Quantcast

Monthly Archives: Nisan 2013

Tunceli’nin elektrikli otomobil projesine TÜBİTAK onayı

Tunceli ve Fırat Üniversiteleri’nden öğretim üyeleri ve öğrencilerin hazırladığı “Ters Relüktans Motorlu, Elektrikli Otomobilin Tasarımı, İmalatı ve Kontrolü” projesi, TÜBİTAK tarafından onaylandı.

Sürüş güvenliği sağlanan bir elektrikli otomobil prototipinin tasarlanıp üretilmesinin amaçlandığı projede, iki üniversiteden, farklı mühendislik alanlarından 7 öğretim üyesi ve yüksek lisans ve doktora yapan 7 öğrenci görev alıyor.

TUNCELI'DE "ELEKTRIKLI OTOMOBIL" PROJESI

”YERLİ ELEKTRİKLİ OTOMOBİL HEDEFİNE KATKI”

Tunceli Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Zeki Omaç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hazırladıkları projeyle, tamamen yerli elektrikli otomobil hedefinin gerçekleştirilmesine katkı sağlayacak araştırmalar yapılacağını söyledi.
”CİDDİ BİR PROJE”

Gelişen teknolojilere yatırım yapılması gerektiğini belirten Omaç, “Hem ilimizi hem ülkemizi ileri taşımamız lazım. Bu, ciddi bir projedir. TÜBİTAK’ın da buna destek vermesi çok isabetli ve yerinde. Tunceli Üniversitesi’nin de böyle bir projede yer alması çok önemli. Dört yıllık geçmişi olan bir üniversite böyle çalışmalar yapıyor. Bunun üniversite açısından çok prestij getirecek bir çalışma olduğunu söyleyebilirim” diye konuştu.

”BÜYÜK BİR BAŞARI OLARAK GÖRÜYORUZ”

Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Eyyüp Öksüztepe ise Tunceli’nin isminin güzel projelerle duyurulması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Yaklaşık bir yıldır üzerinde çalıştığımız, tamamen beyinde bitirmiş olduğumuz proje TÜBİTAK tarafından desteklendi. Elbette yeni bir üniversitenin bu şekilde bir projeye imza atmasını son derece büyük bir başarı olarak görüyoruz. Bu, öğretim üyelerinin başarısı, aynı zamanda Tunceli Üniversitesi’nin de başarısıdır. Üniversitemizin adının böyle güzel çalışmalarla duyurulması bizim gurur kaynağımız olur.”
”TUNCELİ’DEN ÜRKMEYİN, GELİN”

Tunceli’nin sanayi bakımından geri kalmış bir il olduğuna dikkati çeken Öksüztepe, “Yıllarca bu bölgeden beyin göçü olmuş. Bir ile üniversitenin kurulması elbette ki o bölgeyi her bakımdan geliştirecektir. Tüm Türkiye genelinde Tunceli’nin kötü şeylerle anılması, buraya gelebilecek yetenekli insanların da ürkmesine sebep oluyor. Aslında bizim Tunceli’yi daha çok bu tür çalışmalarla duyurmamız gerekir” ifadelerini kullandı.
1 MİLYON TL’LİK BÜTÇE

TÜBİTAK tarafından Öncelikli Alanlar AR-GE Projeleri Destekleme Programı kapsamında desteklenen ve yaklaşık 1 milyon lira bütçeli proje kapsamında, “akıllı aracın” 24 ayda tasarlanıp imal edilmesi ve “Ters Relüktans Motorlu, Elektrikli Otomobilin Tasarımı, İmalatı ve Kontrolü” projesinin 24 ayda bitirilmesi ve 6 ay da test edilmesi planlanıyor.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli araç teknolojilerine 4 milyon lira destek

TÜBİTAK, hibrit ve elektrikli araçlara yönelik elektrik motoru, batarya teknolojileri ve kontrol sistemleri alanlarında proje hazırlayan araştırmacılara yaklaşık 4 milyon liralık Ar-Ge desteği verecek.

TÜBİTAK kaynaklarından edinilen bilgiye göre, çevreci ve az yakıt tüketimiyle ilgi odağı haline gelen hibrit ve elektrikli araçların, otomotiv sektörünün geleceğinde önemli yer edineceği öngörülüyor.

Türkiye’de de hibrit ve elektrikli araç teknolojilerinin geliştirilmesi için hazırlanan Ar-Ge projelerine TÜBİTAK tarafından hibe desteği veriliyor.

TÜBİTAK Öncelikli Alanlar Ar-Ge Projelerini Destekleme Programları ile Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında araştırmacılara ve özel sektöre önemli destekler sağlanıyor.

8 projeye 4 milyon lira destek

Hibrit ve elektrikli araç teknolojilerinin geliştirilmesi için Öncelikli Alanlar Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı kapsamında 2012 yılında otomotiv çağrısına çıkıldı. Üç başlıkta çıkılan çağrıya araştırmacılar tarafından TÜBİTAK’a 58 proje başvurusu geldi.

Yapılan değerlendirmeler sonucunda “Elektrikli ve hibrit elektrikli araçlarda enerji yönetim sistemleri, elektrik motoru ve batarya teknolojileri” alanında Ayşe Elif Sanlı (Turgut Özal Üniversitesi), Bülent Vural (Yıldız Teknik Üniversitesi), Fatih Camcı (Uluslararası Antalya Üniversitesi), Hamdi Uçarol (TÜBİTAK MAM), Hasan Kürüm (Fırat Üniversitesi) ve Uğur Savaş Selamoğulları’nın (Yıldız Teknik Üniversitesi) projelerine destek verilmesi uygun görüldü.

“Elektrikli ve hibrit elektrikli araçların dinamiği ve kontrolü” alanında Gediz Üniversitesi’nden Selim Solmaz’ın, “Hibrit elektrikli araçlarda içten yanmalı motor performansı ve emisyon kontrolü” alanında ise Erciyes Üniversitesi’nden Bilge Albayrak Çeper’in hazırladığı projelere destek sağlanacak.

Böylece her 3 çağrıdaki toplam 8 projeye yaklaşık 4 milyon liralık Ar-Ge desteği verilecek.

11 çağrıya 944 başvuru

TÜBİTAK Araştırma ve Destekleme Programları Başkanlığı (ARDEB) tarafından yürütülen Öncelikli Alanlar Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı kapsamında 11 çağrı açıldı.

Bilgi ve iletişim teknolojileri, enerji, gıda, otomotiv öncelikli alanlarının alt teknolojik alanlarındaki bu çağrılara toplam 944 proje başvurusu yapıldı. İlk aşamayı geçen 251 proje arasında yapılan değerlendirmede 49’unun desteklenmesine karar verildi.

Öncelikli Alanlar Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı ile Ulusal Bilim Teknoloji ve Yenilik Stratejisi çerçevesinde belirlenecek öncelikli alanlarda sonuç odaklı, izlenebilir hedefleri olan, ilgili bilim/teknoloji alanlarının dinamiklerini gözeten ve yurt içinde yapılan Ar-Ge projelerini desteklemek ve bu projeler arasında eşgüdüm sağlanması amaçlanıyor.

Bu kapsamdaki projelere 36 aya kadar destek veriliyor.

(AA)

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Volvo C30’a hızlı şarj ve daha güçlü motor geldi

Volvo Cars ve Siemens’in stratejik ortaklığı ile geliştirilen ilk elektrikli otomobil, 5.9 saniyede 0-70 km km/s hızlanma ve sadece 1.5 saat içinde tam şarj olabilme özelliklerine sahip. Volvo, artırılmış hızlanma ve müşteriye sunulan esneklikle birlikte elektrifikasyon sözünü de yerine getirmiş oluyor…
Volvo C30 Electric’teki eşsiz teknolojik çözümler, Volvo’nun ileriki dönemlerde geliştireceği elektrikli araç ürün gamının tamamına entegre edilebilecek. Yeni Siemens motor, 120 beygirlik maksimum gücü ve 250 Nm’lik torku ile 0-70 km/s hızlanmanın sadece 5.9 saniyede tamamlanmasına olanak tanıyor.
Volvo Car Group Elektrikli Aktarma Sistemleri Başkan Yardımcısı Lennart Stegland konuyla ilgili olarak “Yenilikçi hızlı şarj çözümünün eklenmesiyle, otomobilin günlük kullanımdaki sürüş süresi ve menzili radikal ölçüde artırıldı. Bu sahip olma maliyetini büyük ölçüde düşürecek, çünkü gün boyunca yaptığınız her kilometre çok daha ucuza gelecek. 10 dakikalık hızlı şarj, 20 kilometrelik ekstra menzil anlamına geliyor,” açıklamasında bulundu.
Siemens, Volvo’nun yeni Ölçeklenebilir Ürün Mimarisi (SPA) platformu için de elektrik tahrikli güç aktarma bileşenleri ana tedarikçisi olarak görev yapacak. Hibridlerden saf elektrik enerjili modellere kadar her düzeyde gelişmiş elektrifikasyon sistemleri sağlayacak olan Siemens’in tüm çalışmaları kabin hacmi ve yükleme kapasitesinden kayıp olmaması üstüne yoğunlaşacak.
Dünyada bir ilk
Yeni 22 kW’lık hızlı şarj cihazı, üç fazlı besleme üzerinde çalışıyor ve elektrikli bir otomobile monte edilebilecek kadar küçük, dünyanın ilk yerleşik şarj cihazı.
Otomobil, sıradan bir tek fazlı 230V ev prizine bağlandığında 8-10 saatte şarj olurken, üç fazlı çıkış kullanan yeni sistem bu süreyi sadece 1.5 saate indiriyor. Bu da NEDC sertifikasyonu sürüş döngüsüne göre 164 km’lik bir menzile denk geliyor.
Lennart Stegland bu yenilikle ilgili olarak; “Bu benzersiz çözümü geliştirdiğimiz için gurur duyuyoruz. Gün içindeki kullanım süresini artırdığımızdan dolayı hem kamu hem de özel sektör için elektrikli otomobilleri ticari bir teklif olarak daha uygun hale getirme yolunda önemli bir adım attık” dedi
Geliştirilmiş Volvo C30 Electric filosu diğer Volvo otomobillerle aynı yüksek kalite ve güvenlik standartlarına uygun, dinamik bir sürüş deneyimiyle birlikte, dış sıcaklık ne derecede olursa olsun konforlu bir iklimlendirme olanağı sunuyor. Yakıt maliyeti de geleneksel otomobillerden önemli ölçüde daha düşük. Yakıt fiyatlarına bağlı olmak üzere 2/3 oranında ekonomi sağlamak mümkün.
Stegland “Volvo, her zaman insan merkezli bir otomobil üreticisi olmuştur. Dünya standartlarında güvenlik çözümleri üretme hedefimizi ve özvermizi artık dinamik, sezgisel ve esnek elektrikli otomobiller için de gösteriyoruz. Amacımız en son teknolojiyi kullanarak elektrifikasyon yolunda ilk olmak. Yeni C30 Electric filosu, seri üretime yaklaşırken, bize teknoloji ve işlevsellik adına önemli geri dönüşler sağlayacak.” dedi.
Volvo Car Group ve Siemens arasındaki stratejik ortaklık, elektrikli araçların geliştirilmesine öncülük etmek amacıyla 2011 Ağustos ayında kuruldu.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Bir saniyeden kısa sürede şarj olan batarya

ABD’li bilim insanları, bir saniyeden daha bir sürede şarj olabilen birkaç milimetre büyüklüğünde mikro-batarya üretti.

Illinois Üniversitesi araştırmacıları, sadece birkaç milimetre genişliğinde ürettikleri lityum iyon bataryalarla, elektronik cihazların enerji tüketiminde çığır açmayı planlıyor.

Mekanik bilimi ve mühendisliği alanında Profesör olan William P. King başını çektiği araştırma ekibi, geliştirdikleri teknolojiyle akıllı telefon bataryalarını, hatta araba akülerini bile bir saniyeden kısa sürede şarj edebileceklerini belirtti.

Çapı bir santimetreden daha küçük olan mikro-bataryalar, yeniden şarj edilebildikleri gibi, mevcut tüm bataryalardan 1000 kat daha hızlı şarj oluyor.

Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırma hakkında konuşan King, “Bataryalara yeni bir bakış açısı oluşturabileceğimiz bir alan keşfettik. Bir batarya, düşünülenden çok daha fazla enerji sağlayabilir. Son yıllarda elektronik cihazlar ve bilgisayarların düşünen parçaları giderek küçüldü. Buna rağmen bataryaların kapasitesi geride kaldı. Ancak geliştirdiğimiz mikro-bataryalar bu durumu tersine çevirecek” dedi.

MİNİ ÖLÇEKTE SÜPER PERFORMANS
Üç boyutlu mikro-yapıya sahip olan mikro-bataryalar, anot (+) ve katot (-) kutuplarından oluşuyor. Üç boyutlu nanoyapılı katot tasarımları, materyal bilimi ve mühendislik profesörü Paul Braun tarafından geliştirildi. King ve Illinois Üniversitesi akademisyeni James Pikul, Braun’un geliştirdiği katotu dengeleyecek anotu tasarladı.

Ardından, iki bileşik süper performanslı bir batarya ortaya çıkarmak için mikro ölçekte bir araya getirildi.

Araştırmacılar,mikro bataryaların ne kadar erken tüketici elektroniğine dahil olursa, o kadar faydalı olacaklarını belirtti. Bir saniyeden kısa sürede şarj olan bataryalar, elektronik üreticilerinin yeni nesil cihazlarını üretim şeklini de değiştirebilir.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25438034/

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Toyota’dan hibrit araç satış rekoru

Toyota’nın, dünya genelinde hibrit otomobil satışının, lansman tarihinden bugüne kadar 5 milyon 125 bin adete ulaştığı açıklandı. Toyota’dan yapılan açıklamaya göre 2013 yılının Mart ayı sonuna kadar satılan hibrit araçlar, dünya genelindeki toplam Toyota satışlarının yüzde 14’ünü oluşturdu. Toyota’nın Japonya satışlarındaki yüzde 40’lık pay da hibrit araçlara ait. Toyota, dünyada 5 milyon adedin üzerindeki hibrit araç satışını gerçekleştirerek çevreci teknolojilerin lider ve öncü markası olmaya devam ediyor. Hibrit araçlardan kaynaklı bugüne kadar benzer otomobillere göre Türkiye’nin yıllık benzin tüketiminin 5 katına denk gelen yaklaşık 12 milyar lt benzin tasarrufu sağlandı. CO2 salımında 34 milyon ton düşüş sağlanarak İstanbul’un yüzölçümünün 20 katına denk gelen 110.000 km2 lik ağaçlandırma alanı kadar küresel ısınmaya karşı bir önlem almak anlamına geliyor. Hibrit teknolojisine sahip ilk otomobili 1997 yılında Prius modeli ile piyasaya sunan Toyota firması bugün 3’üncü nesil Prius ile birlikte 80 farklı ülkede 20 modelin hibrit versiyonunu satışa sunuyor. Toyota tüm dünyada yıllık 1 milyon hibrit otomobil satışı gerçekleştiriyor. Toyota Pazarlama ve Satış A.Ş. Ceo’su Ali Haydar Bozkurt, Toyota olarak kısa ve orta vadede çözümün elektrikli hibrit araçlarda olduğunu vurguladıklarını belirterek “Özellikle Türkiye’de sunduğumuz Yaris Hybrid’e halkımızın ilgisi büyük oldu. Bu hibrit modelimiz için sıra yazıyoruz” diyerek şunları söyledi: “Bugün Toyota dünyada 5 milyon adedi aşan hibrit araç satışı ve milyonlarca müşterisinin takdiriyle çevreci teknolojiler konusundaki liderliğini başarıyla sürdürüyor. Bu başarıdan elde edilen güçle Toyota’nın hedefi 2020’li yıllara doğru her modelin hibrit versiyonunu geliştirmektir. Türkiye’de ise tüketicilerin hibrit gibi çevreci araçlara düşük maliyetlerle erişimini sağlayacak vergi indirimleri ve/veya teşviklerin yatırımları arttıracağına inanıyoruz. Bu tarz bir uygulama başta hibrit olmak üzere yakıt tasarrufu sağlayan tüm çevreci teknolojilerin halkımız tarafından erişilebilirliğini artıracak ve enerji ithalatından kaynaklı cari açığı azaltacaktır.”

Ads by AdGenta.com

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli otomobil mi, yoksa CNG mi?

Herkes gelecekte petrolün bitip otomobillerin elektrikli olacağını söylüyor. Ya yanılıyorlarsa? Ya gelecek elektrikli otomobillerde değilse? Gelecek elektrik değil CNG’deyse? CNG de mi ne? Aktuel.com.tr geleceğin izini sürdü.. Tofaş CEO’su Kamil Başaran, “auto motor & sport” Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Halit Bolkan ve BMW MİNİ Satış-pazarlama direktörü Ayhan Ölçer’le CNG ve elektrikli otomobil savaşını masaya yatırdık…

Marilla Erçik / Aktuel.com.tr

1930’lu yıllarda petrole alternatif olarak otomobillerde LPG kullanımı başladı. Özellikle ekonomik olması ve kolay bulunması LPG’yi cazip hale getirdi. Ancak LPG’nin Türkiye’de yaygınlaşması 1985’leri buldu. Avrupa ülkelerinde yaygın olarak kullanılan LPG’nin tahtını ise sıkıştırılmış doğalgaz yani CNG sarsacak gibi görünüyor. Sebebi ise petrol ve LPG’den çok daha ekonomik olması… Çevreyi daha az kirleten ve güvenli olan CNG, şimdilik bazı otobüslerde kullanılıyor. Çok yakında otomobillerde de kullanılmaya başlayacak. CNG benzinli araçlara göre yüzde 70, LPG’li araçlara göre ise yüzde 50 yakıt tasarrufu sağlıyor. CNG yakıt tankları hafif ve güvenli olmasının yanında ömrü de uzun süreli… LPG tankları 10 yıl CNG tankları ise 20 yıl kullanılabiliyor.

“auto motor & sport” Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Halit Bolkan ile elektrikli otomobiller ve CNG üzerine konuştuk. Elektrikli otomobillerin hayal olmadığını fakat zamana ihtiyaç olduğunu anlatan Halit Bolkan, CNG’nin de popülaritesinin arttığını dile getirdi. Tofaş CEO’su Kamil Başaran ve BMW MİNİ Satış-pazarlama direktörü Ayhan Ölçer de markalarının stratejilerini aktuel.com.tr’ye anlattılar…

AYHAN ÖLÇER – BMW MİNİ SATIŞ VE PAZARLAMA DİREKTÖRÜ
“Gelecek elektrikli otomobillerde”
BMW CNG üzerine herhangi bir yatırım ve geliştirme yapmıyor çünkü geleceğin kesinlikle elektrikli otomobiller ile şekilleneceğine yürekten inanıyor. Bu yüzden bu konuda diğer üreticilerden çok daha büyük boyutlarda yatırımlar yapmış durumda…

BMW’nin elektrikli otomobillere olan inancının en somut kanıtı, diğer üreticilerin aksine şu anda var olan modellerine bir pil ve elektrikli motor ekleyerek, bunları elektrikli otomobillere “dönüştürmek” yerine, her yönüyle elektrikli kullanıma uyumlu özellikler sergileyecek, hem tasarım, hem de motor ve pil teknolojileri olarak sıfırdan geliştirilmiş modelleriyle, BMW i alt markasını yaratıyor olması. BMW i modelleri 2013 yılı sonu itibariyle dünyada, 2014 ikinci çeyrek itibariyle de Türkiye’de pazara sunulmaya başlanacak olup, bu konudaki gelişmeleri yakında sizlerle de geniş bir şekilde paylaşıyor olacağız.”

HALİT BOLKAN – AUTO MOTOR & SPORT GENEL YAYIN YÖNETMENİ
“Elektrikli otomobil için çok zaman lazım”
Elektrikli otomobillerin hayal olduğunu düşünüyor musunuz?
Elektrikli otomobiller hayal değil, sadece zaman meselesi. Sonuçta fosil yakıtlar eninde sonunda tükenecek. Dolayısıyla insanoğlunun sadece ulaşım değil, enerji gerektiren her alan için sürdürülebilir çözümler geliştirmesi gerekiyor. Ancak bu teknolojiler geliştirilirken de var olan kaynakları daha verimli kullanılmak zorunda. Otomobillerin geleceğinde elektriğin temel enerji kaynağı olacağını kesin olarak söyleyebiliriz; tabii başka bir teknoloji icat edilmezse. Ancak bunoktada önemli olan otomobillerde kullanılan bataryaların yeterli menzili sağlayacak kadar geliştirilebilmesi.

Elektrikli otomobillerin yaygınlaşması için neler yapılmalı?
Günümüz teknolojisinde elektrikli otomobiller gerçek kullanım şartlarında 150 km civarında menzile ulaşabiliyor. Markaların açıkladığı ve 250 km’ye kadar çıkan menzile ulaşabilmek için ideal şartlara ihtiyaç var ki, bu da pek kolay değil. Elektrikli otomobillerin yaygınlaşabilmesi için en azından günümüzdeki benzinli otomobiller kadar; yani 600 km civarında menzile sahip olması, şarj sürelerinin 30 dakika civarına inmesi ve buna bağlı olarak hızlı şarj istasyonlarının akaryakıt istasyonları kadar yaygın olması gerekiyor. Tüm bu gereklilikler için sektör yetkilileri en az 10 yıllık bir süre veriliyor. Bence şarj istasyonu altyapısı için daha da uzun bir süre gerekecektir.

Peki ya CNG yakıtlı otomobiller ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Son dönemde gündemegelmeye başlayan CNG yani sıkıştırılmış doğalgaz ise sağladığı birkaç avantaj sayesinde gittikçe daha popüler olmaya aday bir alternatif yakıt. Avantajları, bugünkü şartlarda, benzin, motorin, LPG’nin yanı sıra özellikle Güney Amerika’da yaygın olarak kullanılan alkol türevlerinden daha ucuz olması, bu yakıtların tamamından daha düşük egzoz emisyonuna sahip olması ve var olan benzinli motor teknolojisiyle kullanılabilmesi. Elbette bir otomobili CNG’li olarak kullanabilmek için özel depolara, yakıt borularına, özel supap ve supap yuvalarına ihtiyaç var. Bu da belirli bir maliyeti göze elmayı gerektiriyor. Benzinle kullanılmak için üretilen bir motorda CNG kullanılması ortalama 30 bin km’de motorda hasara yol açabiliyor.

CNG’li otomobil üretimi yapan markalarla ilgili neler söyleyebilirsiniz?
LPG gibi sonradan dönüşüm yapmak da güç ve maliyeti yüksek. Halen çok az sayıda marka CNG’li otomobil üretimi yapıyor. Bu konuda en büyük pazara sahip marka ise Fiat. CNG teknolojisini seri üretimde kullanan markaların başında gelen Fiat, binek otomobillerin yanı sıra Türkiye’de üretilen hafif ticari aracı Doblo’da da CNG’li versiyon sunuyor. Özellikle egzoz emisyonunun vergilere etkili olduğu ülkelerde gittikçe artan bir ilgi görmesi beklenen CNG’li otomobiller için de en önemli yatırım olarak CNG istasyonlarının yaygınlaşması geliyor. Sonuç olarak CNG, elektrikli otomobillere geçiş döneminde kullanılacak en önemli alternatif yakıt olmaya aday ama elektrikli otomobiller er ya da geç pazarın mutlak hakimi olacak.

KAMİL BAŞARAN – TOFAŞ CEO’SU
“Elektrikli araçlar istenildiği kadar hızlı yayılmıyor”
Yenilikçi ve çevre dostu teknolojiler, otomotivde yapılan çalışmaların temelinde kendilerine yer edinmiş konulardır. Otomobil kullanıcılarının genel eğilimi de daha az, hatta tercihen “sıfır” emisyon üreten, araçlara doğru kaymaktadır. Verimli ve düşük emisyonlu motorları ile dünyada öne çıkan bir marka olan FIAT 6 yıldır JATO araştırmasında “En düşük emisyona sahip otomotiv firması” unvanını korumaktadır. Fiat’ın bu başarısında geliştirdiği Twin-air, Multi-air ve Multijet gibi yenilikçi motor teknolojilerinin payı büyüktür. Bu teknolojilerin öne çıkanları doğalgaz ve elektrikli araçlardır. Her iki konu da Türkiye açısından bakıldığında stratejik öneme sahip konulardır. Elektrikli araçlar ve tüm alternatif yakıtlı araçlar, enerjiden ulaşıma birçok ana başlıkta eş zamanlı yapılacak çalışmalar ile başarılı olabilir. Bu konuda Maliye Bakanlığı, Enerji Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ile bu kurumlara bağlı devlet organlarının çalışmaları belirleyici olacaktır.

Doğalgazın, ülkemizde yaygınlaşmış bir dağıtım ağı olması avantajdır. Ancak araç üzerine kullanılacak şekilde, istasyonlarda dağıtabilir olması için düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Elektrikli araçlar için de benzer durum geçerlidir. TOFAŞ, Doblo’nun elektrifikasyonunu Bursa’daki Ar-Ge Merkezi’nde gerçekleştirmiştir. Yan sanayi firmaları ile elektrik motoru gibi önemli bileşenlerin geliştirilmesi için de çalışmalarını sürdürmekte ve elektrikli araçların özellikle ticari olarak uygulanabilir hale getirilmesi ile ilgili çalışmalarına devam etmektedir.

Dünyadaki diğer ülkelere bakıldığında, elektrikli araçların ticarileşmesinin uygulanan teşviklere rağmen öngörüldüğü kadar hızlı gerçekleşmediği görülmektedir. Bunda, batarya teknolojilerinin yeterli menzili sağlayacak performansta olmaması, maliyetinin yüksek olması, tüketici alışkanlıkları ve toplam satın alma maliyetinin etkisi olduğu görülmektedir.

FIAT, İtalya’da doğalgazlı araçlara gösterilen önemin de etkisiyle, geliştirdiği doğalgazlı araç teknolojilerini başarılı bir şekilde kullanıma sunmuştur. Türkiye’de ilk kez TOFAŞ’ta üretilen doğalgazlı araçlar Avrupa’nın birçok ülkesine ihraç edilmektedir. “Natural Power – Doğal Güç” olarak adlandırılan doğalgazlı Doblo ve Fiorino, bu araçların başarılı örnekleri.

718994190663

Elektrikli otomobil gerçekten yeni mi? Çoğu kişi elektrikli otoların yeni bir teknolojı olduğunu düşünüyor. Ancak, elektrikli otolar, içten yanmalı benzinli ve dizel otomobillerden daha eskı… Lohner-Porsche, 1901 ılk elektrıklı oto 1834’te yola cıktı.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Çin’in elektrikli otomobili “E50”

Tek şarjla 180 kilometre giden araç 100 kilometre hıza 15 saniyede ulaşıyor.

Çin’in ticari satışa sunulan tamamen elektrikle çalışan binek otomobili “Rongwei E50”, akaryakıt kullanan rakipleriyle yarışacak ölçüde konforu ve süratiyle yeni nesil otomobillerin ilklerinden.

Ülkede üç senelik Ar-Ge çalışmasının ürünü olan ve ilk seri üretimi yapılan araç, Şanghay Otomobil Fuarında da sergilenerek uluslararası tanıtımı yapılacak.

Merkezi Şanghay’da bulunan SAIC Motor Corporation Şirketi’ne ait Rongwei markasının ülkede 230 bin 900 yüenden ticari satışına geçen yılın kasım ayında başladığı E50, Çin’de yeni nesil enerjili otomobil olarak yollarda boy göstermeye başlıyor.

E50’de 16 kilovat/saatlik lityum demir fosfat alaşımlı batarya ve 47/28 kilovatlık sabit mıknatıslı senkron tahrik motoru bulunuyor. Saatte 130 kilometre hıza ulaşabilen otomobil, tek şarjla saatte 60 kilometre sabit hızla gittiğinde 180 kilometre yol katedebiliyor.

100 kilometre hıza 15 saniyede ulaşabilen elektrikli otomobil, hızlı ve yavaş olmak üzere iki yolla şarj edilirken, sıfır emisyon hacmine sahip.

1 ton 80 kilogram olan tek kapılı ve beş kişilik araçta küçük de bir bagaj bulunuyor. E50’nin 220 voltluk prizle 6 saatte dolan bataryası, hızlı şarj seçeneği ile yarım saatte yüzde 80 oranında doldurulabiliyor.

Hidrolik direksiyon, üç boyutlu gösterge, otomatik vites, “Smart Hold” hidrolik el freni, hava yastığı ve ABS fren sistemi gibi modern otomobillerde bulunabilecek birçok özelliği de bünyesinde barındıran elektrikli “şehir tilkisi” E50, Çin’in ilk piyasaya sürülen tamamen elektrikle çalışan binek otomobili olma özelliğini taşıyor.

Sürüş anındaki sessizliği ve akaryakıtlı otomobillerle boy ölçüşebilir şehir içi süratiyle araç, çevre dostu olduğu kadar kullanıcı dostu.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Renault Twin’Z: Elektrik ona yeter…

Milano Mobilya Fuarı’nda Renault’nun yeni konsept modeli Twin’Z’nin ilk gösterimini gerçekleştirildi.

Renault’dan yapılan açıklamaya göre, Renault’nun yeni tasarım kimliğinin 5. modeli Twin’Z, şehir otomobilinin modern ve sanatsal yaklaşımını yansıtıyor.

Renault 5 ve Twingo gibi modellerden esinlenerek yapılan Twin’Z, arkadan itişli ve motoru arkada olan yüzde 100 elektrikli bir otomobil olma özelliği taşıyor.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Koç’tan yerli oto açıklaması!

Koç Holding CEO’su Turgay Durak, yerli otomobil üretiminin çok ciddi marka yatırımı, bayi ve servis ağı gerektirdiğini vurgulayarak, “Satışta ise en azından Avrupa, tercihen de kıtalararası satış performansı yakalamanız lazım. Biz niye girmiyoruz, çünkü bu şartlarda rantabl bulmuyoruz” diye konuştu.

‘BİLİMSEL TUTUM GIPTA ETTİRİYOR’

Genel kurulda konuşan Durak, elektrikli ve hibrit oto üretimiyle ilgili de farklı görüşler bulunduğunu, bu kategorilerin pazar payının düşük kalacağına inananların da olduğunu söyledi. Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç ise, “Hükümetimizin ve ekonomik faaliyetleri düzenleyen resmi kuruluşların gerçekçi, bilimsel ve disiplinli tutumları birçok ekonomik göstergenin eskiden gıpta ile gözlemlediğimiz seviyelerde oluşmasını sağladı” dedi. Koç ayrıca, holding olarak mevcut kalıplar ve sınırlar içinde kalmakla gelişme sağlanamayacağı inancıyla inorganik büyüme fırsatlarını devamlı takip ettiklerini dile getirdi.

‘BORCU SINIRLAMAK DİRENCİMİZİ ARTTIRDI’

Koç Holding Başkanı Mustafa Koç da, dünyanın global krizin artçılarıyla sallanmaya devam ettiğini kaydederek, süreç belirsizliklerle dolu olsa da geleceğe heyecanla baktıklarını dile getirdi. Koç, gelişmeleri fırsata çevirme konusunda etkin bilanço yönetiminin önemli olduğunu söyleyerek, spekülatif döviz pozisyonlarının bulunmamasının, borçluluğun belli bir seviyede tutulmasının dirençlerini artırdığını vurguladı.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Siirt’te Elektrikli Otobüs Fabrikası çalışmaları

Siirt’te elektrikli otobüs üretecek fabrikanın kurulması için Çin firması Zonda ve Türk firması Tukie ile Siirt Valiliği arasında protokol imzalandı.

Valilikte düzenlenen imza töreninde konuşan Siirt Valisi Ahmet Aydın, kurulacak fabrikanın hem Siirt’e hem de ülkeye hayırlı olmasını diledi.
Aydın, Zonda firmasının yurt dışı yatırım yapabilmesi için 3 aylık izni bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Üretime başlanmasının ardından iç piyasanın yanı sıra Ortadoğu ve Afrika gibi dış piyasaya da ihracat yapılacak. Valilik olarak bu firmaya destek veriyoruz. Hem bu olaya tanık hem de destekleyici bir birim olarak anlaşmayı imzalıyoruz. Gelecek yıl ocak ayında üretime başlanacak. Organize sanayi bölgesinde (OSB) 105 dönüm alanda kurulacak fabrikada yılda kent içi ulaşımda kullanılacak 2 bin elektrikli otobüs üretilmesi ve bin kişinin istihdam edilmesi planlanıyor.”
AK Parti Siirt Milletvekili Osman Ören ise Zonda ve Tukie firmaları yetkililerinin yarın Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile görüşeceğini kaydederek, Siirt’e bu yatırımı kazandırma gayreti içinde olduklarını söyledi.
Zonda yetkilisi Jim Xu, Siirt’te olmaktan ve kente yatırım yapmaktan mutluluk duyduklarını, bu yatırımın en kısa sürede hayata geçirilmesi için çaba harcadıklarını vurguladı.
Konuşmaların ardından protokol, Tukie yetkilisi Şaban Asut, Zonda yetkilisi Jim Xu ve Vali Ahmet Aydın tarafından imzalandı.
Törene vali yardımcısı Mustafa Pala, Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Güven Kuzu, Siirt Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Ömer Faruk Mergen, TSO başkanvekilleri Özgür Çalapkulu ve Nedim Kuzu ile iş adamları katıldı.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter
Facebook Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
Yandex.Metrica