shell Eco-marathon yarışmasına Yard. Doç. Dr. İrfan Töre danışmanlığında katılan Anadolu Üniversitesi, mühendislik öğrencilerinin hazırladığı Hidromobil’le yarıştı. Yaklaşık 40 bin liraya mâl olan araçlarını hazırlamak için Eskişehir’deki pek çok firmayı dolaştılar. Ama yine de en büyük destekçileri okulları oldu. Çünkü 2008’de TÜBİTAK’ın düzenlediği Hidrojen Enerjili Araba Yarışması’nda üçüncülük, TÜBİTAK Hidromobil 2009’da da dördüncülük ve altıncılık elde ettiler. TÜBİTAK Hidromobil 2010’da ise Türkiye ikincisi oldular. Almanya’daki yarışta aracı pilot Seher Demir kullandı. Kendisi 38 kilo. Ancak kurallara göre pilotun en az 50 kilogram olması şart olduğundan bunu tamamlayabilmek için araca 12 kilogramlık kum torbası konuldu.

Tüm yarış daha iyi bir dünya için
SHELL BAŞKİMYACISI DR. WOLFGANG WARNECKE

Shell Eco-Marathon sayesinde gençler enerji tüketimini azaltmak için yeni yollar geliştiriyorlar. Bu da dünyamızın en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri. Çünkü global enerji ihtiyacının bu yüzyılın ilk yarısında üçe katlanması işten bile değil. Enerji seçiminde ve kullanımında daha akıllı davranmak şart.

Bİ’ŞEY YAPMALI
Yeşil ülke olmak için

* Greenaktive PR, kuruluşunun 20. yılını greenact2020.com sitesini kurarak kutluyor. Avrupa Birliği’nin 2020 çevre hedeflerinden ilham alan site, dünyada çevreyle ilgili yapılan tüm projeleri biraya getirmeyi hedefliyor. Sitede yer alan beyaz haritaya, çevreye duyarlı kurum ve sivil toplum kuruluşların projelerini yüklemesi isteniyor. Böylelikle, projenin yüklendiği ülke beyazdan yeşile dönüyor. Hedef, 2020 yılına kadar haritada hiç beyaz alan kalmaması. Beyaz kalan yerlere dikkat çekerek, kurumları ve sponsorları o bölgeye yönlendirmek.

Göztepe’de horon
* “Karadeniz İsyandadır Platformu suyun, ormanların, doğanın, yaşamın her alanının talan edilerek ticarileştirilmesine karşı mücadele eden, Sinop’ta, İğneada’da ve Akkuyu’da yeni bir Çernobil olmasın diyen, HES’lere, termik santrallere zehir saçan endüstriyel faaliyetlere karşı inadına yaşam diyenler olarak, doğaya, yaşama ve kültürlere yapılan saldırılara, yağma-rant proje ve yasalara karşı, tüm yaşam savunucularını biraraya gelmeye ve birlikte horona davet ediyoruz. Horon eylemdir, direnmektir, özgürlüktür…” Bugün Göztepe Özgürlük Parkı’nda saat 16.00’da horon tepecekler.

O DA BİR YEŞİL
Çevre de bizi tahrip edecek
FİLİZ AKIN

Çevreyi yeterince tahrip ettik, eğer dikkatli olmazsak çevre bizi tahrip edecek. Torunlarımıza rahat bir çevre bırakamayacağız. Ben kendi adıma çevre için geri dönüşüm yapıyorum. Kağıtları ve şişeleri birbirinden ayırıyorum. Ağaçlandırma çalışmalarına katılıyorum. Çevre örgütlerine bağışlar yapıyorum. Ve bağış yapmaya devam edeceğim, çevre kirliliği için duyarlılığımı sürdürecek hatta daha da duyarlı olacağım.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Arama:

  • en uzun mesafe
Facebook Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
Yandex.Metrica