Quantcast

Monthly Archives: Aralık 2011

Vodafone E-Faturalılara Honda CR-Z Hybrid Araba!

Vodafone, çevreyi ve doğal kaynakları korumaya öncelik veren kurumsal anlayışını yeni e-fatura kampanyasıyla bir kez daha ortaya koyuyor.

Vodafone, abonelerinin yasal e-fatura kullanımını teşvik etmek amacıyla hayata geçirdiği kampanya kapsamında, faturasını elektronik ortamda almayı tercih eden bir talihliye 2012 model, çevre dostu Honda CR-Z hibrid araba hediye ediyor. 21 Kasım 2011 – 20 Şubat 2012 tarihleri arasında, mevcut e-fatura aboneleri ile e-faturaya geçiş yapan tüm abonelere açık olan bu kampanya ile Vodafone, kağıt sarfiyatının azalmasına katkıda bulunmayı, böylelikle çevrenin korunmasına destek olmayı amaçlıyor.

Faaliyet gösterdiği sektörün ve Türkiye’nin uzun vadeli gelişimi açısından sürdürülebilirliği son derece kritik bir noktada konumlandıran Vodafone’un çevre politikasının en önemli kanallarından birini kağıt tasarrufu oluşturuyor. Bu anlayış doğrultusunda Ocak 2009’dan beri kurumsal ve bireysel abonelerine yasal e-fatura imkanı sunan Vodafone, bu şekilde bir yandan abonelerinin olası posta gecikmelerinden etkilenmeden faturalarına kolayca ulaşmasına imkan tanırken, diğer yandan kağıt israfını önleyerek çevreyi korumaya katkıda bulunuyor. E-fatura uygulamasına geçmek isteyen Vodafone abonelerinin, e-fatura (boşluk) e-posta adresi yazarak 7048′e SMS göndermeleri yeterli oluyor.

Vodafone Türkiye Pazarlama Bölüm Başkanı Lütfullah Kitapçı konuyla ilgili yaptığı açıklamada şöyle konuştu:“Vodafone Türkiye olarak globalden aldığımız güç ile en ileri teknolojileri kullanıcılarımıza sunmak üzere çalışırken, tüm iş süreçlerimizde faaliyetlerimizden kaynaklanan çevresel etkilerimizi minimuma indirmeyi amaçlıyoruz. Bu çerçevede oluşturduğumuz çevre politikamızın temelini; karbondiyoksit salımı, atıklar ve kağıt tasarrufu olmak üzere, üzerinde doğrudan etki ve kontrolümüz bulunan üç öncelikli konu üzerine inşa ediyoruz. Bu üç başlık arasında bizim için son derece kritik bir noktada konumlanan kağıt tasarrufu stratejimiz çerçevesinde, iş süreçlerimizde sarf edilen kağıt miktarlarını takip ederek, kullanılmış kağıtların geri dönüşünü sağlamaya odaklanıyoruz.”

Bu hedef doğrultusunda bir yandan çalışanlar özelinde bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştirirken, diğer yandan çeşitli kampanyalarla aboneler arasında e-fatura kullanımını yaygınlaştırmak üzere çalıştıklarını belirten Lütfullah Kitapçı, sözlerine şöyle devam etti: Bugüne kadar kağıt tasarrufu alanında gerçekleştirdiğimiz çalışmalar sayesinde, Ocak 2008 ve Mart 2011 tarihleri arasında, binalarımızdaki kullanımdan kaynaklanan 382 ton atık kağıdın toplanıp geri dönüştürülmesini sağladık ve 6500 ağacın kesilmesini önledik. Bunun haricinde, kağıt israfını önlemek için Ocak 2009’dan bu yana kurumsal ve bireysel abonelerimize yasal e-fatura imkanı sunuyoruz. Şu anda faturalı hatlarda bireysel abonelerimizin yüzde 28’i e-fatura kullanıyor. Önümüzdeki süreçte e-fatura uygulamamızı daha da yaygınlaştırarak kağıt tasarrufu sağlamaya devam edeceğiz.”

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

‘elektrikli Motorun Bu Haline Destek Vermem’ankara

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, “Şu anda elektrikli motorun bu haline ben destek vermem.

Çünkü ben bir konuyu teşvik edeceksem, yüzde 100 veya yüzde 100`e yakın yerliliğine bakarım. Biz bunun ham maddesine sahip değiliz. Bu bataryanın ham maddesi lityumdur. Lityumun da şu anda Türkiye`de kanıtlanmış rezervi yok“ dedi.

Çağlayan, 4. Büyükelçiler Konferansı`nda yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın talimatıyla, başkanlığını kendisinin yaptığı İhracata Dönük Üretim Stratejisi Kurulunun oluşturulduğunu dile hatırlattı.

Bu kurulun bünyesinde Girdi Tedarik Stratejisi (GİTES) çalışmasının yapıldığını anımsatan Çağlayan, bu çalışmalar sırasında enteresan bulgularla karşılaştıklarını anlattı.

Bunlara örnekler veren Çağlayan, Türkiye`nin uzun üründe inşaat demirinde dünya ihracat şampiyonu olduğunu vurguladı. Çağlayan, “Ama demir-çelik sektöründe öyle bir yapılanmamız var ki, dünyanın en büyük hurda demir-çelik ithalatçısıyız. Yıllık ortalama hurda demir-çelik ithalatımız 9 milyar dolar. 20-25 milyar ton ithalat yapıyoruz. Dünyanın en fazla hurda demir-çelik ithalatçısı olan Türkiye, dünyanın en pahalı hurda demir-çelik ithalatını yapıyor. Bir malı çok alan pahalıya alır mı? Bu, sektörün 10 oyuncusunun kendi arasındaki rekabetin getirdiği fatura“ diye konuştu. Çağlayan, bu durumun, üretim yapısındaki çarpıklıktan kaynaklandığını anlattı.

Türkiye`de en çok ihracatı otomotiv sektörünün gerçekleştirdiğini anımsatan Çağlayan, “Otomotiv sektörü de bu sene su koyverdi. O da açık verdi“ yorumunda bulundu.

Otomotiv sektörü yan sanayinin önemli gelişmeler kaydettiğini vurgulayan Çağlayan, Türkiye`nin bugün otomobilin her türlü aksamını yapacak, yüzde 98`ini yapacak bir yapıya sahip olduğunu dile getirdi.

Çağlayan, “Bakın, otomobilin kaportasının bir gram sacını Türkiye`de üretemiyoruz, dışarıdan ithal etmek zorundayız. Her yıl 5 milyar dolar otomobil motoru ve aktarma organı ithal ediyoruz“ dedi.

Çağlayan, sözlerini şöyle sürdürdü:“Kauçuk contaların tamamı dışardan ithal. Petrol türevi olan bir ürün bu. Bugün otomobil maliyetinin yüzde 30-35`i elektronik ve gömülü yazılımdan müteşekkil. Bir tek kuruş girdi sağlayamıyoruz. Oysa bizim çok gelişmiş yazılım, elektronik sektörümüz var. Ancak otomotiv sektörüyle bir araya gelememiş. Bu sektör otomotiv sektörüne girdi vermemiş. Şimdi bir araya getirmeye başladık. Önümüzdeki 10 yılda bir otomobilin maliyetinin yüzde 70`i elektronik aksam ve gömülü yazılımdan müteşekkil olacak. Sayın Başbakanımızın `yerli otomobil yapalım` derken, işaret ettiği konu budur. Kendi motorumuzu yapalım. Bunu yapacak yetkinliğe sahibiz.

Bunun yanı sıra bir çok sektörde önemli çalışmalar yaptık. Makine sektöründe çok önemli bulgulara rastladık. Çin`den sonra dünyanın ikinci buzdolabı ihracatçısıyız. 675 milyon dolar buzdolabı ihracatı yapıyoruz. Ama buna karşılık 475 milyon dolar kompresör ithal ediyoruz. Biz çünkü hammadeye dönük malları ülkemizde üretemiyoruz. Elimizde demir, bor, alüminyum, bakır cevheri var. Ama bunları alıp sıfır katma değerle yurt dışına satıyoruz.“Bütün bunların, geçmişteki hatalı enerji politikalarının yol açtığı enerji fiyatlarındaki pahalılıktan kaynaklandığını dile getiren Çağlayan, Türkiye`nin bugün doğalgaz bağımlısı haline geldiğini, elektrik üretiminin yüzde 52`sinin doğalgaza bağımlı olduğunu söyledi.

Enerji fiyatlarının ucuzlatılması ve arz güvenliğinin sağlanması açısından nükleer enerjinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Çağlayan, nükleere karşı çıkanları anlamakta zorlandığını dile getirdi.

-Elektrikli otomobil üretimi-Çevreye duyarlı elektrikli otomobil üretimine değinen Çağlayan, “Şu anda elektrikli motorun bu haline ben destek vermem. Çünkü ben bir konuyu teşvik edeceksem, yüzde 100 veya yüzde 100`e yakın yerliliğine bakarım. Elektrikli otomobilin bataryasını ithal etmek zorundayız, Türkiye`de üretimi yok. Hadi bataryasını yaptık, ama biz bunun ham maddesine sahip değiliz. Bu bataryanın ham maddesi lityumdur. Lityumun da şu anda Türkiye`de kanıtlanmış rezervi yok. Ben bunun kaynaklarına bugünden sahip miyim? Bana yarın o lityumu verecekler mi, vermeyecekler mi? Veya hangi şartlarda verecekler“ diye konuştu.

Çağlayan, bir taraftan Türkiye`de üretilmeyen malların Türkiye`de üretilmesini sağlarken bir taraftan da Türkiye`de bulunmayan bir çok maddenin tedarik güvenliğinin şimdiden sağlanması gerektiğine işaret etti.

Türkiye`nin şimdi adeta yatırım avcılığına başladığını ve bu konuda büyükelçiliklerle birlikte çalışılacağını anlatan Çağlayan, Türk yatırımcıların dışarıda yapacakları yatırımları da önemsediklerini ifade etti.

Türkiye`deki serbest bögeler çalışmasını özel ekonomik bölgeler modeline çevireceklerini vurgulayan Çağlayan, “Aynı şekilde Çin, Rusya, Hindistan, Amerika ve dünyanın bir çok noktasında Türk özel ekonomik bölgeleri kurmak için çalışmalarımızı başlattık. O ülkelerdeki stratejik ürünlere bizim firmalarımız sahip olsun. Türkiye olarak tedarik güvenliğimi sağlayayım“ şeklinde konuştu.

-“Türkiye`de en az 5 tane daha Petkim yatırımı yapabilecek kapasite var“-Türkiye`nin petrol ithalatını hem enerji hem hammedde ihtiyacı için yaptığını anımsatan Çağlayan, Türkiye`nin en büyük petro-kimya tesisi olan Petkim`in, Türkiye`nin toplam talebinin yüzde 15`ini karşılayabildiğini vurguladı. Çağlayan, “Türkiye`de en az 5 tane daha Petkim yatırımı yapabilecek kapasite var“ dedi.

Türkiye`nin en önemli ihracat hedefinin Asya Pasifik, Hindistan, Rusya, Amerika ve Afrika olduğunu da söyleyen Çağlayan, ihracatı artırmaya dönük teşvik sistemi çalışmalarına da değindi.

Çağlayan, şunları kaydetti:“Çok önemli, insanların ağzının suyunu akıtacak bir teşvik sistemi kurmaya çalışıyoruz. İnşallah bu yılbaşına kadar çalışmayı bitirdikten ve Sayın Başbakanımıza sunduktan sonra tüm kamuoyuna açıklanacak. Yeni teşvik sistemiyle Türkiye, ihtiyaç duyulan alanlarda yatırımların yapılacağı bir ülke olacak. Uluslararası anlaşmalara sonuna kadar saygılıyız. Biz Avrupa Birliği`nin bize yaşattığı dezavantajlar altında yapıyoruz bunları.

Sizlerden 3 tane talebim var. Ticaret ataşelerimizi masalarında oturtmayın, sahada koşturun. Gözüm yok, Allah daha fazlasını versin. Benim müşavirim benden daha fazla maaş alıyor. Helali hoş olsun. Şimdi artık `Sizin için ne yapabilirim` diyen ticaret ataşelerimiz var.

Şu anda dış ticaret temsilciliklerimizin sayısını 205`e çıkardık. Geçen yl 109`du. İnşallah 250`ye çıkaracağız. Türkiye`ye yatırım yapmak isteyen, bizim belirlediğimiz alanlardaki yatırımcıları Türkiye`ye göndermenizi bekliyoruz. Anında görüşmemiz gereken bir yatırımcı varsa telefon açın, söyleyin. Kişisel mail adresim ve telefonum 24 saat açık. Kullanmazsanız günahı boynunuza.“-Cari açığa “sivilce“ benzetmesi-Bakan Çağlayan, cari açıkla ilgili değerlendirmeler yaparken ilginç bir benzetme de yaptı. Türkiye`nin ekonomik başarılarının yanında tek sorununun cari açık olduğunu ifade eden Çağlayan, cari açığı “sivilce“ye benzetti. Bakan Çağlayan, “Bizim de suratımızda malesef bir tane sivilcemiz var. O sivilce biraz da apse yapmış durumda. Ne yapalım her güzelin bir kusuru olur. Bizim kusurumuz olacak. Ama biliyoruz o kusurun ne olduğunu. Ama biliyoruz onun ne olduğunu. Üzerine gitmek için yoğun çabalar sarf ediyoruz. Çok değişik, yeni metodlarla çalışıyoruz. Biz artık cari açığın finansman kalitesinden bahsetmiyoruz“ diye konuştu.

Bakan Çağlayan, konuşmasının ardından büyükelçilerle hatıra fotoğrafı da çektirdi.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Enerji devi Bereket Enerji, elektrikli otomobil sektörüne giriyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli otomobil çağrısı üzerine birçok işadamı üretilip üretilemeyeceğini tartışırken sahaya, 13 hidroelektrik santralıyla 150 MW güce ulaşan Bereket Enerji de girdi. Firma sadece yerli değil, elektrikli otomobil üretmek için ar-ge çalışmalarına başladı.

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği ile işbirliği yaparak projeye başlayan şirket, çalışmalarını şimdilik Bereket Enerji grubu içinde sürdürüyor. Proje belli bir aşamaya geldikten sonra grup içinde elektrikli otomobil için ayrı bir şirket kurulacak.

Bereket Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı, Türkiye’nin benzinli motorların yapıldığı dönemde bu teknolojiyi çeşitli sebeplerle kaçırdığını ancak elektrikli otomobil teknolojisini kaçırmaması gerektiğini söylüyor. Bu konuda üstlerine düşen vazife neyse yapacaklarını belirten Saldanlı, “Bunu yaparsak, Başbakan’ın işaret ettiği hedefi gerçekleştirmiş oluruz. Hem elektrikli hem yerlisini yapacağız. Bunu sadece bir hobi olarak yapabildiğimizi göstermek için, bir prototip olarak değil, günlük hayata getirmek ve şu andaki bir otomobilin konforuna sahip şekilde yapmayı planlıyoruz.” diye konuşuyor.

Elektrikli araçlar konusunda ar-ge çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Saldanlı, gelecek yıllarda elektrikli araçların görüleceğini belirterek, “Dünyada elektrik üretimi gittikçe artıyor. 1973 senesinde elektrik tüketimi, global enerji tüketiminin yüzde 10’u kadarken 2003 senesinde global elektrik tüketimi ikiye katlanmış, bunda elektrik tüketiminin payı yüzde 20’ye çıkmıştır. Hesaplamalara göre 2035 senesinde bu bir daha katlanacak. Elektriğin global tüketimde oranı yüzde 40’a çıktı. Kömür veya başka enerjilerle çalışan makineler, elektrikliye dönüşüyor. Bu, elektrik enerjisinin sessiz ve çevreyle uyumlu verimli olmasından kaynaklanıyor.” diyor.

Ceyhan Saldanlı, yapılacak elektrikli otomobilin motorlarını Türkiye’de üretebilecek kapasiteye sahip olunduğunu, İstanbul, Kayseri ve İzmir’de motorlar üretildiğini söylüyor. Artık elektrik depolayabilen lityum bataryalar bulunduğunu vurgulayarak, “Bütçe belirleme aşamasındayız. PAÜ’den, otomobilin yapılması için ne kadar para gerektiğini sorduk. Biz ar-ge çalışmaları için grup olarak 5 milyon dolar harcıyoruz. Bunu AB kaynakları, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile diğer şirketler vasıtasıyla 100 milyon dolara çıkarabiliriz. Pilot çalışmamız var, belli bir noktaya gelmesini bekliyoruz. Üniversitelerde bu konuda bilgi vermek isteyen her hocaya da kapımız açık.” şeklinde konuşuyor.

Bir elektrikli motorun verimliliği yüzde 95’ken benzinli motorun yüzde 22 olduğuna dikkat çeken Saldanlı, şunları kaydediyor: “Bu nedenle ulaşım araçlarında da elektriğin kullanılması kaçınılmaz. Fosil yakıtların daha az kullanılması, çevrenin daha az kirletilmesi açısından önemli. Elektrik depo edilemez diye düşünülüyordu ancak batarya teknolojisindeki yeni gelişmeler, depolama kapasitesini arttırdı. Bununla beraber elektriğin ulaşımda da kullanılması gündeme geldi.”

Türkiye’nin, kendi kaynaklarını değerlendirmeden gelişme imkânı olmadığını söyleyen Saldanlı, “Bundan daha önemlisi, insan kaynağı var. Beyin kapasitesini kullanmak önemli. Dışarıda üretilen şeyleri hazır alarak bir yere varamayacağımız belli. Üniversitelerle işbirliği yaparak, bu işin uzmanlarıyla görüşerek, mühendislerimizi kullanarak elektrikli araçların gelişime ayak uydurmamız gerekiyor. PAÜ’deki öğretim üyelerinin de bu konuda çalışma yaptığını duyduğumuzda, işbirliğinin faydalar getireceğine inandık.” ifadelerini kullanıyor.

(CİHAN)

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

2012 elektrikli ve hibrid otomobillerin yılı olacak

Önümüzdeki yıl, yollarımızda çok daha fazla sayıda elektrikli ve hibrid otomobil göreceğiz. Elektrikli otomobillere sağlanan vergi avantajı hibrid araçlara da tanınırsa fiyatları daha ulaşılabilir seviyelere inecek

Sümer Demirciler
Hızla kirlenen çevre ve yükselen akaryakıt fiyatları, üreticileri daha az tüketen ve egzoz salınımı daha düşük modeller üretmeye zorluyor. Kimi üreticiler bu alanda geleceğin tümüyle elektrikli otomobillerde olduğunu düşünürken, bazıları elektrik motoruyla, benzinli veya dizel motorların birlikte kullanıldığı hibrid araçlar üzerine yoğunlaşıyor. Hangi yöntemin daha başarılı olacağını gelecekte görecek olsak da, önümüzdeki günlerde hibrid ve elektrikli otomobillerin sayısının artacağı kesin.
ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA ÖTV ORANI YÜZDE 7
Ülkemizde, çoğu Avrupa ülkesinde olduğu gibi hibrid araçlar için avantajlı bir vergi düzenlemesi şu anda bulunmuyor. Ancak bu alanda yeni düzenlemeler yapılıp, egzoz emisyonları daha düşük olan hibrid araçların fiyatlarının aşağıya çekilmesi bekleniyor. Elektrikli araçlar içinse durum daha avantajlı. Bakanlar Kurulu’nun kararına göre elektrikli araçların ÖTV’leri 85 kilovatı geçmeyen binek modellerde yüzde 3, 85-120 kilovat arası yüzde 7 ve 120 kilovat üzeri yüzde 15 olarak belirlendi. Bu da bu araçların yüksek üretim maliyetleri nedeniyle artan fiyatlarını diğer modellerle rekabet edebilecek düzeyde tutacak. Şu anda farklı sınıflardan seçeneklerin bulunduğu hibrid ve elektrikli modellere önümüzdeki günlerde yeni modeller de eklenecek.
Chevrolet Volt & Opel Ampera: Birbirinin ikizi olan Chevrolet Volt- Opel Ampera elektrikli motoru ana motor olarak kulanmasıyla rakiplerinden ayrılıyor. Kısa süre önce teknik sorunlar yüzünden üreticisinin başına önemli dertler açsa da, bu sorunların giderileceği bekleniyor. Aracın çalışma prensibine göre elektrikli motor, ana motor olarak görev yaparken benzinli motor, bir jeneratör gibi çalışarak pili şarj etmek için kullanılıyor. Sadece elektrik motoruyla 60 km yol alabilen ikizler toplamda 500 km’yi aşan bir menzile sahip. Önümüzdeki yıl Türkiye pazarına sunulacak ikizler, Avrupa’da 26 bin euro fiyatla satılıyor.
Honda CR-Z: Daha önce Civic Hybrid modelini satışa sunan ancak bu modelin yüksek kalan satış fiyatı nedeniyle istediği rakamları tutturamayan Honda, şimdi de CR-Z modelini ülkemiz pazarına sundu. 1.5 litrelik benzinli motora sahip olan CR-Z’de ona yardımcı olacak bir de elektrikli güç ünitesi yer alıyor. Toplamda 124 HP güç ve 174 Nm tork üreten CR-Z’nin fiyatı 57 bin 590 TL’den başlayıp, 61.155 TL’ye kadar yükseliyor.

Toyota Yaris-Prius: Ülkemizde satışa sunulan, bir önceki neslinden sonra yeni versiyonunda 1.8 lt’lik motor hacmi nedeniyle ÖTV kurbanı olan Prius, 99 HP güç üreten benzinli motor ve 82 HP’lik elektrik motoruna sahip. 100 km’de ortalama 3.9 lt yakıt tüketip 89 gr/km’lik CO2 salınım gerçekleştiren Prius gücünü yere CVT şanzımanla aktarıyor. 47.100 euroluk başlangıç fiyatına sahip olan Prius’un üst versiyonunda fiyatı 55.500 euroya yükseliyor. 2012’nin ikinci yarısında ülkemizde satışa sunulacak. Toyota Yaris Hibrid ise, daha düşük haçimli motoru nedeniyle, oldukça rekabetçi bir fiyatla 2012 ortasında ülkemiz pazarına giriş yapacak.

Renault Fluence Z.E.: Önümüzdeki günlerde yollarla buluşacak olan Fluence Z.E. ülkemizde üretilmesiyle büyük bir avantaja sahip. Kesin olarak açıklanmasa da Fluence Z.E’nin 60 bin TL gibi dizel motorlu kardeşiyle benzer bir fiyata satılması hedefleniyor. Ayrıca pil için her ay kullanım bedeli ödenmesi gerekiyor.
Mercedes-Benz S 400 Hybrid L: 3.5 litrelik benzinli motor ve 20 HP güç üreten elektrikli motorun kombine edildiği S 400 Hybrid, 238.607 euro’luk satış fiyatıyla aynı benzinli motoru paylaştığı kardeşinden 12 bin euro daha pahalı. 7.2 saniyede 0-100 km/s hızlanmasını tamamlayan S 400 Hybrid 100 km’de ortalama 8.2 lt yakıta ihtiyaç duyuyor.

Volkswagen Touareg Hybrid: V6 TSI motor ve elektrikli motorun birlikteliğinden güç alan Touareg Hybrid, ülkemizde 130.600 euroya satılıyor. Toplamda 380 HP güç ve 580 Nm tork üreten araç 8 ileri oranlı otomatik şanzıman sahip. Touareg, 6.5 saniyede 0-100 km/s hızlanmasını tamamlayıp 240 km/s son hıza ulaşabiliyor. Ortalama yakıt tüketimiyse 8.2 lt/100 km.

Volvo V60 Plug-in-Hybrid: Araçta 2.4 lt D5 turbo dizel motor, 70 HP gücündeki bir elektrik motoruyla birlikte kullanılıyor. Toplam menzili 1200 km olan araç, 100 km’de 1.9 lt yakıt tüketiyor. V60 Hybrid 2012 sonunda ülkemiz pazarında da satılacak.

Hibrid ve elektrikli oto nasıl çalışıyor?
Elektirkli araçlarda, içten yanmalı benzinli veya dizel motor bulunmayıp, araç sadece elektrik motorundan aldığı güçle ilerliyor. Menzilleriyse 200-300 km arasında değişiyor. Hibrid araçlardaysa, klasik benzinli veya dizel motor, bir elektrik motoruyla birlike görev yapıyor.

Komşumuz Suriye’de bile teşvik var
Toyota Pazarlama ve Satış CEO’su Ali Haydar Bozkurt: Ülkemizde vergilendirme sadece motor hacmine göre yapılırken, araçların egzoz emisyon değerleri dikkate alınmıyor. Oysa komşumuz Suriye’de bile, çevreci araçlar için vergi indirimleri uygulanıyor. Beklentimiz Avrupa’da ve dünyada olduğu gibi, vergilendirmede ‘kirleten öder’ mantığının uygulanması. Bu sayede çevre dostu hibrid araçların fiyatları daha rekabetçi duruma gelebilir. Elektrikli araçlardakine benzer bir teşvik hibridlerde de uygulanmalı.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli Fluence’ın fiyatı dizelinden ucuz oldu

Renault’nun Bursa fabrikasında üretilen ve İsrail, Fransa, Danimarka gibi ülkelere ihracatı başlayan ilk elektrikli modeli Fluence Z.E.’nin Türkiye fiyatı belli oldu.

Renault Mais, Türkiye’de önümüzdeki mart ayında satışa sunacağı elektrikli aracın satış etiketini Fransa merkezle yaptığı sıkı pazarlıklar sonucunda dizel Fluence’ın bile altına indirdi. 100 kilometre mesafeyi 2,5 liralık elektrik tüketimiyle kat eden otomobilin fiyatı batarya hariç 60 bin lira olacak. Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, “Fluence Z.E.’yi hükümetin verdiği yüzde 3 ÖTV desteğiyle Avrupa ülkelerinde olduğu gibi normal motorlu Fluence fiyatı ile satışa sunabiliyoruz. 2012 model Fluence Privilege 1.5 dCi EDC 110 modelinin anahtar teslim fiyatı 61 bin 450 lira. Fluence’ın satış fiyatında verdiğimiz sözü tuttuk.” dedi.

Fluence Z.E.’nin Avrupa’daki gibi batarya hariç satılacağını ve aylık abonelik ücreti alınacağını belirten İbrahim Aybar, “Batarya çok pahalı, o yüzden tüketici kiralamış gibi olacak. Aylık bir abonmanlık ücreti verecek. Fransa’da ayda 79 Euro (197,5 TL) alınıyor, bizde 100 Euro (250 TL) civarında olur.” diye konuştu. Fluence Z.E.’nin satışına yılbaşı sonrasında başlanacak, teslimatlar mart ayında başlayacak. Elektrikli Fluence için İspanya, Fransa, İngiltere ve Portekiz’de 4 bin ile 6 bin Euro arasında vergi indirimi var. Fransa’da 21 bin 300 Euro’ya satılacak. 100 kilometrelik bir mesafe benzinli araçlarla ortalama 35 lira, dizel araçlarla 25 lira maliyetle katedilirken elektrikli araçlarla aynı mesafeyi 2,5 liraya gitmek mümkün. Fluence Z.E.’nin 22 kWh’lık elektrikli motoru 95 beygirlik bir güç üretiyor. Elektrikli araç tam şarjla maksimum 160 km yol katedebiliyor. Elektrikli araç evdeki bir priz sayesinde 6 saatte şarj edilebiliyor.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Arama:

  • fluence hybrid
  • fluence hibrit

DeLorean Geleceğe Dönüş Yapacak

Geleceğe Dönüş serisinin efsanevi otomobili yeniden karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.

Geleceğe Dönüş (Back to the Future) serisini sevenleri kendine hayran bırakan meşhur otomobil DeLorean, deyim yerindeyse geleceğe dönmeye hazırlanıyor. Teksas temelli DeLorean Motor Company’nin efsanevi otomobili, 2013 yılı itibarıyla elektrikli çalışan versiyonuyla tekrar karşımıza çıkacak.

400voltluk sıvı soğutmalı elektrik motoruyla 260HP güç üretecek olan elektrikli DeLorean, 125 mph son hıza ve 4,9sn’lik 0-60 mph hızlanmaya sahip olacak. Elektrikli DeLorean, bir tam dolum ile 100 mil şehir içi sürüş gerçekleştirebilecek.

Henüz fiyatı belli olmayan otomobil, eminiz ki birçok koleksiyoncu tarafından havada kapılacaktır. Bu efsanevi otomobilin fotoğraflarına aşağıdan göz atabilirsiniz.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Gökçek, Renault’un elektrikli otomobil siparişlerini askıya aldı

Renault-Mais Genel Müdürü, Fransa ile yaşanan krizin Türkiye’deki faaliyetlerini etkilemeyeceğini söyledi.

CNBC-e’ye konuşan Aybar, “Bunlar politik gelişmeler. Bizler hem sanayi, hem ticarette büyük yatırımları olan global bir markanın Türkiye’deki yerli şirketiyiz. Biz işimize bakıyoruz açıkçası. Türkiye’ye güveniyoruz. Gelişmesine yıllardır önemli katkılar yapıyoruz. Türkiye’ye katkı yapmaktan memnunuz. Türkiye’ye güvenimiz ve inancımız sürecek, yolumuza devam edeceğiz” dedi.

İbrahim Aybar, Türkiye’de 2012 hedeflerini, yatırım planlarını siyasi olaylardan bağımsız belirlediklerini kaydetti.

ELEKTRİKLİ FLUENCE’A KAMU İLGİSİ SÜRÜYOR

Renault’nun Bursa’da üretimine başladığı elektrikli Fluence’a kamu ilgisinin sürdüğünü belirten Aybar, “Çok büyük talep gelmişti, siparişler gelmişti, Herhangi bir iptal olmadı. Aklıselim ve sağduyu ile bu meseleler gayet kolay yönetilebilir” diye konuştu. Eylül ayı itibariyla kamunun 161 adet elektrikli Fluence siparişi olmuştu.

FRANSIZ HÜKÜMETİYLE TEMASTAYIZ

Aybar, şirketin Fransız yöneticilerinin soykırım iddialarıyla ilgili yasa teklifi konusunda Fransız hükümetiyle temas halinde bulunduklarını belirtti. Renault’nun yüzde 15’i Fransız devletinin elinde bulunuyor

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Mercedes-Benz E300 BlueTEC HYBRID ve E400 HYBRID

Çoğu üretici gibi ürün gamının yakıt tüketim dğerlerini aşağıya çekmek isteyen Mercedes hibrit teknolojileriyle daha yakından ilgilenmeye başladı. 2012 Detroit otomobil fuarı öncesinde iki hibrit modelini tanıtan marka bu modellerden Diesel motorlu olanın

Çoğu üretici gibi ürün gamının yakıt tüketim dğerlerini aşağıya çekmek isteyen Mercedes hibrit teknolojileriyle daha yakından ilgilenmeye başladı. 2012 Detroit otomobil fuarı öncesinde iki hibrit modelini tanıtan marka bu modellerden Diesel motorlu olanını Avrupa, benzinliyiyse Amerika kıtsında satışa sunacak.
Tasarım ve donanımlarında bir değişiklik olmayan E Serisi modellerinden E300 BlueTEC HYBRID olarak adlandırılanı 2.1 litre hacimli bir turbo Diesel motorla donatılmış. E250 CDI’da da aynen kullanılan ünite 204 beygir güç, 500 Nm tork üretebiliyor. İçten yanmalı motorunun yanında 27 beygir güç, 250 Nm tork üretebilen bir de elektrik motoruyla donatılan aracın ortalama yakıt tüketim değeri 4.2 litre/100 km olarak açıklanıyor. Bu ortalamanın yakalanmasına yardımcı olan diğer donanımlarsa start/stop, fren enerjisi geri kazanım sistemi ve düşük yuvarlanma dirençli lastikler.
Aynı yardımcı donanımlara sahip olan E400 HYBRID 306 beygir güç, 370 Nm tork üretebilen 3.5 litre hacimli benzinli motorla donatılmış. Elektrik motoru E300 BlueTEC HYBRID’de kullanılanla aynı olan otomobilin ortalama yakıt tüketimiyse 8.7 litre/100 km.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Arama:

  • bluetec nedir

Kore’nin ilk elektrikli aracı

Kia devlet kurumları ve kamu kuruluşları tarafından kullanılacak otomobilden gelecek yıl 2500 adet üretmeyi planlıyor.

Kia Ray Güney Kore’nin ilk seri üretim elektrikli aracı.

Otomobil aynı zamanda içten yanmalı modeliyle aynı üretim hattında monte edilen, dünyanın ilk elektrikli aracı olma özelliğini de taşıyor.

Kia Ray elektrikli araç, arka koltuğun ve kabin zemininin altında bulunan 16,4 kilovat-saatlik lityum iyon polimer batarya paketini kullanarak, 167 Nm tork üreten 50 kilovatlık elektrikli motora enerji sağlıyor. Bu çıkışla, 0-100 km/s hızlanması 15,9 saniye olan aracın azami hızı 130 km/s.

Ön tekerlekten çekiş araç benzinli modele göre 187 kilogram daha ağır.

Elektrikli motor yüzde 93 verime sahip ve Kia bunun segmentinin en iyisi olduğunu söylüyor.

Elektrikli aracın navigasyon sisteminde, ülke çapındaki yaklaşık 500 şarj istasyonu tespit edilebiliyor ve rota bu şekilde optimize edilebiliyor.

2013 yılına kadar Güney Kore’deki şarj istasyonu sayısının 3000’in üzerine çıkarılması planlanıyor.

Aracın diğer özellikleri arasında 20 km/s’nin altındaki hızlar için sanal motor sesi sistemi, yokuşlarda geri kaymayı önlemek için kalkış yardımı, ön ızgarada normal – hızlı şarja yönelik iki priz şarj bağlantısı ve frenden enerji kazanım sistemi sayılabilir.

Kia yeni elektrikli aracını ihraç edip etmeyeceğini açıklamadı.
Batarya paketinin 220 voltluk standart bir prizden tamamen şarj edilmesi altı saat sürüyor. Sadece 25 dakika süren hızlı şarj ile araç 140 km’lik menzile yetecek enerji depolayabiliyor.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER İÇİN ŞARJ ÜNİTESİ KURULACAK

Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, dünyanın artık güneş enerjisi ve elektrikle çalışan aletlere yöneldiğini belirtti. Büyükkılıç, Melikgazi Belediyesi olarak elektrikli otomobiller için şarj ünitesi kurulacağını belirtti.
19 Aralık 2011 09:14

Bir otomobil firmanın açılışında gördüğü elektrki otomobili inceleyen Melikgazi belediye başkanı Memduh Büyükkılıç, belediye olarak elektrki otomobiller için şarj ünitesi kuracaklarını belirtti.

Başkan Büyükkılıç şöyle devam etti. Türkiye’mizde bu konu az konuşuluyor yurt dışında oldukça mesafe alınmış durumda dünya artık güneş enerjisinden faydalanmanın yollarını arıyor, bunun avantajı fiyat olarak ucuz, çevre kirliliği yok gürültü kirliliği yok, Türkiye’de teşvik amacıyla ÖTV’si %3 şu anda artık çağın gidişatı elektrikli otomobillere doğru gidiyor. Elektrikli otomobiller için şarj üniteleri kuruluyor bizde Melikgazi belediyesi olarak bu konuda ilk adım atmayı düşünüyoruz belediyemiz yanına yapımı devam eden katlı otopark inşaatımız bitince oraya bir şarj ünitesi kurmayı planlıyoruz dedi.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter
Facebook Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
Yandex.Metrica