Quantcast

Monthly Archives: Mayıs 2013

Almanya elektrikli otomobili tartışıyor

Alman hükümetinin planlarında, 2020 yılına kadar gücünü sadece elektrik motorundan alan bir milyon aracın trafiğe çıkmış olması öngörülüyor. Ancak gelişmeler hiç de hesaplandığı gibi değil.

Alman hükümetinin planlarında, 2020 yılına kadar gücünü sadece elektrik motorundan alan bir milyon aracın trafiğe çıkmış olması öngörülüyor. Berlin yönetimi birçok alanda olduğu gibi elektromobilitede de Almanya’nın dünyaya öncülük etmesini amaçlıyor.

270520130748322701712_3

Daimler yönetim kurulu başkanı Dieter Zetsche futbolla elektrikli otomobil arasındaki benzerliği “İtalyan futbol efsanesi Giovanni Trappatoni dikkate şayan bir söz söylemiş ve ‘futbol ding, dang ve dongdur’, demişti. Sadece dingle olmuyor. Elektromobilite de öyle. Elektromobilite sadece teknoloji değil ama altyapı, maliyet, fiyat ve teknoloji demektir” sözleriyle tarif ediyor.

Teknolojide sorumluluk otomobil imalatçılarına düşüyor. Zetsche’nin salondaki konuşması gülüşmelere yol açtığı kadar alkış da topladı. Federal hükümetin çağrısı üzerine Berlin’de buluşan bin dolayındaki, yönetici, mühendis, teknisyen, bilim insanı ve politikacı elektrikli otomobillerin Almanya’da neden arzulanan adede ulaşamadığını tartıştı.

2020 yılına kadar Almanya’da bir milyon elektrikli otomobil satılmış olması hedeflenmişken trafikteki elektrikli otomobil sayısı şu an 6 bin 400’ü ancak buluyor. Almanya Ekonomi Bakanı Philipp Rösler bu gerçeği “Elektrikli otomobil sayısı artmaya son derece müsait. Oranı o kadar düşük ki, küçük bir siyasi partinin genel başkanı olarak ben bile bu oranı telaffuza cesaret edemiyorum. Hem de bu sayının son yıllarda bir kat artmış olmasına rağmen” sözleriyle yorumladı.

Uzmanlar gerçekçi bulmuyor

Bir milyona ulaşılabilmesi için her ay fabrikalardan trafikteki araç sayısı kadar elektrikli otomobil çıkması gerekiyor. Uzmanlar bunu gerçekçi bulmuyor. Federal hükümet ise 2020 yılına kadar bu hedefe ulaşma iddiasından vazgeçmiyor.

Almanya Ulaştırma Bakanı Peter Ramsauer, otomotivcilik branşını daha aktif olmaya çağırıyor ve Alman şirketlerinden ürün yelpazesini genişletmelerini bekliyor:

“Mobilite dönüşümünü kuşkuyla karşılayanlar var. Oysa elektrikli otomobil arzı ve model sayısı artsa bu otomobilleri alan da çıkar. Piyasadaki yön değişimini kuşkuyla değil, bu yenilikçi ürünlere güven ve heyecan duyarak karşılamak gerekir. 21. yüzyılın motorlu aracı kendiliğinden hayranlık uyandırabilmelidir.”

Çin, ABD ve Fransa’da elektrikli otomobil alanlara devlet 8 bin euroya kadar teşvik ödüyor. Alman hükümeti ise prim ödemek yerine elektrikli otomobillerden motorlu taşıt vergisinin kaldırılmasını planlıyor. Öte yandan araştırma ve geliştirme çalışmalarına ayrılan teşvikler de bu yılın sonuna kadar 1,5 milyar euroya çıkmış olacak. Aynı zamanda elektrikli otomobillerin tercihli yollardan yararlandırılması ve şehir merkezlerinde bu araçlara özel park yeri tahsis edilmesi de düşünülüyor.

Kilometre başına 95 gram

Başbakan Angela Merkel elektrikli otomobillerin bir markanın bütün modellerine uygulanan atık gaz sınırını düşürebilmesi için Avrupa Birliği Komisyonu nezdinde girişimde de bulunuyor. Merkel “Avrupa gücünü, her tip otomobil üretebilme yeteneğinden almalı. Bu branştaki bütün yenilikçi aksesuar ve uygulamalar önce büyük ve pahalı modellerde piyasaya sunuluyor. Teknik yenilikler zamanla daha küçük modellere de yansıyor. Avrupa bu katma değer zincirinin kopmasına izin vermemeli” dedi.

AB mevzuatına göre 2020 yılında fabrika çıkışlı otomobillerin karbondioksit emisyonu kilometre başına 95 gramla sınırlandırılmış olacak. Alman şirketlerinin 2012 yılı ortalaması 140 gramı bulmaktaydı. Almanya satılan her elektrikli otomobilin sıfır gramlık zararlı gaz emisyonu miktarının katlanarak bu ortalamaya dahil edilmesini istiyor. Sanayiciler tek bir elektrikli otomobilin bütün modellerin karbondioksit emisyonu üzerinde daha fazla azaltıcı etki yapmasının önemine işaretle, bu durumda şirketlerin daha fazla elektrikli otomobil satmaya çalışacağını, dolayısıyla da elektrikli otomobilin ucuzlayacağını belirtiyor.

Anketler Almanların yarısının elektrikli otomobile, içten yanma motorlu otomobile göre daha fazla para ödemeye razı olduğunu gösteriyor. Elektromobilitenin zayıf karnı ise menzilin kısa, akü bataryasının pahalı oluşu. Altyapı ve şarj istasyonları için milyarlarca euroluk yatırım gerekiyor. Uzmanlar Almanya’nın bu alanda yapısal değişim geçirmekte olduğunu hatırlatıp, uzun soluk isteyen elektromobilite yolunda henüz çok az yol kat edildiğini ifade ediyor.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

‘500 milyon Euro’luk elektrikli araç sırası

TÜBİTAK’ın yüzde 100 Ar-Ge desteği ve devlet destekli 500 milyon Euro teşvikle başlattığı ‘elektrikli araç’ projesi için son teklif süresi 24 Mayıs’ta doldu.

Proje başvurusunda adeta sıra oluşurken, TÜBİTAK bu başvurular içinde Haziran’da ön eleme yapacak, kalan projelerle ise detayları görüşecek. Finale kalan iki proje için TÜBİTAK 100’er milyon Euro teşvik verecek. Bu parayla proje sahipleri araçları seri üretime hazır hale getirecek. TÜBİTAK, sonuçta ya ya bir projeyi seçip üretim için geri kalan 400 milyon Euro verecek, ya da her iki projenin de üretimine karar verecek.

1007 PROGRAMI

Elektrikli araç sektöründe söz sahibi ülkeler arasına girmeyi hedefleyen Türkiye, yerli üretim için önemli bir adım attı. Elektrikli araç teknolojilerinin kritik nitelikte olan bileşenlerinin yerli olarak geliştirilmesi ve bu bileşenlerin kullanılarak yerli elektrikli araç üretilmesi amacıyla TÜBİTAK Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı (1007 Programı) kapsamında Kamu Araştırmaları Destek Grubu (KAMAG) tarafından 18 Şubat’ta çağrıya çıkıldı. Akademisyenler, otomotiv sektörü temsilcileri ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla hazırlanan çağrı kapsamında yerli elektrikli araç projelerine yüzde 100 Ar-Ge desteği verilmesi kararlaştırıldı.

GÜÇ BİRLİĞİ

“Elektrikli Araç Teknolojilerinin Geliştirilmesi” başlıklı çağrı kapsamında üniversite, kamu ve özel sektör kuruluşlarının oluşturacağı Proje Yürütücüsü Kuruluşları (PYK), tasarım, batarya, elektrikli motor ve araç kontrol sistemi gibi araç ekipmanlarını Ar-Ge çalışmaları ile yerli olarak geliştirecek. Desteklenecek projeler en fazla 4 yıl içinde tamamlanacak. Elektrikli Araç Üretici Kuruluşları (AÜK) ise PYK’ların geliştireceği bileşenleri kullanarak elektrikli aracı üretecek.

Kimler katıldı?

TÜBİTAK’ın devlet destekli elektrikli araç projesi için geçtiğimiz Cuma günü Hattat-Magna, BD Otomotiv, Karsan-Hexagon, Temsa, Derindere ve Hisarcılar gibi büyük firmaların dışında üniversiteler ve küçük ölçekli bir çok firma ve birey teklif verdi. Hattat-Magna, BD Otomotiv ve Derindere elektrikli otomobil geliştirme teklifinde bulunurken, Temsa ve Hisarcılar hafif ticari araç, Karsan ise New York için geliştirdiği V1 kodlu taksi projesini teklif etti. Projelerle ilgili TÜBİTAK’ın birkaç grubu biraraya getirebileceğini kaydeden yetkililer, projenin tek bir gruba verilmeye-bileceğini de söylüyor.

Her yıl 40 aracı bakanlık alacak

ELEKTRİKLİ araç projesinde müşteri kurum olarak yer alan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, üretilecek araca bağlı olarak 5 yıl boyunca toplam 200 araç alımı yapacak. Yerli elektrikli araçların kamu alımlarında yer alması için teşvikler etkinleştirilecek.

95 bin 700 liraya yeni CR-V satışta

HONDA’yı 1996 yılından beri Türkiye’de SUV segmentinde temsil eden CR-V’nin 4’üncü nesli 95 bin 700 TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de satışa sunuldu. 2.0 litre benzinli motor seçeneğine sahip olan yeni CR-V, 3’üncü nesline göre bir çok yeni özellikle donatılmış. Yeni CR-V 2.0’ın Lifestyle modeli 95 bin 700, Executive modeli 104 bin 500, Executive Ekstra Güvenlik Paketi ise 111 bin 500 TL’den satışa sunuluyor. Üç kanatlı radyatör ızgarası ve ızgaraya doğru uzanan ön farları, Honda’nın yeni ‘Y’ şekilli yüzünü korumaya devam ederken dikey olarak konumlandırılan arka farlar ilk nesilden (1995) bu yana alışılmış CR-V imzasını taşıyor. Yeniden tasarlanan 2.0-litre i-VTEC benzinli motor, 5 vitesli otomatik şanzıman ile beraber çalışıyor. 155 beygir güç ve 192 Nm tork üreten motor 100 kilometrede 7.7 litre yakıt tüketiyor.

ATV ve Jetski tek araçta birleşti

AKDENİZ ve Ege sahillerindeki turistik beldelerde en çok kullanılan sportif aktivite araçlarından ATV ve Jetski, tek bir araçta birleşti. ABD’de faaliyet gösteren Gibbs Sports adlı yerel bir şirket, inovatif bir anfibi tasarımına imza atarak, Gibbs Quadski adı verilen yeni bir ‘tür’ geliştirdi. Hem karada hem de suda sınırları sorlamak isteyenler için geliştirilen bu araç, yola çıkma iznini de almış. Ancak 1.3 litre 140 beygir gücündeki 4 silindirli motorla hareket eden aracın fiyatı ise 40 bin dolar olarak belirlenmiş.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/23372710.asp

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Manisa Belediyesi elektrikli otomobillerine kavuştu

Manisa Belediyesi, çevrecilik yolunda küçük ama önemli bir adım attı. Manisa Belediyesi’nin aldığı elektrikli otomobiller şimdilik 5 adet. Ama öncülük etmede bambaşka bir noktaya gidiyor.
Çevreye olan duyarlılığını her platformda ifade eden ve bu konuda önemli adımlar atan Manisa Belediyesi, kentte çevre kirliliğinin önüne geçmek ve bu konuda duyarlılık oluşması açısından Manisa Ordu Aş’den 5 adet elektrikli otomobil satın aldı.

Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle araçların anahtarları Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar tarafından Belediye Başkanı Cengiz Ergün’e teslim edildi. Araçların teslim törenine Vali Yardımcısı Mesut Eser, Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Belediye Başkan Yardımcıları Nursel Ustamehmetoğlu, Funda Solak, Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Köroğlu, Vergi Dairesi Başkanı Yılmaz Çakan, Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar ile birlikte Ordu AŞ temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.

Araç teslim töreni öncesinde Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, elektrik enerjisiyle çalışan araçlar ile ilgili olarak kısa bir sunum gerçekleştirdi. Dünyada olası bir çevre felaketine kendilerinin de otomobil sektörü olarak duyarlı olduklarını ve katkıda bulunduklarını ifade eden Aybar, “Renault markasının öncüsü olduğu elektrik motorlu otomobiller devrimsel nitelikte yeni bir teknoloji. Fluence Z.E. kullanarak Manisa Belediyesi’nin de insan sağlığı ve çevreyi korumaya destek olmasından dolayı mutluluk duyuyoruz” dedi.

Belediye Başkanı Cengiz Ergün’de elektrikli araçların teslim töreninde yaptığı açıklamada çevre kirliliği konusuna Manisa Belediyesi olarak büyük önem verdiklerini söyledi. Dünya’nın süratle kirlendiğine dikkat çeken Başkan Ergün, “Elbette bu çevre kirliliğinde en önemli etkeni fosil yakıtların tüketilmesi sonucunda ortaya çıkan zararlı gazlar oluşturuyor. Bu kapsamda gelişen teknolojide son yıllarda özellikle taşıtlarda elektrik enerjisinin alternatif kaynak olarak kullanılması gündeme geldi. İşte bu noktada bugün içinde bulunduğumuz organizasyonda tanıtımı yapılan araçlar önemli bir süreci başlattı. Toplumlar artık alternatif enerji kaynaklarına yönelirken, yerel yönetimler olarak bizlerde bu enerji kaynaklarını kullanmak için projeler geliştiriyoruz. Yapılan yatırımlarda çevresel etkiyi ön plana alarak çalışmalarımızı çevreye duyarlı sistemlerle yapıyoruz” diye konuştu.

Özelikle büyük şehirlerde toplu ulaşım aracı sayısının fazlalığı göz ününe alındığında toplu ulaşım araçlarından çıkan atık gazlarının verdiği zararı daha iyi anlıyoruz. Nüfusu her geçen gün artan Manisa’da egzoz gazlarının verdiği zararı aza indirgemek için her alanda girişimlerimizi arttırdık” dedi.

Servis Araçları

Başkan Ergün, “Örneğin kentimizde ağırlıklı olan servis araçlarına yaş sınır getirmek için çalışma başlatıldı. Bu yıl içinde de belli yılı geçmiş araçların trafikten çıkarılması için çalışma başlattık. Hemen her gün soluduğumuz egzoz gazını solumamak için bu çalışmamamızda kurumlarında bize destek ve katkıda bulunmalarını bekliyoruz” dedi.

İzmir’in Tıbbi atıkları

Manisa Belediyesi olarak göreve geldikleri günden bu yana çevreye olan duyarlılığı arttırmak için projeler geliştirdiklerini dile getiren Başkan Ergün, “Çeşitli gecikmeler olsa da Katı Atık Bertaraf Tesisi ve Atık Su Arıtma Tesisimizin kapasitesinin arttırılması noktasında kararlı adımlar attık. Tıbbi Atık Tesisi’ni de kurarak çevre için önemli bir tehdit unsuru oluşturan tıbbi atıkların güvenli toplanmasını sağladık. Bugün Ege Bölgesi’nde İzmir’in dahi tıbbi atıklarını biz topluyoruz. Bununda bilinmesini istiyorum” dedi.

Manisa’da yeşil alanların gün geçtikçe çoğaldığının da altını çizen Belediye Başkanı Cengiz Ergün, “Egzoz gazlarından çıkan zararlı gazlar havayı kirletirken, bizde yeşil alanların sayısını her geçen gün arttırarak havayı temizleyici özelliğinden faydalandık. Şimdi de değişim sloganıyla hareket eden Manisa Belediyesi’nde yine bir değişime imza atıyoruz. Renault tarafından üretilen elektrikli araçların belediyemize kazandırılması noktasında önemli bir adımı atmanın mutluluğunu yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

Araçların Anahtarlarını Teslim Aldı

Konuşmaların ardından Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, Vali Yardımcısı Mesut Eser ve Belediye Başkanı Cengiz Ergün’e çevreye duyarlılıklarından dolayı teşekkür plaketi ile birlikte elektrikli araçların minyatürlerini verdi. Aybar daha sonra Manisa Belediyesi tarafından alınan 5 adet aracın anahtarını Belediye Başkanı Cengiz Ergün’e teslim etti. Daha sonra Vali Yardımcısı Eser, Başkan Ergün ve diğer protokol üyeleri elektrikli araçların test sürüşünü gerçekleştirdi.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Türk Mücitten Elektrik Üreten Amortisör!

Kayserili elektronik teknisyeni, 43 yaşındaki Ergün Karadurdu, ‘Yeni nesil’ elektrikli otomobiller için yaptığı ‘Elektrik üreten amortisör’ ile birlikte bu araçların yakıt giderlerinin sona erebileceğini ifade etti.

Küçük yaştan itibaren elektrik ve elektroniğe meraklı olduğunu anlatan Ergün Karadurdu, elektrik akımına kapılmasıyla birlikte bu merakının daha da arttığını söyledi. Zaman içinde büyük küçük bir çok ürün geliştirdiğini anlatan Ergün Karadurdu, şöyle dedi:

“Özellikle otomobilim için nasıl yakıt tasarrufu sağlayabileceğimi düşündüm. Deneme- yanılma yönetmiyle 5 parçadan oluşan düzeneği önce kaba, sonra ise motor kısmına yerleşecek şekilde tasarladım. Ürettiğim motor koruma ve yakıt tasarruf yağıyla birlikte şu an dizel otomobilimde kullanıyorum ve yakıtta yüzde 35 tasarruf elde ettim. Ayrıca oto tamircileri için 6-24 volt akımı ölçen kontrol kalemi, buji test cihazı ve kontrol kalemini kendim geliştirdim. Birçok evde güneş enerji sistemi var. Ancak, ben kendi geliştirdiğim sistemle suyu ısıtmaktan öte kaynatıyorum.”

Elektrikle çalışan otomobillerin enerjiye bağımlı olduğunu anlatan Ergün Karadurdu, şöyle konuştu:

“Bunun için de şu an test aşamasında olan elektrik üreten amortisör geliştiriyorum. Yani otomobilimizi çalıştırıp hareket ettiğimizde amortisörlerimiz otomobilin ihtiyacı olan elektrik enerjisini kendisi üretecektir. Elektrikli olan otomobil, ihtiyacı olan elektrik enerjisini kendisi sağlayacaktır.”

Şu an sadece 6-24 volt kontrol kaleminin seri üretimini yaptığının altını çizen Ergün Karadurdu, kendisine yapılacak destekle geliştirdiği diğer sistemleri de üretip piyasaya süreceğini bildirdi.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

İSPARK’lara elektrikli araç şarj istasyonu

Gersan Elektrik, İSPARK otoparklarında pilot olarak seçilen bölgelere elektrikli araç şarj istasyonu kurulumlarına başladı. Sene sonuna kadar tüm İSPARK otoparklarına toplam 60-65 adet kurulum gerçekleştirilecek.

Türkiye’deki ilk ve tek yerli elektrikli araç şarj istasyonunu üreten Gersan Elektrik AŞ ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait İstanbul Otopark İşletmeleri AŞ (İSPARK) arasında, İstanbul İli sınırları içerisindeki ve İSPARK tarafından işletilen otoparklarda elektrikli araç şarj istasyonlarının kurulumu ve kullanımı konusunda işbirliği protokolü imzalandı. Gersan tarafından üretilen ve satışı gerçekleştirilen G-Charge marka elektrikli araç sarj istasyonları, işbirliği protokolü çerçevesinde ilk olarak İSPARK’a ait otoparklarda 7 noktada pilot uygulama şeklinde kurulacak. Sene sonuna kadar ise İSPARK otoparklarına toplam 60-65 adet elektrikli araç şarj istasyonu kurulumu gerçekleştirilmiş olacak.
Her bir park alanında kurulacak istasyonlar için 2 araçlık yer ayrılacak. Çift çıkışı olan şarj ünitesinde aynı anda iki araç şarj edilebilecek ve şarj edilen otomobil özelliğine göre 80-300 kilometre arası yol alabilecek. Elektrikli bisiklet, motorsiklet, ATV v.b. tüm elektrikli araçları da şarj edebilecek yapıda çıkışlara sahip olarak tasarlanan şarj istasyonları, kullanılan enerjinin ödenmesinde İstanbul kart gibi ön ödemeli kartlar, kredi kartları veya mobil ödeme imkanlarını da içeriyor.

Gersan Elektrik AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Kardeş, 2008 yılında TÜBİTAK desteği ile ürettikleri elektrikli araç şarj istasyonlarının Türkiye’de ilk olarak inşaat firmalarının konut projelerinde kullanılmaya başlandığını söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi-BELBİM ile de yapılan ortak çalışma sayesinde araç şarj üniteleri üzerindeki ödeme sistemini İstanbul Kart ile uyumlu hale getirebilen tek firma olduklarını anlatan Kardeş, elektrikli araç şarj istasyonunu yaygınlaştırmak için daha sonra İSPARK ile görüşmelere başladıklarını kaydetti. Kardeş, “Bu konuda yürüttüğümüz çalışmalarda en etkin sonucu biz oluşturduğumuz için İSPARK ile birlikte ortak proje yapma kararı alındı” dedi.
G-Charge marka elektrik araç şarj istasyonları, İstanbul kart uyumlu, ürün sorumluluk sigortası ile kullanıcı ve araçlarını koruyan, TÜBİTAK desteği ile oluşturulmuş yerli bir teknoloji ve TÜRKAK tarafından akredite bağımsız laboratuvardan tip test belgeli olan ilk ve tek marka olma özelliğini taşıyor.

Müşteriye anahtar teslim çözüm sunacağız

Elektrikli araç şarj istasyonunun yanında elektrikli araba ve elektrik enerjisi tedarikini de G-MOVE markasıyla bir paket olarak müşteriye sunmayı planladıklarını dile getiren Kardeş, “Şarj istasyonunu, enerjisini ve aracı müşterilerimize biz tedarik edeceğiz, anahtar teslim çözümümüz ile müşterilerimiz hiçbir detay ile uğraşmayacaklar ve kontağı çevirip elektrikli araç kullanmanın rahatlığını yaşayacaklar” diye konuştu.
Gersan’ın Türkiye’de elektronik beyin üniteleri ve buna ait yazılımları tamamen yerli olarak Derindere Motorlu Araçlar (DMA) tarafından geliştirilen ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından test edilerek satışa sunulan elektrikli araçları için de özel şarj istasyonu tasarladığını söyleyen Yüksel Kardeş, bu konuda verilen teşviklerin elektrikli araç üretimini artıracağını, elektrikli araçların sayısının artmasıyla da şarj istasyonlarının Türkiye’nin her yerinde yaygınlaşacağını kaydetti.
Bu alanda öncelikli olarak Türkiye’deki tüm elektrik dağıtımı ve satışı yapan kuruluşların bu süreçte önemli rol oynayacağını belirten Kardeş, tüm bu aktörlere yönelik özel çözümler üretebileceklerini kaydetti.
Elektrik enerjisinin tedarik edilebildiği her yerde güvenle kullanılabilen ve yerli teknoloji ile üretilen elektrikli araç sarj istasyonunun ev tipi modellerinin yanı sıra akıllı tip modelleri de kapalı otoparklar, konutlar, AVM’ler ve halka açık otoparklarda konumlandırılıyor.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Tesla Model S drift

Gelişmiş bir teknolojiye ve kalifiyeli ekibe sahip olan Tesla Motor grubu elektrikli arabada öncü konumunda. Durumu başka bir şekilde ifade edecek olursak eğer;  Elektronik cihazlarda Apple ın konumunu Elektrikli arabalarda da  Tesla almıştır diyebiliriz. Elektrik motorlu bir otomobilin nasıl drift yapabileceği hakkında bilginiz olması bakımında videoyu izlemenizi öneririz. Ancak şunu söylemekte yarar var, aracı kullanan sürücü , sanki normal trafikte ani bir tepki ile hafif drift yapar gibi kullanmış aracı. Sarsıntı ve hıza bağlı olarak  dayanımını göz ile ölçüp fikir edinebilirsiniz.

 

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Kargo dağıtımında elektrikli araç dönemi

Sürat Kargo, filosunu elektrikli araçlarla yenilemeye başladı. Sürat Kargo Genel Müdürü Halis Sağırlı, araçların bataryasının tamamı şarj edildiğinde 110 km menzile ve 100 km hıza kadar çıkabildiğini belirterek, “İstanbul genelinde şubelerimize şarj istasyonları kurduk.

Araçların aküsü tam şarj edildiğinde bir günlük dağıtım yapabiliyor.” dedi. Söz konusu araçların sayısını dönemsel olarak artırmayı planladıklarını dile getiren Sağırlı, “Çevreye zarar vermeden ticaret yapılabileceğine inanıyoruz. İstanbul’un ardından planlama çerçevesinde elektrikli araçları bütün yurda yaymayı hedefliyoruz. Sektörü çevrecilik kavramı ile tanıştıran ilk kargo firmasıyız. Yaklaşık 3 yıl önce daha pahalı olmasına rağmen bütün kargo poşetlerinde doğada bozulan malzeme kullanmaya başladık. Uzun zamandır da çevre kirliliği ve karbon salınımını azaltmak için çalışmalarımız devam ediyordu.” ifadelerini kullandı. Çevre bilinci ailede başlar inancıyla yola çıktıklarını aktaran Sağırlı, doğa dostu poşet ve elektrikli araç alımlarının yanı sıra 5 bini aşan çalışanlarına eğitim vereceklerini de aktardı. Sağırlı, çevre bilinci oluşturmayı amaçlayan çalışmanın ikinci etabında çalışanların ailelerini de çeşitli aktivitelere dahil edeceklerini söyledi.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli BMW için geri sayım

BMW Group, elektrikli araç markası ‘i’ serisi ile atağa kalkmaya hazırlanıyor. Markanın premium elektrikli modeli i3, bu yılın sonunda Avrupa’da satışa sunulacak. BMW i3, ülkemize 2014 yılı sonunda gelecek. 4 koltuklu i3’te 170 beygir güç üreten batarya yer alıyor.Yüzde 100 elektrikli aracın panelinde okaliptüs ağacı, deri döşemelerinde kullanım ömrünü uzatan tabaklanmış zeytin yaprağı kullanımı gibi unsurlar dikkat çekiyor.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Tesla Motor’dan otopilot girişimi

Yaptığı yenilikler ve öncü girişimlerle adından söz ettiren Tesla Motor  grubu bu kez de araba evriminin bir sonraki adımlarından biri olan self-driving(otopilot) teknolojisi  taşıyan otomobili üretmenin peşinde. Tesla Motor,  Google’ın  Toyota ile ortaklaşa yaptığı kamera sisteminden daha etkin bir şekli ile bu işi yapmak istediklerini belirtti.  Bloomberg’e göre Google ile ortak çalışarak self-driving ya da daha Tesla Motor’un CEO’su Elon Musk’a göre daha havalı tabiriyle autopilot özellikli  elektrik arabasını yapabileceklerini açıkladı. Musk google ile ya da kendi kamera sistemlerini oluşturup onsuz da bu işe devam edebileceklerini belirtti. Tesla Motor bu inovasyonda istekli  olduklarını ancak öncelik olarak ilk sıralarda farklı planlarının bulunduğunu açıkladı.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elazığ Fırat Üniversitesi elektrikli araç için kolları sıvadı

TÜBİTAK, Tunceli ve Fırat üniversitelerinden öğretim üyeleri ve öğrencilerin hazırladığı “elektrikli otomobil” projesini onayladı.

Tunceli ve Fırat üniversitelerinden öğretim üyeleri ve öğrencilerinin, “Ters Relüktans Motorlu, Elektrikli Otomobilin Tasarımı, İmalatı ve Kontrolü” projesine TÜBİTAK’tan onay geldi.

Sürüş güvenliği sağlanan bir elektrikli otomobil prototipi tasarlanıp üretilmesinin amaçlandığı projede, iki üniversiteden, farklı mühendislik alanlarından 7 öğretim üyesi ve yüksek lisans ve doktora yapan 7 öğrenci görev alıyor.

Tunceli Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Zeki Omaç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hazırladıkları projeyle, tamamen yerli elektrikli otomobil hedefinin gerçekleştirilmesine katkı sağlayacak araştırmalar yapılacağını söyledi.

Gelişen teknolojilere yatırım yapılması gerektiğini belirten Omaç şöyle dedi:

“Hem ilimizi hem ülkemizi ileri taşımamız lazım. Bu, ciddi bir projedir. TÜBİTAK’ın da buna destek vermesi çok isabetli ve yerinde. Tunceli Üniversitesinin de böyle bir projede yer alması çok önemli. Dört yıllık geçmişi olan bir üniversite böyle çalışmalar yapıyor. Bunun üniversite açısından çok prestij getirecek bir çalışma olduğunu söyleyebilirim.”

TÜBİTAK tarafından Öncelikli Alanlar Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı kapsamında desteklenen ve yaklaşık 1 milyon lira bütçeli proje kapsamında, “akıllı aracın” 24 ayda tasarlanıp imal edilmesi ve “Ters Relüktans Motorlu, Elektrikli Otomobilin Tasarımı, İmalatı ve Kontrolü” projesinin 24 ayda bitirilmesi ve 6 ay da test edilmesi planlanıyor.

AA

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter
Facebook Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
Yandex.Metrica