Quantcast

Monthly Archives: Ağustos 2011

Toyota yedi kişilik hibrit otomobilini duyurdu

Şirket Prius hibrit otomobilin yedi kişilik versiyonu Prius+’yı gelecek ay Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıtacak.

Üç sıralı koltuk formatı sunan Prius+, model yelpazesini aileler ve daha fazla yere ihtiyaç duyanlara cazip hale getirmek amacıyla tasarlanmış.

Otomobil temel aldığı üçüncü nesil Prius’a göre 155 mm daha uzun, 30 mm daha geniş ve 85 mm daha yüksek. Dingil açıklığı da 80 mm arttırılmış.

Toyota yedi kişilik konfigürasyonun 200 litre bagaj yeri sağlayacağını, üçüncü sıra yatırıldığında bunun 535 litreye çıkacağını söyledi.

Ön koltuklar arasında, merkez konsolun içinde depolanan yeni kompakt lityum-iyon batarya paketinin kullanılması sayesinde fazladan sıra yerleştirilmesi mümkün olmuş.

1,8 litrelik benzinli motora ve bir de elektrikli motora sahip olan Prius+, Toyota’nın yeni kompakt lityum-iyon bataryayı kullanan ve prize takılmayan ilk tam hibrit aracı. Daha önceki Toyota elektrikli araçları nikel-metal hibridi bataryalar kullanıyordu.

Aracın Avrupa satışları 2012’nin ilk yarısında başlayacak.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Toyota’nın şarj edilebilen ilk elektrikli hibrid otomobili Frankfurt’ta sahne alıyor

2011 Frankfurt Motor Show, çevreci teknolojilerin lideri Toyota’nın, pazara sunacağı ilk şarj edilebilen elektrikli hibrid aracı olan Prius Plug-in Hybrid üretim modelinin dünya prömiyerine ev sahipliği yapıyor.

Toyota, bu sene Frankfurt’ta Prius Plug-in Hybrid ile çevreci teknolojiler üzerine yürüttüğü 40 yıllık çalışmasında önemli bir dönüm noktasına imza atıyor. Prius Plug-in Hybrid, dünya üzerinde bugüne kadar 200 milyar km sürüş ile dayanıklılık ve güvenilirlik konusunda kendini kanıtlayan tam hibrid teknolojisinin en yenisi ve en çevrecisi olarak dikkat çekiyor.

Yeni Prius Plug-in Hybrid, Toyota’nın güvenilirlik standartlarını karşılamak amacıyla geliştirilen daha kompakt lityum-iyon pil ile donatıldı. 0 emisyon sunan elektrikli sürüş menzili önemli oranda artan Prius Plug-in Hybrid, bu sayede 100 km’de sadece 2.2 litre yakıt tüketirken, otomobilde benzeri görülmemiş bir şekilde yalnızca 49* gr. CO2 salımı gerçekleşiyor. Prius Plug-in Hybrid, ayrıca normal bir elektrik prizinden 220 V ile 1.5 saatte şarj edilebilirken, elektrikli sürüş performansı 100 km/saat hıza ulaşıyor.

Şehirde yolculuk yapanlara hem elektrikli hem de hibrid sürüş konusunda en iyiyi sunan Prius Plug-in Hybrid, çevreci teknolojilerde de yeni bir referans olmayı hedefliyor. Prius Plug-in Hybrid, özellikle şehirlerde yaşayan müşterilere kısa mesafeli yolculuklarında önemli oranda artırılmış elektrikli sürüş menzili sunarak “0” emisyon gerçekleştiriyor. Hem benzinli hem de elektrik motorunun bir arada kullanıldığı tam hibrid teknolojisi sayesinde de menzil kaygısına son vererek, sadece 2.2 lt/100 km değerinde çok düşük yakıt tüketimine olanak tanıyor.

Toyota, Auris ve Yaris’le başlayarak tam hibrid teknolojisi ile donatılmış ürün gamını pazara sunarken, gezegenin en sevdiği otomobil Prius da Hybrid Synergy Drive teknolojisindeki en yeni gelişmeleri yansıtmaya devam ediyor. Lider hibrid üreticisinin en gelişmiş ve en çevreci Prius modeli de Prius Plug-in Hybrid’de hayat buluyor.
*Avrupa homologasyon döngüsünü baz alan hedef değerdir – homologasyon devam etmektedir.

http://www.otomobilgazetesi.com/toyotanin-sarj-edilebilen-ilk-elektrikli-hibrid-otomobili-frankfurtta-sahne-aliyor-10346.html

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Volvo’dan menzil artırıcı sistemler!

Volvo Car Corporation, menzil artırıcı sisteme sahip elektrikli test otomobillerini geliştirerek şirketin elektrifikasyon stratejisinde yeni bir adım attı. Bu otomobiller daha uzun mesafe elektrikle çalışmalarını sağlayacak içten yanmalı motorlara sahip.

İsveç Enerji Ajansı ve AB tarafından desteklenen projeler, üç potansiyel teknoloji kombinasyonunu kapsıyor. Bu farklı konseptler 2012’nin ilk çeyreğinde test edilecek.

Volvo Car Corporation Güç Aktarım Sistemleri Başkan Yardımcısı Derek Crabb, geliştirilen menzil artırıcı sistemler hakkında; “Bu, elektrifikasyona giderek daha fazla odaklandığımız şu dönemde son derece heyecan verici bir atılım. Batarya maliyeti ve boyutundan dolayı tüm elektrikli otomobiller hâlâ görece çok sınırlı bir elektrikle çalışma menziline sahip. Menzil artırıcı sayesinde elektrikli otomobilin fiili menzili 1000 kilometreye çıkarken karbondioksit emisyonu 50 g/km’nin altında veya çok altında oluyor,” diyor.

Şirketin bu alandaki teknolojik yenilikleri üç değişik teknoloji kombinasyonunu kapsıyor. Her bir kombinasyona otomobillere elektrik enerjisinin ön tekerleklere aktarılmasını sağlamak amacıyla üç silindirli benzinli bir motor yerleştirildi. Tüm varyasyonlar kinetik enerji geri dönüşüm sistemine sahip. Motorlar hem benzin hem de etanol ile (E85) çalışabiliyor.
Her iki çözüm de elektrikli Volvo C30 baz alınarak geliştirildi. İki durumda da standart batarya setinin boyutu, içten yanmalı motora ve motorun benzin deposuna yer açmak amacıyla küçültüldü.

Teknik konsept I: Seri bağlı menzil artırıcılı Volvo C30
C30 Electric baz alınarak geliştirilen bu otomobilin bagaj bölmesinin tabanının altında 60 HP güce sahip üç silindirli içten yanmalı motor mevcut. Otomobil aynı zamanda 40 litrelik yakıt deposuna sahip. Benzinli motor 40 kW’lık bir jeneratöre bağlı. Jeneratörün ürettiği kuvvet, öncelikle otomobilin 111 HP’lik (82kW) elektrikli motorunu çalıştırmak için kullanılıyor. Ancak sürücü, jeneratörün bataryayı şarj etmesini de tercih ederek otomobilin elektrikle çalışma mesafesini artırabiliyor.

Menzil artırıcı batarya setinin sağladığı 110 km, elektrikle çalışma menzilini 1000 km’nin üzerine çıkarıyor.

Teknik konsept II: Paralel bağlı menzil artırıcılı Volvo C30
Bu çözümde otomobil arka tarafında daha kuvvetli bir içten yanmalı motora ve 40 litre benzin deposuna sahip. İlk çözümle bunun arasındaki fark ise menzil artırıcının paralel bağlı olması. Böylece, 190 HP gücündeki turbo motor öncelikle altı ileri otomatik şanzıman vasıtasıyla arka tekerlekleri harekete geçiriyor. Bu sayede otomobil, içten yanmalı motor gücüyle anayolda giderken yakıt verimliliği artmış oluyor. 40 kW’lık jeneratör aracılığıyla batarya şarj olarak otomobilin daha uzun süre elektrikle çalışmasını da sağlanabiliyor. Bu çözümde de elektrikli motor 111 HP güce sahip (82 kW).
İki güç kaynağı sayesinde otomobil toplamda 300 HP’den fazla bir güce sahip olmuş oluyor ve 0’dan 100 km/s hıza 6.0 saniyeden daha kısa bir sürede çıkabiliyor.
Menzil artırıcı, batarya setinin sağladığı 75 km ile elektrikle çalışma menzilini 1000 km’nin üzerine çıkarıyor.

Teknik konsept III: Paralel bağlı menzil artırıcılı Volvo V60
Bu çözümde tüm tahrik donanımı ön kaputun altında yer alıyor. Otomobil, 111 HP güce sahip (80 kW) elektrikli motorun yanında 190 HP gücünde üç silindirli benzinli turbo motor, iki aşamalı otomatik transmisyon sistemi ve 40 kW’lık jeneratöre sahip. İçten yanmalı motorun ürettiği güç, şanzıman üzerinden ön tekerlekleri hareket ettiriyor ve gerekli oldukça batarya setini yeniden şarj ediyor.
Otomobil, hızı saatte 50 km’nin altında olduğunda sadece elektrik enerjisiyle hareket ediyor. Benzinli motor 50 km/s’nin üzerindeki hızlarda devreye giriyor. Dahası, batarya setinin şarjı önceden belirlenmiş bir sınırın altına indiğinde batarya setini şarj ediyor. Batarya seti, bagaj bölmesinin tabanının altına yerleştirilmiş ve sürücüye 50 km/s’nin altındaki hızlarda otomobili sadece elektrik enerjisiyle hareket ettirme olanağı sağlıyor. Ayrıca otomobil 45 litrelik yakıt deposuna sahip.
Bu teknoloji sayesinde; menzil artırıcı, otomobilin elektrikle çalışma menzilini 1000 km’den fazla artırıyor.

Düşük CO2 emisyonu ile keyifli ve konforlu sürüş
Seri-hibrid menzil artırıcıların C30’larda kullanılması bir AB projesinin parçasıdır. Bu projedeki sekiz partner arasında Volvo Car Corporation tek otomobil üreticisidir. Firmanın iki paralel bağlı hibrid menzil artırıcılı otomobil çözümü, İsveç Enerji Ajansı’nın yapmış olduğu 1.2 milyon Euro bağış ile finanse edilerek geliştirilmiştir. Derek Crabb; “Bu üç proje, bize menzil artırıcının farklı uygulamalarını değerlendirme fırsatı sundu. Elektrikli C30’da da Plug-in Hibrid V60’da da ağırlıklı hedefimiz; konfor, sürüş kalitesi ve pratiklik gibi müşteri ihtiyaçlarından taviz vermeden, otomobilin CO2 emisyonunu azaltmaktı,” diyor.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

1 milyar dolara geliştirildi, en hızlı elektrikli oto oldu

Fisker Automotive’in 3 yılda 1 milyar dolara geliştirdiği dünyanın en hızlı elektrikli otomobili ‘Karma’yı Avrupa’da ilk test eden gazeteciler arasına girdik. Karma, Avrupa’da 100 bin dolara satışına sunulurken, Türkiye’ye Osman Boyner tarafından ay sonunda getiriliyor. Mevcut süper spor otomobiller kadar güçlü ve hızlı olan Karma, 3 bin adet sipariş aldı.

ASTON Martin DB9 ve V8 Vantage ile BMW Z8 gibi önemli tasarımlara imza atan Henrik Fisker’in Bernhard Koehler ile birlikte 2007 yılında kurup, 529 milyon doları ABD hükümetinden olmak üzere ortaklarıyla birlikte toplamda 1 milyar dolar destek aldığı Fisker Automotive, 3 yılda dünyanın en hızlı ve sportif elektrikli aracı ‘Karma’yı geliştirip piyasaya sundu. Türkiye’ye bu ay sonunda Osman Boyner’in sahibi olduğu BD Oto distribütörlüğünde gelecek Karma’yı Avrupa’da ilk test eden gazetecilerden biri olurken, aracı İtalya’nın Milano şehrindeki tanıtım sırasında hem yolda hem de pistte deneme şansı bulduk.

Rakipleri Porsche ve Maserati

Yaklaşık 100 bin dolarlık Avrupa fiyatıyla daha piyasaya çıkmadan 3 bin adedin üzerinde sipariş alan dört kapılı Fisker Karma, son dönemde birbiri ardına tanıtılan elektrikli modellerden öncelikli olarak tasarımıyla ve lüks görünümüyle ayrılıyor. Aston Martin ve BMW tecrübesine sahip şirketin kurucusu ve CEO’su Henrik Fisker tarafından tasarlanan araç lüks ve sportif görünümüyle daha ilk tanıtımından itibaren mevcut elektrikli modeller yerine Porsche Panamera ve Maserati Quatroporte gibi modellere rakip olarak gösteriliyor.

Menzil 560 km’ye çıkıyor/_np/8178/14098178.jpg

Bunda Karma’nın dikkat çeken sportif tasarımının dışında her biri 201 beygir gücündeki iki elektrikli motorunun etkisi de büyük. Karma, 20 kilowatt gücündeki pili ve toplamda 403 beygir güç sunan bu iki elektrikli motorla 80 kilometre menzile ulaşıyor. Sadece elektrikli motorlar devredeyken 0’dan 100 kilometreye 7.9 saniyede çıkan ve 153 kilometre maksimum hıza ulaşan Karma’ya 80 kilometrelik elektrik motor menzili yetmediği zaman devreye 260 beygir gücündeki 2 litrelik turbo motor giriyor. Bir anlamda sadece jeneratör görevi gören bu motor, pillerin şarjı azaldığında devreye girerek menzilin 483 kilometre uzamasını sağlıyor. Böylece aracın toplam menzili 560 kilometrenin üstüne çıkıyor. Karma benzinli motorun devreye girmesi ile 500 beygirin üzerinde bir güce ulaşabiliyor. Bu ekstra güç aracın maksimum hızını 201 kilometreye çıkararak ‘dünyanın en hızlı elektrikli otomobili’ ünvanını almasını sağlıyor.

Kısa mesafede taksi

Bu durumu ‘özgürlük’ olarak tanımlayan Henrik Fisker, “Kimse bu kadar parayı verip menzil bittiğinde yolda kalmak istemez. Biz bu aracı alanlara özgürlük vermek istedik. Aksi takdirde sadece kısa mesafede kullanacaksanız taksiye veya metroya binersiniz” yorumunu yapıyor. Fiskerin kullandığı motor Kuşkusuz yüzde 100 elektrikli motorla yol alan araçların menzil problemi çözülenenkadar en iyi çözüm olarak kabul ediliyor. Elektrikli motorun yanında gerektiğinde jenaratör görevi yapan motor sayesinde 500 kilometrelik özgürlük sağlanıyor. Bu sistemi vurgulamak için karma ‘Elektrikli Araç Uzatılmış Menzil’ anlamına gelen ‘EVer’ logolarını taşıyor.

Ahşapları yanmış ağaçlardan

FISKER Karma, sadece sahip olduğu motor teknolojisi ile değil kullanılan malzemelerle de çevre dostu otomobil olduğunu ortaya koyuyor. Aracın içinde kullanılan deriler, enerjisini hayvan yağından sağlayan çevreci fabrikalarda üretilirken, tahtalar ise yanmış, suyun dibinde kalmış veya aşırı fırtınalarda sökülmüş ağaçlardan elde ediliyor. Karma modelinin ‘EcoChic’ isimli versiyonunda ise hayvan severler düşünülmüş. Aracın içinde hiç bir hayvana ait malzeme kullanılmamış.

Patlama yapan Türkiye en büyük ortağımız

FISKER’in kurucusu ve CEO’su Henrik Fisker, “Sedan, cabriolet ve Eylül’de Frankfurt’ta tanıtacağımız yeni bir versiyonla birlikte Karma’nın 3 farklı tipi olacak. Biz ilk etapta yılda 15 bin adet Karma satmayı hedefledik. Türkiye, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Kıbrıs ve Polonya distribütörümüz Boyner, en büyük ortağımız olacak. ” dedi. Türkiye’nin Avrupa’da en fazla potansiyeli olan ülkelerden biri olduğunu söyleyen Fisker, gelecekte vergi sisteminin değişmesiyle patlama yapacağına inandığını da kaydetti. Fisker, Karma’dan daha ekonomik ve küçük bir otomobil olan ‘Nina’yı da 2013 başında satışa sunacaklarını belirterek, “Bu modeli önümüzdeki yıl tanıtacağız. Fiyatı 50 bin dolar civarında olacak. Yine spor görünümlü 4 kişilik bir araç olacak. Bu aracı GM’den 20 milyon dolara aldığımız Amerika’daki fabrikada üreteceğiz. bu modelle birlikte yıllık üretimimizin 100 bin adede çıkmasını öngörüyoruz” diye konuştu.

Boyner, Türkiye dahil 9 ülkeye Karma satacak

ELEKTRİKLİ lüks otomobil üreticisi Fisker’ın Türkiye’nin yanı sıra Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Kıbrıs ve Polonya distribütörü olan BD Otomotiv, markanın ilk modeli Karma’yı bu ay sonunda Türkiye’ye getirecek. Fisker Karma’nın Avrupa teslimatlarının da başladığını belirten BD Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Osman F. Boyner, şu an kendilerine bağlı olan 5 ülkenin önümüzdeki günlerde 9’a yükseleceğini belirtti. Boyner, bu ülkelerin ismini henüz vermezken, Türkiye’nin doğu komşuları olduğunu söylemekle yetindi. Tamamen elektrikli olan Karma’nın sadece ‘jeneratör’ görevi gören benzinli motorunun, Türkiye’de vergilendirme açısından karışıklık yarattığını belirten Boyner, “Elektrikli otomobillerden motor güçlerine göre yüzde 3 ile 15 arasında değişen oranlarda ÖTV alınmasına ilişkin düzenlemeden Karma’nın da yararlanabileceğini düşünüyorum. Benzinli motor sadece jenaratör görevi görüyor. Bakanlıkla görüşüyoruz, fiyatı bu düzenlemeye göre belli olacak” dedi. Boyner, bu yıl Türkiye’de 25-30 adet Karma satabileceklerini belirterek, kendisine bağlı olan ülkelerdeki satışların ise 100 adedin üstüne çıkacağını belirtti.

Porsche gibi hızlanıyor Fiesta’dan az yakıyor

KARMA, elektrikli motor devredeyken, sadece elektrikle yol alıp, sıfır emisyonla çevreciliğini ortaya koyuyor. 260 beygirlik turbo motor devreye girince menzil artıyor ancak aracın yakıt maliyeti de yükseliyor. Benzinli motor devredeyken Karma, 100 kilometre 3.6 litre yakıt tüketirken, egzoz emisyonu 82 g/km olarak gerçekleşiyor. 100 km’de 3.5 litrelik tüketimin Fiesta, Corsa gibi araçların maliyetinden daha düşük. Dizel lüks modellerin yakıt tüketimleri ise 100 kilometrede en az 10 litre ve üstüne çıkıyor. Milano’da şehir içinde elektrikli motorla kullandığımız aracı pistte elektrik ve benzinli modunda kullandık.

Colin Powell ve Di Caprio ilk müşterileri oldu

KAR-MA’nın ilk müşterileri arasında bir çok ünlü bulunuyor. ABD eski Dışişleri Bakanı Colin Powell ve ünlü oyuncu Leonardo Di Caprio araçlarını temmuz sonunda teslim alırken, Eski ABD Başkan Yatdımcısı Al Gore ile Danimarka Prensi’ne ise araçlar teslim edilmek üzere. Türkiye’de ise şu anda 2 kişi araç için kapora vermiş durumda.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli otolar İzmir’de üretilecek

Brightwell Holdings Yönetim Kurul Başkanı ve ESİAD Yönetim Kurul Üyesi Alphan Manas, elekrikli oto projesini İzmir’de gerçekleştirmeyi planlıyor.

Nihal Işık-2009 yılından bu yana elektirikli oto için çalışmalarında 40 milyon euroya yakın yatırım yapan Brightwell Holdings Yönetim Kurulu Başkanı ve ESİAD Yönetim Kurul Üyesi Alphan Manas, hangi bölgenin hangi alanda büyümesi gerektiğine karar verilip, planlanmasının yapılması gerektiğini söylüyor. İzmir’in tek başına incelediğinde sanayisinin oturmadığını, Manisa ile paketlendiğinde birşeyler yapılabildiğini söyleyen Manas, “İzmir, yerleşim yeri olarak uygun değil. Manisa’nın sanayi bağlamında yerleşim yeri daha uygun fakat İzmir’e sanayiyi getirmediğimiz zaman geriye elle tutulur birşey kalmıyor. Bir İzmirli olarak düşündüm ve İzmir’in sanayi açısından gelişmesi için ne gerekiyorsa yapmaya karar verdim. İzmir milletvekili ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın İzmir ESİAD ziyaretinde bu konuyu gündeme getirdim. İzmir için önem arz edip edemeyeceği ve öncelikli konularına alıp alamayacağını öğrenmek istedim. Manevi destek bekliyorum” diye konuştu.

İZKA en aktif ajans

İzmir’e yapılacak bölgesel yatırımlarla eksik kalan taşların yerine oturacağını, İzmir’in tanıtılması için önemli bir adım atılacağını söyleyen Manas, “İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) Türkiye’deki kalkınma ajansları içinde işini en iyi takip eden, aktif olarak çalışan bir ajans. Ama özel bir kuruluş ve Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ile bağlantılı. Bu yüzden yönetmelik ve tüzükleri gereği çabaları sınırlı oluyor. Üniversitelerle ilgili test laboratuvarları ve araştırma merkezleri gibi yatırımlar yapabiliyorlar. Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü’nün yenilenebilir enerji mükemmeliyet merkezi kurulmak isteniyor. Bu konuda Ege Üniversitesi çok istekli. Fakat İZKA desteğiyle başvurulan bu merkez çalışmaları DPT tarafından, Başbakanlık genelgesiyle Bilim Yüksek Kurulu kararıyla red ediliyor. Görev paylaşım ve karar verme de sıkıntı olduğu için Yenilenebilir Enerji Mükemmeliyet Merkezi İzmir’de kurulamıyor” dedi.

Türk malına özlem var

İzmir’de canlı bir ekonominin olabilmesi için üretici yatırımcılardan işbirliği bekleyen Manas, İzmir için yapılacağı söylenen 35 projenin, çoğunun kentin altyapısına yönelik olduğunu söyledi. Manas sözlerine şöyle devam etti: “İzmir’de yaşamı değiştirecek projeler alt yapı ile değil, üstte yaşamın nasıl döndüğüyle ilişkilidir. Elektirikli araba projeme Tilter firmasını satın alarak başladım. Türkiye’de elektirikli arabada yatırım yapan benden başka Türk yatırımcı yok. Park sıkıntısı çeken, kalabalık şehirlerde çok rahat kullanılabilen 3 tekerlekli tasarlanan araçlardan yılda 20 bin adet üretim yapılabilecek. Şarjı tam olan elektirikli oto 120 km. yol yapabilecek. 10 bin euroya satılacak arabalar için şimdiden birçok sipariş aldım. Elektirikli otolar diğer otolara göre parça sayısı onda bir daha az ve yağ, pas gibi birşeyi yok. Yol boyunca hem park hem de şarj yerleri belediyeler tarafından ayrılacak. Bu nokta da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun desteğini alacağımdan eminim. Dikkat çekmemizin sebebi 50 yıldır bir Türk malı araba firmasının olmamasıdır. İnsanlar da Türk malına özlem var. 4 tekerlekli firmalar ile de görüşmelerim devam ediyor.”

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli araç projesi onaylandı

Kayseri Melikşah Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü, özel bir şirketle kent içi trafiğin çözümüne yönelik proje geliştirdi. Bölümün geliştirdiği elektrikli kent içi bireysel taşıt projesi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca onaylandı. Şehir içi ulaşım için uygun bir çözüm olarak gösterilen elektrikli araç, çevre dostu olacak.

100 kilometre yol kat edebilme özelliğine sahip araç, iki ay sonra tek ve iki kişilik olarak üretilecek. Tek kişilik araçlar 5, çift kişilik araçlar ise 8 bin liraya mal olacak. Araçların seri üretiminin mümkün olduğu kaydedildi. Petrole bağımlığı azaltacak araçlar, düşük maliyetli olması yanı sıra atmosfere yayılan karbondioksit miktarını da ciddi oranda azaltmış olacak. Bir aracın kapladığı alana üç elektrikli araç sığdığına dikkat çeken yetkililer, böylece trafikteki yoğunluğun da ciddi anlamda azalmış olacağını belirtiyor.

Araç, motor dışında yerleştirilen pedallar sayesinde isteyenlerin spor yapmak amacıyla pedalla kullanmasına da imkan tanıyor. Türkiye’de trafik yoğunluğu yüzde 90 şehir merkezlerinde yaşanıyor. Yapılan araştırmada, araçların kullanımında faydalanan kişi sayısının 1. 5 olması nedeniyle bireysel tek ve iki kişilik elektrikli araçların ekonomikliği yanında gürültüyü azaltıcı, çevre kirliliğini önleyici özelliğe sahip olacağı kaydediliyor. Diğer araçlara göre daha ekonomik olan elektrikli araç, kilometrede 25 kuruş yakıt tüketen araçlara göre kilometrede 5 kuruş masraf etmiş olacak.

Melikşah Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Yılmaz, elektrikli kent içi bireysel taşıt projesinin yürütücüsü. Yılmaz, projeyi, fosil esaslı yakıtların tükenmeye yüz tutması, dünyadaki enerji ile ilgili bütün şirketler ve otomobil devlerinin alternatif arayışlar içerisine girmesi nedeniyle geliştirdiklerini anlattı. Mustafa Yılmaz, otomotiv sanayisinin gündeminde de elektrikle, hidrojenle çalışan araçlar yapılması yönündeki çalışmaların hızla devam ettiğini dile getirerek, “Biz de kent içerisinde ulaşımı rahatlatacak, fosil esaslı yakıtları kullanmayan, temiz ve çevre dostu enerji kullanan elektrikli araç yapma çalışmamız oldu. ” dedi.

Yapılan araştırmaya göre trafik yoğunluğunun yüzde 90 kent içinde olduğunu aktaran Yılmaz, şu bilgileri verdi: “Yapılan istatistiklerde her araca düşen kişi sayısı 1. 5 kişi. Yani tek araçla seyahat edenlerin sayısı 1. 5 kişi. O zaman insanlarımız tek kişi seyahat ediyor. Araçlar tam kapasite olarak kullanılmıyor. Çevre ve gürültü kirliliği, trafik yoğunluğu ve maliyet fazlalığı ortaya çıkıyor. Benzinli araçlarda bir kilometrede 25-30 kuruş maliyet var. Bu araçlarımızda bir kilometreyi 5 kuruşluk maliyetle gideceğiz. Sanayi ve Ticaret Bakanlığına projemizi sunduk. Onay aldık. Ekim ayında başlamak üzere projemiz hazır. ”

Taşıtlarla ilgili bilgi veren Yılmaz, yaz ve kış aylarında da kullanabilme özellikleri olduğunu söyledi. Tek ve çift kişilik araçların üzeri kışın kapatılabiliyor, yazın ise açılması mümkün. İnsanlar, bu araçla daha ucuza işinden evine, evinden işine gidebilecek. Araç şarj edilebiliyor. İşyerleri yanı sıra bazı bölgelerde taşıt için park yerleri olacak. Burada güneş panelleri olacak ve elektrik üretilecek. Şarj bu sayede daha ucuza yapılacak.

Yılmaz, projeyi anlattıklarında insanların şimdiden taşıtlara ilgi gösterdiğini anlattı. En çok öğrenciler ilgi gösterdi. İşçiler bu taşıtları kullanabileceklerini söylüyor. Mustafa Yılmaz, turistler için de bu taşıtların uygun olduğunu belirterek, “Turizm bölgelerinde turistler gezide bu araçları kullanabilir. Bu yönde talep var. Özürlülerin de kullanabileceği bir yapıya sahip. Sadece direksiyon sistemi kullanılarak trafikte seyredilebilecek. Tek kişilik aracımız 5 bin, çift kişilik aracımız 8 bin liraya alınabilir. ” diye belirtti. Proje, Melikşah Üniversitesi ile birlikte Servonom Şirketi, ortaklığında yürütülüyor.

LOJİPORT

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Otomotivciler zam için pusuya yattı

Opel Türkiye Genel Müdürü Özcan Keklik, 2.50 liraya dayanan euronun otomotiv sektörünü korkuttuğunu belirterek, “Euroda yüzde 8’lik artışı fiyatlara yansıtma konusunda herkes kara kara düşünüyor. Kimse müşteri kaybetmek istemiyor. İlk hangi marka zam yapacak diye herkes radarını açtı. Birbirimizi kolluyoruz” dedi. Keklik, Temmuz’da pazarın 70 bin adetler seviyesinde çıkacağını belirtti.

Son 1.5 ayda yüzde 8 oranında değerlenen ve 2.50 liraya dayanan euro yüzünden markalar, fiyat etiketlerini değiştirmek için harekete geçti. Ancak müşteri kaybetmek isteyen şirketler zam için birbirini kolluyor.

Ampera’nın Hollanda’nın Amsterdam şehrindeki tanıtımında sorularımızı yanıtlayan Opel Türkiye Genel Müdürü Özcan Keklik, artan kurun otomobilcileri tedirgin ettiğini belirterek, “Merkez Bankası’nın ekonomiyi soğutmaya yönelik aldığı kararlar ile taşıt kredisi faizleri psikolojik sınır olan yüzde 1’in üzerine çıktı. Üzerine bir de Türk Lirası’nın değer kaybı eklendi. Bu araç fiyatlarına yüzde 8’e yakın ek maliyet getirdi” diye konuştu. Eurodaki artışı fiyatlara yansıtma konusunda tüm markaların kara kara düşündüğünü ifade eden Keklik, kimsenin tüketicileri ürküterek kaçırmak istemediğini belirtti.

Keklik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Euronun bir anda bu kadar artacağını beklemiyorduk. Yavaş yavaş olunca kimse tedirgin olmuyor, şimdi ise yeni vereceğimiz siparişin maliyeti yüzde 8 artacak. Şirketler zam için birbirini kolluyor, herkes kulaklarını dikti, radarlarını açtı… İlk hangi marka zam yapacak, ne kadar zam gelecek… İlk etapta bayiler zam yerine yapacağı indirimden vazgeçerek durumu kurtarma yolunu seçecektir.”

Alınan önlemlerle satışların vites küçültmeye devam ettiğini belirten Özcan Keklik, Temmuz ayında toplam pazarın yaklaşık 70 bin adetlerde gerçekleşeceğini ancak bu rakamın da mevsimsel olarak iyi olduğunu kaydetti. Keklik, Ağustos’ta ise ramazan nedeniyle pazarın durgun geçmesini beklediklerini sözlerine ekledi.

Türkiye 5’inci büyük pazar

Opel Türkiye’nin bu yıl 50 bin adedin üzerinde satışa ulaşacağını söyleyen Keklik, markanın hedeflerini şöyle anlattı: “Yerli Combo bize güç katacak. Ürün gamımız genişliyor. Önümüzdeki 3 yıl içinde 2000 yılında kırdığımız rekoru geçmek istiyoruz. Bu da 70 bin adetlik satış demek. Türkiye bu yıl Opel’in en büyük 5 pazarından biri olacaktır. İspanya’yı sollayıp Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere’den sonra biz geleceğiz.”

Bakan Ergün yatırım için Opel’le görüşecek

Özcan Keklik, Kasım’dan itibaren Tofaş’ın yeni Combo’nun üretimine başlayacağını ve 2000’de son erdirdiklerini üretime dolaylı da olsa geri döneceklerini söyledi. Yılda 40 bin Combo’nun üretileceğini hatırlatan Keklik, “Bunun Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanımız Nihat Ergün açısından yetersiz olduğunu biliyoruz. Opel’den yeni yatırım istiyorlar. Temmuz’da Opel üst yönetimi Türkiye’ye geldi, bu talebi ilettim. Onlar da buluşmaya onay verdi. Yatırım Ajansı ile Opel yetkililerini önümüzdeki dönemde bir araya gelecek” dedi.

Combo, Doblo’dan % 4 daha pahalı olur

Şubat 2012’de piyasaya sunacakları Combo’dan iç pazarda satış hedeflerinin 1.000-2 bin adet olduğunu belirten Özcan Keklik, aracın fiyatının aynı platformda üretilen Fiat Doblo’ya göre yüzde 4 yukarıda olabileceğine işaret etti. Keklik, “Fiyatta Premium marka farkı olacaktır. Combo’yla gerçek atağımız 2013’te olacak” açıklamasını yaptı.

Küçük SUV modeli geliyor

Opel Türkiye, model atağına kalkıyor. Özcan Keklik, 2012 yılının üçüncü çeyreğinde yeni Astra Sedan’ın satışına başlayacaklarını, en büyük sürprizlerinin ise mini bir SUV modeli olacağını açıkladı. Keklik, “Araç Opel Antara’dan daha ufak. VW Tiguan, Skoda Yeti, Nissan Qashqai’ye rakip olacak. Küçük SUV, Chevrolet’yle aynı platformda Güney Kore’de üretilecek. Araçta küçük motorlar yer alacak oldukça iddialıyız. 2012’nin son çeyreğinde yollara çıkacak” dedi. Keklik bunun yanı sıra bu yıl Astra GTC’nin piyasaya sunulacağını, Ekim’den itibaren Insignia’nın 1.4 litre otomatik versiyona kavuşacağını aktardı. Opel’in 2013’ten itibaren Fiat 500, MINI gibi retro tasarıma sahip bir model üretmeye başlayacağını ve 2014’te de yeni Agila’nın satışa çıkacağını söyledi.

Elektrikli Ampera, İstanbul’dan Ankara’ya 30 liraya gidiyor

Opel’in elektrikli otomobili Ampera’nın test sürüşleri Hollanda’nın Amsterdam şehrinde gerçekleşti. Ampera’nın bu ülkede tanıtımının nedeni Hollanda devletinin elektrikli araçlar verdiği büyük önem ve destek. Devlet elektrikli otomobil satın alan bireysel kişilere 6 bin euro, tüzel kişilere 14 bin euro teşvik veriyor. Opel Ampera, normal elektrikli araçlardan farklı… Otomobilde elektrikli motorun yanı sıra jeneratör görevi gören bir de benzinli motor bulunuyor. Elektrikli motor oldukça güçlü. 150 beygir güç ve 370 nm tork üretiyor. Ampera, gaza bastığınız zaman adeta ok gibi fırlıyor. 1.4 litrelik benzinli motor ise 86 beygir gücünde.

Hibridden çok farklı

Otomobil sadece batarya yardımıyla 40-80 km arasında yol katedebiliyor. Biz 64 kilometre yol gidebildik… Tabii yol ve hava şartları önemli. Çünkü aşırı sıcak ile soğukta batarya boşalabiliyor. Opel’in yaptığı araştırmaya göre, otomobil kullanıcılarını yüzde 80’i günde 60 kilometrenin altında yol yapıyormuş, Ampera da bundan yola çıkılarak ortaya çıkmış. Benzinli motorla birlikte Ampera 500 kilometreden fazla mesafe katedebiliyor. Araçta benzinli motor jeneratör görevi görüyor. Bir anlamda elektrik jeneratörünü tahrik etmek için Ampera’nın menzil genişleten motoru kullanılıyor. Bataryanın enerjisi tükendiğinde bu motor elektrik sağlayarak, jeneratöre iletiyor, o da aracın enerjisini sağlıyor. Bu sayede benzinli motorun yakıt tüketimi düşüyor. 100 kilometrede 1.6 litre yakıyor.

Ampera özellikleriyle hibrid araçlardan da ayrışıyor. Hibridler tam araç performansı sağlamak için her iki kaynağa yani motor ve aküye ihtiyaç duyuyor. Örneği hibridler 50 km hıza kadar bataryadan güç alıyor daha yüksek hızlarda benzinli motoru kullanıyor. Ampera gibi genişletilmiş menzilli elektrikliler aracın elektrikli itiş gücü ünitesi ile çalışması bakımından hibridden veya plug-in hibrid modelinden farklı.

Ampera sadece batarya gücüyle havaya karbondioksit salmıyor. Benzinli motor devreye girdiği zaman da bu oran çok sınırlı. 100 km’de 40 gramdan daha az karbondioksit salınımını gerçekleştiriyor.

Aracın çalışması tamamen sessiz, anlamıyorsunuz bile. Ampera’nın gösterge panelinden araçla ilgili tüm detaylar yer alıyor. Verimlilik hesabını ekrandan yapıyorsunuz. Yeşil renkli pil sembolünden ne kadar elektrik tükettiğiniz anlaşılıyor. Ampera’yı nasıl tasarruflu kullanacağınız yani ne kadar daha fazla mesafe katedebileceğiniz en sağdaki küçük toptan belli oluyor. Sürüş esnasında yeşil renkli topun ne yukarı ne de aşağıya gitmemesi lazım. Top ne kadar dengede kalırsa o kadar elektrik tasarrufu sağlanıyor. Bu da 90 km hızın üzerine çıkılmaması demek. Ampera’nın maksimum 160 km hıza ulaşabildiğini belirtelim.

100 km’de 3.12 TL harcıyor

Peki Ampera’nın avantajları nedir? Otomobili diğer elektrikli araçlarla kıyasladığınız zaman yolda kalma şansınız yok. Çünkü bataryadaki güç bittiği zaman menzili genişletilmiş mod yani benzinli motor devreye giriyor ve 513 kilometre mesafeye kadar gidilebiliyor. Bu rakam tamamen elektrikli araçlarda henüz maksimum 160 kilometre. Ampera normal evdeki bir priz sayesinde 4 saatte tam olarak doldurulabiliyor. En önemlisi de yakıt tüketimiÖ Otomobil, benzin fiyatlarının 4.50 liraya yaklaştığı şu günlerde adeta can simidi olacak. Ampera 100 kilometrede 16 kwh harcıyor. Bu da (meskende 1 kwh=19.488 kuruş) 3.12 liraya denk geliyor. Gece şarj ederseniz, fiyat (gece 1 kwh=11.042 kuruş) neredeyse yarı yarıya düşüyor ve 1.76 lira oluyor. 1.4 litrelik motora sahip benzinli bir otomobil ortalama 7-8 litre yakıt harcıyor. 100 kilometrede maliyet 34.6 liraya ulaşıyor. Ortalama 5 litre yakan bir dizel bir aracın 100 kilometredeki yakıt maliyeti 18.7 lira. Görüldüğü gibi Ampera’nın yakıt maliyeti benzinliye göre 11’de bir, dizele göre 6’da bir. İstanbul’dan Ankara’ya 453 kilometrelik yolu Ampera’yla sadece 30 liraya gidebileceğinizi ekleyelim. Hesap şöyle: Ampera’nın elektrik gücüyle 60 kilometre (3.12 lira), geriye kalan yaklaşık 400 kilometre (27.7 lira) benzinli motorla yapılabiliyor.

2012 yılında yollara çıkacak

Opel Ampera, bu yılın Eylül ayından itibaren Avrupa’da satışa sunulacak. Otomobil Türkiye’ye Nisan-Haziran 2012 arasında gelecek. Ampera’nın Avrupa fiyatı 42 bin 900 euro olarak açıklandı. Buna batarya dahil (diğer elektriklilerde batarya için aylık kira bedeli ödeniyor). Özcan Keklik, Ampera’nın elektrikli bir araç olarak mı yoksa normal bir benzinli otomobil gibi ithal edileceğini henüz bilmediklerini belirterek, “Önümüzdeki günlerde aracın vergisi için Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile görüşeceğiz. Eğer araçtaki yedek benzinli motor nedeniyle ÖTV’si (motor gücü 85-120 kilovat arasındakilere yüzde 7 vergi uygulanıyor) düşük olarak getirebilirsek 50 bin euroya satabiliriz. Benzinli otomobil vergisiyle ise bu rakam 60 bin euro olur” dedi. Ampera’da büyük satış hedefleri olmadığını aktaran Keklik, aracın marka imajı için önemli olduğunu vurguladı. Keklik, yılda 100-150 adet Ampera satmayı hedeflediklerini söyledi.

http://haber.gazetevatan.com/otomotivciler-zam-icin-pusuya-yatti/391688/44/Otomobil

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter
Facebook Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
Yandex.Metrica