Quantcast

Monthly Archives: Ocak 2013

Yerli elektrikli spor otomobil Etox geliyor!

Yerli spor otomobil Etox’u üreten Ercan Malkoç, Başbakan Erdoğan’a verdiği sözü tuttu ve ODTÜ ile birlikte Etox’un elektrikli modelini geliştirdi.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Rusya’da elektrikli araba Avrupa’dan çok sattı

Yüzde 100 elektrikle çalışan ilk araba olan Mitsubishi i-MiEV Rusya’da birçok Avrupa ülkesinden daha fazla ilgi gördü. Elektrikli araba Rusya’da Fransa, Hollanda gibi ülkelerden daha fazla satıldı.

Metronews sitesinin haberine göre, satışa çıktığı Ekim 2011 döneminden bu yana Mitsubishi i-MiEV Rusya’da 90 adet sattı. Bu rakam Fransa’dan 1,9, Danimarka’dan 2,6, İtalya’dan 3,5, Hollanda’dan 3,8 kat daha fazla.

Rusya’da bugün elektrikli araca daha çok şirket ve kuruluşların rağbet gösterdiklerini söyleyen Rolf Import şirketi CEO’su Andrey Pankov, “Örneğin güvenlik şirketleri sessiz oluşu nedeniyle aracı tercih ediyor. Havaalanlarında uçaklardan yolcuları karşılamak için ideal bir araç. Enerji şirketleri de ilgi gösteriyor” dedi.

Vatandaşların ise hediye olarak elektrikli araba satın aldıklarını belirten Pankov, Rusya’da bu aracın ilk müşterisinin Kaluga Valisi Anatoli Artamonov olduğunu söyledi.

Mitsubishi Motors tarafından geliştirilerek satışa sunulan ilk elektrikli otomobil olma özelliği taşıyan Mitsubishi i MiEV’in pili 11 rubleye şarj oluyor. Tamamen dolu bir pil ile 100-130 kilometre yol alınabiliyor. Moskova trafiğinde aynı mesafe için gerekli benzinin fiyatı ise 300 ruble olarak hesaplanıyor.

Aracın Rusya’daki fiyatı 1,8 milyon ruble (yaklaşık 60 bin dolar).

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

PSA’nın hava ile çalışan aracı

PSA Peugeot Citroen yeni benzinli-sıkıştırılmış havalı hibrit güç aktarım sisteminin ve yeni modüler platformunun ayrıntılarını açıkladı.

Hybrid Air adını taşıyan hibrit sistem geleneksel bir benzinli motor ve otomatik şanzıman ile gücünü sıkıştırılmış havadan alan bir hidrolik pompa ve motoru bir araya getiriyor.

Son model bir Citroen C3 üzerinde gösterilen tertibatta motor, şanzıman, pompa ve motor, aracın ön kısmında motor bölmesinde bulunuyor, sıkıştırılmış hava ise ön koltukların arasında uzanan bir tankta depolanıyor.

Hybrid Air sistemi sıfır emisyonlu ‘hava’ modunda çalışabiliyor. Bu modda sıkıştırılmış hava gücüyle tahrik edilen hidrolik motor, şanzımanı ve dolayısıyla ön tekerlekleri döndürüyor. Araç ayrıca sadece ‘benzinli’ modunda ve kombine ‘benzinli-havalı’ modunda çalışabiliyor.

Mevcut benzinli-elektrikli hibritlerde olduğu gibi bu araçta da güç aktarım sistemi elektronik olarak kontrol ediliyor ve sürüş koşullarına en uygun güç kaynağı otomatikman seçiliyor. Sıkıştırılmış hava yavaşlama veya frenleme sırasında hidrolik pompayla yeniden dolduruluyor.

Benzinli-sıkıştırılmış havalı hibrit sistemi ilk olarak 2016’da B segmenti bir otomobilde kullanılacak.

Güç aktarım sistemi son model bir Peugeot 208 veya Citroen C3’te kullanıldığında 100 kilometrede 2,9 litre yakıt tüketiyor ve kilometrede 69 gram CO2 emisyonu oluşturuyor.
PSA’nın benzinli-havalı hibrit teknolojisi

PSA, Peugeot Citroen Hybrid 70 km/s’nin altındaki hızlarda yüzde 60 ila 80 oranında hava sisteminin otomobile güç sağlaması sayesinde, güç aktarım sisteminin şehir koşullarında geleneksel bir benzinli motora göre yüzde 45 daha iyi yakıt ekonomisi sağladığını söyledi.

Şirket ayrıca Hybrid Air sisteminin aracın menzilini yüzde 90’a kadar arttırabildiğini ve genel yakıt tüketimini de yüzde 35 civarı azalttığını belirtti.

PSA Hybrid Air teknolojisini Peugeot 208 ve Citroen C3 gibi B segmenti araçlarda 82 bg’lik bir benzinli motorla, Peugeot 308 ve Citroen C4 gibi C segmenti araçlarda da 110 bg’lik bir benzinli motorla kullanmayı düşünüyor.

PSA’nın benzinli-havalı hibrit teknolojisi

Yeni teknolojinin geliştirilmesi şirketin 100 kilometrede 2 litre benzin harcayan bir otomobil geliştirme ve 2020 itibariyle satışa sunma hedefine ulaşması için önemli bir adım teşkil ediyor.

PSA Peugeot Citroen aynı zamanda yeni EMP2 platformunu da gösterdi.

Açılımı Efficient Modular Platform 2 (Verimli Modüler Platform 2) olan ve VW Grubu’nun yeni MQB platformuna benzeyen yeni platform, hatchback, sedan, coupe, üstü açılır, steyşın, MPV ve SUV gövde tarzları için kullanılabiliyor.

C ve D segmenti platformun PSA’nın otomobillerinin yaklaşık yüzde 50’si için kullanılması planlanıyor, ama platformu temel alacak ilk araçlar yeni Citroen C4 Picasso ve Peugeot 308 olacak.

PSA yeni EMP2’nin yerine geçtiği platformdan 70 kilograma kadar daha hafif olduğunu ve CO2 emisyonlarını yüzde 22’ye kadar azaltılmasını sağlayacağını söylüyor.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Yakıt hücresi teknolojisini BMW’ye lisanslayacak

Nikkei’nin haberine göre, Toyota yakıt hücreli araç teknolojisini BMW’ye lisanslamak için anlaşma imzalamak üzere.

Günlük iş gazetesi perşembe günü resmi olarak açıklanması beklenen anlaşma kapsamında Toyota’nın dünyanın en büyük üst seviye otomobil yapımcısına güç aktarım sistemi ve hidrojen depolama teknolojisini sağlayacağını belirtti.

Nikkei BMW’nin bu teknolojiyi kullanarak 2015’e kadar bir prototip araç yapmayı ve 2020 yılında bir otomobil piyasaya sürmeyi planladığını kaydetti.

Yakıt hücreleri bir yakıtı (genellikle hidrojen) elektriğe çeviriyor, sonra bu elektrik otomobillere ve kamyonlara güç sağlamak için kullanılabiliyor.

Yakıt hücreli araçlar tek bir yüklemeyle pilli elektrikli araçlara göre beş kat daha fazla mesafe kat edebiliyor ve elektrikli araçların pilini şarj etmek 8 saat civarı sürerken, depoyu hidrojenle doldurmak sadece birkaç dakika sürüyor.

Günlük gazete, Daimler, General Motors, Nissan, Honda ve Hyundai gibi rakip şirketlerin hepsinin yakıt hücreli araçlar geliştirmek için rekabet ettiklerini belirtti.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25416229/

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Sadece elektrikli arabalar girecek

Bayraktar, İstanbul’a kurulacak yeni şehirlerin özelliklerini anlattı.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, marka şehirlerle ilgili soru üzerine şunları kaydetti:

”İnsanlarımıza İstanbul’a gelmeyin diyemeyiz. Trafiğinin rahatlatılması, meydanlarının ve teknik altyapının çok daha sağlıklı duruma getirilmesi için İstanbul’da iki yeni büyük yerleşim alanı kurulması noktasında irade ortaya koyduk. Nihai olarak 1,5 milyon nüfusu barındıracak bir yerleşim olacak. İddialı meydanları, ulaşımı ve teknik altyapısı olacak. Yer yer bazı bölümlerinde ekolojik yerleşim alanları oluşturulacak.

Sadece elektrikli arabalar girecek

Sadece elektrikli arabaların girebildiği, rüzgar ve güneş enerjilerini kullanan, atık sularını değerlendiren, çöplerin evlerde ayrıştırılabildiği iddialı bir şehir için şu anda kamulaştırma çalışmaları hızlı şekilde yürüyor. İnşallah bu hem Türkiye’nin hem İstanbul’un marka değerini çok ciddi şekilde artıracaktır. Anadolu yakasında da yine birkaç alanda çalışmalarımız var. Anadolu yakasında 2-3 alanda çalışıyoruz. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde, Diyarbakır, İzmir, Ankara ve Gaziantep’te de büyükşehir belediyeleriyle bu çalışmalarımız devam ediyor.”

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli Otomobiller Tasarruf Ettirecek Mi Zannediyorsunuz ?

Elektrikli otomobiller hakkında her gün yeni haberler çıkıyor, bildiğiniz gibi bu konuda en hızlı Renault oldu ve elektrikli Fluance modelini duyurdu. Peki sanıldığı gibi elektrikli otomobiller daha mı karlı ? İnsanlar bu konuya şöyle bakıyorlar; “Elektrikli otomobil alırım, sadece elektrik parası öderim varsa bir de vergisini öderim o kadar.” Öğrendik ki öyle değilmiş.

Duyulmayan bir nokta var ki ”Akü Kirası” . Her ay ödenecek 83 Euro’lık bir masraf daha ortaya çıkıyor ve yaptığınız kilometreye göre artacakmış. Bitmedi Üstüne Akünüzü sigortalatıyorsunuz. Gördüğünüz gibi şimdilik eksta iki kalem daha masrafımız çıkıyor. İçinizi rahatlatmak için iyi haberi sonra sakladım. MTV alınmayacak veya çok düşük olacakmış. Bu rivayetlerle birlikte yeni gelişmeleri izliyoruz. Bakalım şuanki motorlu taşıt ve akaryakıt vergileri elektrikli otomobillere geçtiğimizde nasıl alınacak ve tasarruf edecek miyiz.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Bilim ve teknolojide Türkiye modeli

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bilim ve teknoloji alanında Türkiye’nin elde ettiği başarıları anlatarak, dünyada bilim ve teknoloji alanında Türkiye modelinden söz edildiğini anlattı.

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu, Başbakan Erdoğan başkanlığında toplandı.
Erdoğan, toplantıda yaptığı konuşmada, Kurula 16. kez başkanlık yaptığını anımsatarak, orada alınan kararların tüm kurumlar tarafından sahiplenilerek hayata geçirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Yürütülen projelerin kurumlar arası entegrasyonu konusunda hassasiyet gösteren tüm yetkililere teşekkür eden Erdoğan, Türkiye’de bilim, teknoloji ve yenilik alanlarındaki gelişmelerin Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun kararlarına dayandığını, Kurul’un yaptığı işin sadece bir toplantı değil, toplantıdan daha fazlası olduğunu belirtti.
‘Burası ülkemizin geleceğine doğrudan etki eden, kritik kararların alındığı bir platformdur’ diyen Erdoğan, güncel gelişmeler ve kamuoyu gündemi ne kadar yoğun olursa olsun bilim ve teknolojiyi kendi gündemlerinin daima üst sıralarında değerlendirdiklerini ve bunun böyle devam edeceğini kaydetti.
Kurulun çalışmalarının 2023 hedefleri için hayati önem taşıdığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin geçen 10 yılda her alanda büyüdüğüne, geliştiğine, bölgesinde ve dünyada iddia sahibi bir ülke haline geldiğine işaret etti.
Bölgesel güç haline gelen Türkiye’nin karşılıklı dayanışma, yardımlaşma ve ihtiyacı olanların yanında yer alma ilkeleriyle ve yumuşak güç politikasıyla hareket ettiğini anlatan Erdoğan, gittikleri her yere ve ulaştıkları her topluma barış, dostluk ve kardeşlik duyguları içerisinde yaklaştıklarını ifade etti.
Erdoğan, Türkiye’yi tüm alanlarda olduğu gibi bilim, teknoloji ve yenilik alanlarında da 2023 yılında dünyanın en ileri ve en gelişmiş ülkelerinden, ilk 10 ülkeden biri durumuna getirmeyi amaçladıklarına işaret etti.

Erdoğan, Yüksek teknolojiye dayalı kendi savunma sanayi araçlarını üretemeyen bir ülkenin ne bölgesinde ne de dünyada söz sahibi olabileceğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

‘Bizim savunma sanayine verdiğimiz önem bölgemizde ve dünyada barışı, huzuru, istikrarı koruma konusundaki kararlılığımızın bir sonucu. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulumuz çok önemli yönlendirme ve koordinasyon görevleri yerine getirdi. Kurulumuz, bundan sonra da aynı şekilde üzerine düşenleri yapmaya devam edecektir. Bu vesileyle bugüne kadar kurul çalışmalarında emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.’

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nda savunma sanayi başta olmak üzere bazı alanları himayeleri altına aldıklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin milli seyir füzesini üreten, akıllı bombasını, füze gözünü, dünyada sayılı ülkenin geliştirebildiği ısıl pil teknolojisini kendi imkanlarıyla ve mühendisleriyle geliştiren bir ülke durumunda olduğunun altını çizdi.
Türk mühendislerin geliştirdiği kriptolu belleğin NATO tarafından kullanıldığını, balistik alanında tüm dünyada takdirle karşılanan ve tam not alan ‘Balistica Sistemi’nin yurt dışına ihraç edilmeye başlandığını anımsatan Erdoğan, uzay sanayi konusunda da önemli gelişmeler elde edildiğini, Göktürk-2 uydusunun geçen ay ve Rasat uydusunun da önceki yıl uzaya gönderildiğini hatırlattı.

Başbakan Erdoğan, tamamlanan projeler arasında yer alan ‘Bütünleşik Sosyal Yardım Projesi’ ile sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine en hızlı şekilde ulaştırılmasını sağlayacaklarını dile getirdi.

Kurul’da, Türkiye’nin önceliklerinin belirlendiğini, özel sektörü, kamu kuruluşlarını ve üniversiteleri bu doğrultuda yönlendirdiklerini anlatan Başbakan Erdoğan, enerji, bilgi ve iletişim teknolojisi, makine imalat teknolojisi, gıda ve otomotiv alanlarındaki projelerin hem nitelik hem de nicelik olarak artırılmasının kararlaştırıldığını, bu alanda ciddi bir yoğunlaşma yaşandığının görüldüğünü ifade etti.
Elektrikli araç üretimi konusunda ilk adımların atıldığını, projelerin belli bir noktaya geldiğini kaydeden Erdoğan, diğer alanlarda da ümit verici gelişmeler yaşandığını söyledi.

Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltacak bu alanlardaki projeleri desteklemeye ve teşvik etmeye devam edeceklerini bildirdi.
Bilimi toplumla buluşturma konusunda önemli işlev gören bilim merkezlerini yaygınlaştırma konusunda önemli ilerlemeler olduğuna işaret eden Erdoğan, bu merkezlerin bir kısmının bu yıl hizmete sunulmasının planladığını kaydetti.
Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun 23’üncü toplantısında, girişimcilik ve yenilik ekosistemlerinin geliştirilmesini kararlaştırdıklarını hatırlatan Erdoğan, bugün girişimcilere verilen destek ve teşviklerin daha önce ulaşılamayan seviyeye geldiğini bildirdi.
Yeni destekler ve vergi indirimlerinin yanında gençlere girişimcilik kültürü aşılayacak programlara, akademisyenlerin girişimcilik faaliyetlerinin desteklenmesine kadar pek çok farklı çalışma yürütüldüğünü belirten Erdoğan, sadece son iki buçuk yılda yaklaşık 110 bin vatandaşa girişimcilik eğitimi verildiğini, bu eğitimi alanlara kendi işlerini kurmaları için 30 bin lirası geri ödemesiz, 70 bin lirası geri ödemeli olmak üzere 100 bin liralık destek verildiğini anlattı.

Erdoğan, eğitimlerden yararlanan 5 bine yakın girişimcinin kendi işlerini kurduğunu kaydetti.

Üniversite mezunu gençlere teknolojik fikirlerini ürüne dönüştürmeleri için 100 bin lira hibe desteği sağladıklarını, bugüne kadar 470 gencin yararlandığı, bu desteğin artık her yıl 500 genç girişimciye sağlanacağını vurgulayan Başbakan Erdoğan, bu hızda gitmesi ve istikrarla sürmesi halinde, girişimcilik ekosisteminin Türk vatandaşları yanında yabancılar için de cazibe merkezi haline geleceğini ifade etti.

Türkiye’nin eğitim sisteminde çok önemli reformları gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Erdoğan, Cumhuriyet tarihinin en büyük eğitim projesi olan ‘Fatih Projesi’nin aşama aşama hayata geçirildiğini, eğitimde fırsat eşitliğini hedefleyen bu projeyle ülkenin her yerindeki çocukların aynı kalitede eğitim alma imkanına kavuştuğunu söyledi.

Eğitim müfredatının bilimsel kriterlere uygun şekilde yenilendiğini, öğrencilerin yetenekleri doğrultusunda şekillenen bir eğitim sistemi oluşturmayı hedeflediklerini bildiren Erdoğan, bu çalışmaların başarıyla sonuçlandırılacağını vurguladı.

Bugünkü toplantının gündeminde ‘Elektronik Devlet’ uygulamaları ve üstün zekalı çocukların eğitimi konularının da yer aldığını bildiren Erdoğan, e-devlet sisteminin kamuda zaman ve maliyet tasarrufu, vatandaş açısından da işini devlet dairelerine gitmeye gerek kalmadan yürütebilmesi bakımından büyük önem taşıdığını söyledi.

Erdoğan, ‘Üstün zekalı çocukların eğitimi maalesef Türkiye’nin geç kaldığı bir alan. Türkiye’yi 2023 yılına taşıyacak insan kaynağı için de kritik bir öneme sahip üstün zekalı çocukların eğitimi konusunda hazırlanan strateji ve uygulama planlarını bugünkü toplantımızda görüşeceğiz’ diye konuştu.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Fiat 500e ABD’deki en verimli elektrikli

ABD’deki Çevre Koruma Kurumu (EPA), Fiat’ın elektrikli 500 modelinin ülkede satılan en verimli elektrikli araç olduğunu açıkladı.

500e’nin sarfiyatı bir litre benzinle 46 kilometre yol alan benzinli bir aracınkine eşdeğer, yani Nissan Leaf’ten (45 km/lt eşdeğeri) biraz daha iyi.

Fiat aracın 140 kilometrelik menzilinin sınıfının en iyisi olduğunu söylüyor.

Bu değerler şehir sürüşünde daha da iyileşiyor. Fiat 500e’nin sarfiyatı ABD şehir döngüsünde bir litre benzinle 52 km yol alan bir benzinli otomobilinkine eşdeğer.

500e California’da bu bahar piyasaya çıkacak. Şirketin otomobili Avrupa’da piyasaya sürmeye yönelik bir planı yok.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Saab’ın sahibi Çin’de elektrikli otomobil üretecek

İflas etmiş otomobil üreticisi Saab’ın sahibi, Çin’de elektrikli otomobiller üretme ve satma planları kapsamında ülkedeki Qingdao şehriyle bir yatırım anlaşması imzaladı.

National Electric Vehicle Sweden AB (NEVS) Saab’ın yatırım çekmeyi ve tedarikçilerine ödeme yapmayı başaramamasının ardından otomobil üreticisinin varlıklarının büyük bölümünü satın almıştı.

NEVS yaptığı açıklamada sözleşmenin Qingdao’nun, Qingdao Qingbo Investment şirketi vasıtasıyla NEVS’e 2 milyar İsveç kronu (547 milyon lira) yatırım yapmasına ve hisselerin yüzde 22’sini almasına yönelik bir plan içerdiğini söyledi. NEVS sözcüsü mali işlemin ne zaman gerçekleşeceğine dair bir zaman çizelgesi vermedi.

NEVS ilk elektrikli otomobilini 2014’ün başında piyasaya sürmeyi hedeflediğini, ayrıca eski Saab 9-3 modelini geleneksel bir motorla yeniden piyasaya sürme olasılığını da değerlendirdiğini söyledi.

NEVS, ürettiği otomobilleri Qingdao limanına sevk etmeyi, daha sonra, İsveç’teki eski Saab fabrikasının kapasitesi dolduğunda da Qingdao’da bir fabrika üretmeyi amaçladığını belirtti.

Şirket Çin’deki yetkililerin elektrikli araçlara büyük yatırım yaptığını gördüğü için Çin pazarına yönelik otomobiller yapmayı amaçlıyor.

Çinli-İsveçli iş adamı Kai Johan Jiang’ın kurucusu ve sahibi olduğu National Modern Energy Holdings Ltd. NEVS’in yüzde yüz hissesini elinde bulunduruyor.

Hollandalı spor otomobil üreticisi Spyker, Saab’ı 2010’un başında General Motors’tan satın almış, fakat çok geçmeden mali sıkıntıya düşmüş ve aylarca Çinli şirketlerle anlaşmalar yapmak için uğraşmıştı.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli otomobil satışlarından memnun değil

Renault düşük elektrikli araç satışlarını canlandırmak için yakında çıkacak Zoe ile pazarlama stratejisini değiştirmeyi planlıyor.

Dünya çapında elektrikli otomobillerin çok az satması nedeniyle hayal kırıklığına uğrayan Renault, potansiyel müşterilerin ilgisini arttırmak için daha başarılı bir pazarlama stratejisi benimsemek istiyor.

Renault’nun küresel pazarlama yöneticisi Stephen Norman, “Araçların bağımsızlığını göstermemiz ve halka neler yapabileceklerini daha iyi bildirmemiz gerekiyor. Bence insanlar bu araçlarda mevcut olmayan kısıtlamalar icat ediyorlar” dedi.

Renault elektrikli otomobil pazarında pazar lideri olsa da, dünya çapındaki satışlar yeterince yüksek değil. Norman, “Şimdiki yapmamız gereken 2030’da ne yapacağımızla ilgili boş boş konuşmayı bırakıp o araçları satmak. Elektrikli otomobille ilgili iletilecek çok fazla mesaj var, bu konuda çaba göstermemiz gerekiyor” diye konuştu.

Renault gelecek yıl Renault Zoe’yu bütün elektrikli araçlarında öne çıkardığı bir avantaj olan, güç aktarım organlarının sessizliğine odaklanan bir kampanyayla piyasaya sürecek.

Norman insanların elektrikli araçları sadece sessiz oldukları için satın almayacağını kabul etse de, bunun kusursuz mühendislik ve verimliliği çağrıştıran bir nitelik olduğunu belirtti.

Norman Zoe’ya ilişkin, “İnsanların onu sürmeleri de gerekiyor. O son derece çevik ve çok güçlü frenleri olan bir araç” dedi.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Arama:

  • renault zoe ne zaman çıkacak
  • elektrikli araç ZEO
  • renault zoe akü kiralama bedeli halen var mı
Facebook Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
Yandex.Metrica