Quantcast

Monthly Archives: Ağustos 2013

Toyota Yaris Hybrid R’sini gösteriyor

Toyota Yaris Hybrid R konseptini ilk kez görücüye çıkartıyor. Konsept tasarım motor şovda ortaya çıkacak.

Toyota, 2013 Frankfurt Motor Show’da Yaris Hybrid-R konseptinin dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

Yaris Hybrid-R konsepti 1,6 lt benzinli global yarış motoru (GRE) ile birlikte çalışan iki güçlü elektrik motoru sayesinde akıllı 4 çeker performansı sunuyor.

Yaris Hybrid-R konsepti özellikle motor sporlarında kullanılmak üzere Toyota Motor Sporları Takımı için tasarlanan 4 silindirli 300 beygir gücündeki 1,6 turbo motor ile donatıldı. Arkadaki iki tekerlek Yaris Hybrid modelinde kullanılan 60 beygirlik elektrik motoru ile destekleniyor. Yaris Hybrid-R konsepti, bu hibrit güç sistemi ile toplamda 420 beygirlik güç sunuyor. Hızlanma anında benzin motorunu destekleyen bu iki elektrik motoru frenleme esnasında elektrik jeneratörü vazifesi de görüyor.

FRENDEKİ ENERJİ İLE ŞARJ OLUYOR

TS030 hibrit yarış otomobilinde olduğu gibi fren sırasında depolanan enerji ile hızla şarj edilebilen Yaris Hybrid-R konsept, hız ve yüksek enerji yoğunluğu konusunda da spor bir otomobile uygun teknolojiye sahip bulunuyor.

10 SANİYEDE ENERJİSİNİ KAZANIYOR

Yaris Hybrid-R konsepti fren yaptığında süper kapasitör sayesinde 10 saniye içinde enerjisini yeniden kazanıyor. Hibrit otomobillerde kullanılan piller ile karşılaştırıldığında süper kapasitör daha yüksek güç yoğunluğuna ve çok yüksek verimlilikte şarj/deşarj hızına ulaşıyor.

Yaris Hybrid-R konseptinin motor ve 6 vitese sahip sıralı şanzımanı arasında bulunan 3’ncü 60 beygirlik elektrik motoru, süper kapasitörü beslemek için yavaşlama esnasında bir jeneratör gibi çalışıyor ve hızlanma sırasında da arka elektrikli motorları destekliyor. Jeneratör, ivmeyi artırmak ve yol tutuşunu iyileştirmek amacı ile motor gücünü sınırlamak yerine elektronik çekiş kontrol sistemi gibi çalışmasını sürdürüyor ve tork gücünü arka tekerleklere elektrik enerjisi olarak yönlendiriyor.

Arka elektrik motorları büyük ölçüde sol ve sağ arka tekerlekler arasında tork dağılımını değiştirerek virajlarda Yaris Hybrid-R’ın yol tutuş performansını artırıyor. Her bir elektrikli motor, akıllı tork dağılımı elde etmek için jeneratör veya motor olarak bağımsız olarak da

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli Proton’lar büyük ilgi uyandırdı!

Geçtiğimiz yıl ilk filo satışı Malezya Devleti’ne yapılmış olunan elektrikli Proton otomobilleri Exora ve Saga REEV devlet düzeyinde büyük beğeni gördü ve tam puan aldı. Proton’ un yeni yönetimi (DRB – HICOM) ile başlayan dönemde yeni model geliştirme çalışmaları ara vermeksizin devam ediyor.

Şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamaya göre elektrikli Proton modellerinin devlet düzeyinde büyük beğeni görmesine paralel olarak seri imalat için tüm alt yapı çalışmalarının tamamlandığı ancak seri imalata başlamak için global pazarların teknik açıdan gerekli altyapı çalışmalarını tamamlamalarının beklendiği duyuruldu.

PROTON HAKKINDA

1983 yılında motorlu araçlar yedek parça ve bileşenleri satmak amacıyla Malezya Başbakanı Tun Mahathir Bin Mohamad’in teşvik ve katkıları ile kurulan PROTON ekonomideki yükselişini büyük oranda arttırarak ülkeyi bugün dünyanın en fazla ihracat yapan ülkelerinden biri haline getirmiş ve 238 milyar dolarlık milli hasıla ile Malezya’nın dünyanın 37. büyük ekonomisi haline gelmesine neden olan tasarruflardan biri olmuştur.

İlk fabrikasını 923.900 m2’lik bir alana sahip olan Shah Alam’da kuran PROTON ilk yıl 80.000 adet araç kapasitesi ile tasarlanırken 1997 yılında üretim kapasitesi yılda 230.000 adet otomobile çıkarılmıştır.

1996 yılında bir milyonuncu aracını üreten PROTON yine aynı yılın Ekim ayında İngiliz otomotiv mühendislik firması LOTUS Group International’ı satın alarak Lotus üretim kalitesini ve dizayn zerafetini kendi ürünlerine de katmış oldu.

Günümüzde Avrupa piyasaları dahil olmak üzere 50 farklı ülkeye ihracat yapan PROTON; müşterileri, iş ortakları, hissedarları, devlet kurumları ve çalışanlarının uyumlu-şaşmaz bağlılıkları ile en başarılı uluslararası otomotiv üreticisi olan ülkelerin arasına girmeyi başarmıştır.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

BMW i3 180 KM’ye Varan Menzil!

BMW i3 artık yollara çıkmaya hazırlanıyor

BMW Group’un tamamen yeni geliştirilen model yelpazesinden oluşacak elektrikli araç markası BMW i çatısı altında tanıtacağı ilk model, Londra, New York ve Pekin’de düzenlenen ve altı BMW Group yönetim kurulu üyesinin de katılımıyla eş zamanlı etkinliklerle resmen gün ışığına çıktı.

BMW i3 artık yollara çıkmaya hazırlanıyor

i projesi kapsamında 2007’den bu yana yürütülen araştırma ve geliştirme çalışmalarının dünyanın dört bir yanındaki çevresel, ekonomik ve sosyal değişimlerden etkilenen sürdürülebilir mobilite çözümlerinin ilk somut kanıtı olarak tanıtılan BMW i3, tamamen elektrikle çalışacak şekilde tasarlanan dünyanın ilk premium otomobili olmasıyla da şimdiden ön plana çıkıyor. “Dünyanın En Beğenilen İlk 500 Şirketi” arasında ilk 15 içerisinde yer alan tek otomobil üreticisi ve tek Avrupa şirketi olan BMW Group, sıfır emisyon ve hiç bir elektrikli aracın boy ölçüşemediği bir güce sahip BMW i3 ile hem üretim hem de elektro mobilite kavramılarına yepyeni bir bakış açısı kazandıracak.
Londra’daki etkinliğin en önemli anı BMW i3’ün resmi tanıtımının ardından BMW Group’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen Old Billingsgate Market’deki lansman partisi oldu. BMW i3’ün tanıtımını kutlamak üzere BMW Group’a 600 kadar katılımcının yanı sıra konuk yıldızlar Sienna Miller ve James Franco da eşlik etti. Aktörler otomobilin elektrikli motorundan ve tasarımındaki tutarlı sürdürülebilirlik yaklaşımından özellikle etkilendiler. Sienna Miller düşüncesini, “Yeni bir anne olarak hayatımda yeşili öne çıkaran ve yeni nesillere daha iyi bir dünya bırakmaya yönelik değişiklikler yapmak beni son derece heyecanlandırıyor. %100 elektrikli olmasının yanı sıra hiç kimse tarafından piyasaya sunulmayan bu denli yeni ve şık bir tasarım BMW i3’ü benim gözümde mükemmel bir şehir otomobili haine getiriyor.” şeklinde ifade etti. BMW i3’ten aynı şekilde etkilenen James Franco ise “Sanatı ve tasarımı destekleyen biri olarak BMW’nin stil, işlevsellik ve teknolojiyi bir araya getirebilmesi oldukça hoşuma gitti. Bu otomobilin yeşili desteklemeyi havalı bir hale getiriyor ki bu da oldukça önemli.” açıklamasını yaptı.
BMW i3’ün tasarım dilini yansıtan “LifeDrive” yapısı ve karbon fiber takviyeli plastik (CFRP) yolcu bölümüne dayanan araç mimarisinin yanı sıra elektrik motoru, güç elektroniği ve yüksek voltajlı lityum iyon aküsü de BMW eDrive programı altında BMW Grubu tarafından bağımsız olarak geliştirilmiş ve üretilmiştir. Bu da BMW’nin nesillerdir saygı duyulan Sheer Driving Pleasure (Saf Sürüş Keyfi) kavramının aynı zamanda, BMW i Markası’nın ilk elektrikle çalışan otomobilinin de ana özelliği olmasını sağlar. Sürücü destek sistemleri ile BMW ConnectedDrive’ın mobilite hizmetleri ve özellikle BMW i3 için tasarlanan 360° ELECTRIC de önemli rol oynamaktadır.

170 HP’lik Elektrikli Motor!

BMW i3’ün elektrik motoru, 170 HP güç çıkışı ve motorun çalıştığı andan itibaren temin edilebilen 250 Newton metrelik azami tork üretmektedir. Motorun ağırlığı sadece 50 kilogramdır, elektrikli mobilite dünyasında emsali olmayan bir güç yoğunluğuna ve hassasiyete sahiptir. Özel olarak BMW i3 için geliştirilen hibrit senkronize elektrik motorunun spesifik yapısı, gücün, devir aralığının daha yüksek erimlerine doğrusal bir şekilde akmasını sağlar. BMW i3, 0’dan 60 km/s’e sadece 3,7 saniyede ve 0’dan 100 km/s’e ise 7,2 saniyede hızlanır.

BMW Grubun tahrik sistemi geliştirme mühendislerince yapılandırılan, BMW i3’ün tek pedallı kontrol konsepti hoş bir sürüş deneyimi yaşanmasına da katkıda bulunur. Elektrik motoru sürüş (drive) modundan alternatör moduna geçerek lityum iyon aküyü besler. Aynı zamanda tam ve kesin şekilde kontrol edilebilen bir frenleme etkisi de yaratır. Bu geri kazanım işlemi hıza duyarlıdır, yani otomobil yüksek hızlarda azami verimlilikle “kendi hızıyla, gaz pedalına basılmadan seyreder ve düşük hızlarda ise güçlü bir frenleme etkisi meydana getirir.

180 KM’ye Varan Menzil!

Lityum iyon akü, BMW i3’ün gündelik sürüşte 130 – 160 kilometre (81 – 99 mil) gibi bir menzili görebilmesine olanak verir. Bu menzil, ECO PRO modunda 20 kilometre kadar ve ECO PRO+ modunda ise yine aynı mesafe kadar artar. Arzu edildiği takdirde BMW i3, belirli bir değerin altına düştüğü anda hareket hâlindeyken lityum iyon akünün şarjını sabit bir seviyede tutan menzil uzatıcı motorla da alınabilir. Bu görev, 34 HP güç üreten ve arka aksın üzerinde, elektrik motoruna bitişik şekilde yerleştirilen 650 cc iki silindirli benzinli motor tarafından yerine getirilir. Menzil uzatıcı, otomobilin azami menzilini günlük sürüşte 300 kilometre civarında artırır.

BMW i3’ün sürüş menzilinin belirlenmesindeki amaç, müşterilerin, otomobili haftada iki veya üç defa şarj ederek genel enerji ihtiyaçlarını karşılayabilmesiydi. i Projesi kapsamında 1000’in üzerinde katılımcı ile ve 20 milyon kilometreyi aşkın bir mesafede yürütülen çalışmalar, ortalama günlük katedilen mesafenin 45 kilometre civarında olduğunu ortaya koydu. BMW i3 müşterileri, ya BMW i tarafından sağlanan duvar panosunu (wallbox) veya geleneksel ev tipi bir elektrik prizini kullanarak otomobillerini şarj edebilecekler.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli yollar devrede

Elektrikli araçlar için Güney Kore’de otoyolların alt tarafına döşenen ilginç bir sistem geliştirildi.

Furkan Yaldız – – Günümüzde elektrikli arabalar gittikçe popüler olmaya başladı. Her geçen gün araba üreticileri tarafından yeni duyuruları gelen bu araçların, büyük bir problemi var, o da şehirler arasında yeterli şarj istasyonunun bulunmaması. Hatırlarsanız geçtiğimiz günlerde Fransız firmasının bu soruna çözüm olarak EP Tender adı verilen harici şarj jenaratörü geliştirdiğinden bahsetmiştik. Şimdi de elektrikli araçlar için Güney Kore’de OLEV adı verilen bir sistem geliştirildi.

EP Tender’dan çok farklı çalışan bu sistem, otoyolların altına yerleştirilen şarj kabloları sayesinde elektrikli araçların bataryası şarj edilebiliyor. Araçların alt tarafında yer alan plakalar sayesinde manyetik alan oluşturularak araçların bataryası şarj edilmiş oluyor. Hem otoyollara hem de araçlara kurulan bu sistem sayesinde araçların sürüş süresi uzatılmış olacak.

Şu an ülkede elektrikli otobüs ile deneme sürüşleri yapılan bu sistemin 2015 yılına kadar 10 elektrikli otobüs sayısına artırılması planlanıyor. Büyük bir maliyet gerektiren bu sistemin en yakın sürede ülkenin çoğu yerinde boy göstermesi bekleniyor.

Furkan Yaldız – Teknokulis : http: //www.teknokulis.com

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli otoya 2 dakikada şarj

Süper kapasitörler sayesinde anında şarj olan ama binlerce km yol yapan araçlar yakında yollara çıkacak.

Tıpkı benzinli arabalar gibi, bir kaç dakika içinde deposunu ‘fulleyebilen’ elektrikli otomobillere binmemize az kaldı. Bu satırları okuyan birisi aklından ‘Nihayet bataryalar gelişiyor’ diye geçirebilir, ancak söz konusu gelişme beklenenin aksine bataryalardan değil kapasitörlerden geldi. Çok yüksek miktarda elektriği çok hızlı depolayan kapasitörler (kondansatör), devreye bağlandığında bütün gücü anında vermesinden dolayı bugüne kadar elektrikli arabalarda kullanılamıyordu. Beklenen heyecan verici haber ise geçtiğimiz günlerde Avustralya’dan geldi. Ülkenin bilim adamları bugüne kadar yaygın olarak fotoğraf makinelerinin flaşlarında kullanılan kapasitörlere batarya özelliği kazandırmayı başardıklarını açıkladı. Üstelik yeni geliştirilen yöntem, halihazırda kullanılan süper kapasitörlerden 12 kat daha fazla enerji depolayabiliyor. Sürpriz bununla da bitmiyor. Gelişmenin en can alıcı tarafı ise, söz konusu kapasitörlerin devasa boyutlarının normal araba aküsü kadar küçülmüş olması. Neredeyse sınırsız bir ömre sahip olan ve saniyeler içinde yeniden şarj edilebilen bu kapasitörlerden bir veya bir kaç tanesinin elektrikli araçta kullanılması halinde, 8 saatlik şarjla 120 km yol yapabilen arabalar yerini 2 dakikalık şarjla binlerce km seyahat özgürlüğü sağlayan modellere bırakacak. Elektrikli otomobillerin gelişmesini tıpkı cep telefonlarına benzetenleri haklı çıkartan bu gelişmenin, ticari safhada olduğu da gerçekten heyecan uyandıran detaylar arasında yer alıyor.

Nissan süreyi 10 dk’ya çekti
Nissan, süper kapasitörleri ilk kullananan firmalardan biri. Nissan 2011 yılında yaptığı duyuruda, süper kapasitör kullanılan elektrikli aracın sadece 10 dakikada şarj olduğunu açıklamıştı. Ancak yetkililer şu açıklamayı da yapmıştı, “Heyecandan hemen nefesiniz kesilmesin, bu teknolojinin yollara çıkması 10 yıl sürer…”,

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Dünyanın hidrojenle çalışan ilk seri üretim yakıt hücreli otomobili

Dünyanın hidrojenle çalışan ilk seri üretim yakıt hücreli otomobili Hyundai ix35 Fuel Cell, Danimarka ve İsveç’in ardından İngiltere’de de trafiğe çıktı.

Hyundai Assan’dan yapılan açıklamaya göre, dünyanın hidrojenle çalışan ilk seri üretim yakıt hücreli otomobili Hyundai ix35 Fuel Cell, İngiltere’de de yollara çıktı. Londra Hidrojen Ağı Genişletme (LHNE) projesi kapsamında kullanılacak beş adet Hyundai ix35 Fuel Cell’in, yeni nesil teknolojisi ve çevreye duyarlı yapısıyla projenin en önemli oyuncularından biri olacağı belirtiliyor. Hyundai ix35 Fuel Cell’in, tamamen hidrojen ile dolu deposuyla 594 kilometre durmaksızın gidebildiği belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:

” LHNE Projesi’nin en büyük araç destekçisi ve tedarikçisi olan Hyundai, Londra ile Güney Doğu İngiltere’de hidrojen ulaşım ağını kuracak olan alt yapı ve işletme konusundaki uzman şirketlerin oluşturduğu konsorsiyumun bir parçası olacak. Teknoloji Strateji Kurulu ve İngiliz hükümeti tarafından da desteklenen proje sayesinde, günlük hayatta hidrojen yakıtlı araçların yaygınlaştırılmasıyla çevreye karşı üst düzey koruma sağlanmış olacak. Ülke genelindeki dolum istasyonlarının sayısının artması ve yaygınlaşması için çalışmaların son hızla sürdüğü İngiltere’de özellikle filo-kiralama şirketlerinin ve bireysel kullanıcıların bu beş adet Hyundai ix35 Fuel Cell’leri kiralayarak kullanması hedefleniyor. ”

HİDROJENLİ OTOMOBİL NASIL ÇALIŞIR?

Gelişmiş teknolojiyle üretilen ix35 Fuel Cell, sadece hidrojen ile çalışıyor. Yakıt hücreleri bu hidrojeni elektriğe dönüştürerek aracın hareket etmesini sağlıyor. Bu işlem sonucunda hidrojen ile oksijenin tepkimeye girmesi nedeniyle sadece su açığa çıkarak çevreye hiç zarar verilmiyor. Hyundai ix35 Fuel Cell, aslında sürüş özellikleri ve performans olarak standart ix35 ile aynı, ancak günümüzdeki elektrikli araçlardan daha verimli. Hidrojen dolumu yine yakıt dolumu gibi birkaç dakika süren ix35 Fuel Cell, 0’dan 100 km/s hıza 12,5 saniyede ulaşıyor, maksimum 160 km/s hıza çıkabiliyor ve arada başka bir doluma gerek duyulmaksızın 594 km yol yapabiliyor.

2015’TE DÜNYAYA YAYILMIŞ OLACAK

Hyundai’nin dünyadaki en büyük entegre otomotiv üretim tesisi unvanına sahip Ulsan Fabrikası’nda ocak ayında üretimine başladığı ix35 Fuel Cell’lerden 2015 yılına kadar toplam 1.000 adedin bantlardan inmiş olacağı belirtilen açıklamada, “İlk olarak Danimarka ve İsveç belediyelerine teslim edilen araçların ardından bu 5 araç İngiltere’de yollara çıkmış olacak. 2015’e kadar üretilen diğer ix35 Fuel Cell’ler ise ağırlığı Avrupa’da olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde kullanılmış olacak” denildi.

‘ELEKTRİKLİ ARAÇLAR GEÇİCİ’

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Londra Belediye Başkan Yardımcısı ve Londra Hidrojen Ortaklığı Başkanı Kit Malthouse, Londra’nın, hidrojen ortaklığı ve diğer projelerin geleceği için öncülük yaptığını belirtti. Malthouse, “Elektrikli araçlar büyük bir teknoloji ama faks makinesi gibi sadece geçicidir. Düşük menzil ve sürekli şarj etme zorunluluğu nedeniyle pek tercih edilmiyorlar. Londra’da 1300 şarj noktası olmasına rağmen insanların gece boyunca otomobillerini evlerinin etrafında şarj edecek bir yerleri yok. Hidrojen ise bu noktada çok daha hızlı ve daha pratik bir çözüm” ifadelerini kullandı. AA

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Porsche’den elektrikli S E-Hybrid

Elektrikli otomobiller konusundaki çalışmalarına kurucusu Ferdinand Porsche döneminde başlayan Alman süper spor otomobil üretcisi, yüksek çalışma verimliliği sunan çevre dostu performans araçları için araştırma-geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Resmi duyurusunu bir süre önce yaptığı 2014 model Panamera S E-Hybrid modeline, yukarıda belirttiğimiz çalışmalar çerçevesinde büyük önem veren Porsche, 11 dakikalık yeni bir video yayınladı.

Plug-in Hybrid teknolojisi ile geliştirilen araçta, yüksek performans için 3.0 Litre hacminde geleneksel V6 motora yer veriliyor. Aracın daha teknolojik yanı olan elektrikli motor altyapısına baktığımızda ise, karşımıza 9.4 kWh lityum-iyon pillerden beslenen 70 kW kapasiteli elektrik motoru çıkıyor. Her iki motor ile birlikte toplamda 410 beygirlik güce ulaşan yeni Panamera S E-Hybrid, 0-96Km/saat hızlanmasını 5.5 saniyede tamamlarken, azami sürat olarak saatte 269Km hıza ulaşabiliyor. Söz konusu Porsche olunca kuşkusuz akıllara gelen ilk madde performans oluyor ancak Panamera S E-Hybrid, performanstan taviz vermeden daha verimli sürüşü hedef alan bir araç. Açıklanan verilere göre dört kapılı spor otomobil, sadece elektrik motoru devrede ilen 35Km yol gidebiliyor, ayrıca toplamda 3.1 litre/100 km yakıt tüketimi ve 71 gram CO2 emisyon değerleri sunuyor.

Geleceğe dönük olarak daha fazla modelinde elektrikli motor seçeneği sunmayı planlayan Porsche, geliştirdiği teknolojileri kademeli olarak tüm araçlarında kullanmayı hedefliyor. Tüm bu planlar doğrultusunda hitap ettiği kesim açısından elektrikli motor seçeneğinin ilk aşamada daha uygun bir opsiyon olduğu Panamera modelini S E-Hybrid seçeneği, yurt dışında 78,100 dolar seviyesinden başlayan yani Panamera 4S modelinden biraz yüksek bir fiyatlandırma ile kullanıma sunulacak.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Şarj Sorunu Çözüldü

Fosil yakıtların bitmesi tehlikesine karşı sayıları yavaş yavaş artan elektrikli araçların günümüzde yaşadıkları en büyük problem, şehirler içerisinde yeteri kadar şarj istasyonunun bulunmuyor olması. Bu nedenle geliştirilen EP Tender isimli jeneratör sistemi, araçların arkasında taşınarak yolculuk süresini uzatabiliyor.

İçerisinde 600cc motor yer alan EP Tender, 200 kg ağırlığa sahip ve bir römork sistemi üzerinden araçlara bağlanarak kullanılabiliyor. Araç hareket ettiğinde EV batarya harekete geçirilerek şarj işlemi gerçekleştiriliyor ve aracın gücü azaldığında devreye girerek sürüşün devam ettirilmesi sağlanıyor. 130 km/s hızında 22 kW güç üretebildiği belirtilen EP Tender jeneratör sisteminin, 35 kW güç üretebilen 900cc’lik motora sahip versiyonu da geliştiriliyor.

Bir Fransız şirketi tarafından hazırlanan ve araştırma geliştirme sürecinin devam ettiği belirtilen EP Tender, kısa süre içerisinde aktif olarak kullanıma geçmeyecek olsa da birçok kişi tarafından merakla takip ediliyor.

chargeonthego-4

chargeonthego-3

chargeonthego-2

avem-tender-ep

http://www.donanimhaber.com/otomobil-teknolojileri/haberleri/Elektrikli-araclarin-arkasinda-tasinabilecek-jenerator-sistemi-EP-Tender.htm

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Yerli elektrikli araç birinci aşama tamam

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün, TÜBİTAK’ın destekleyeceği yerli elektrikli araç üretimi çağrısına, 20 konsorsiyumun başvurduğunu söyledi

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün , elektrikli araç teknolojilerinin yerli olarak geliştirilmesi ve bu bileşenlerin kullanılarak yerli elektrikli araç üretilmesi amacıyla TÜBİTAK tarafından açılan çağrının ilk aşamasının tamamlandığını bildirdi.

TÜBİTAK’ın yüzde 100 Ar-Ge desteği vereceği yerli elektrikli otomobile ilişkin, Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı (1007 Programı) kapsamında çıkılan “Elektrikli Araç Teknolojilerinin Geliştirilmesi” başlıklı çağrıya 20 konsorsiyumun başvuruda bulunduğunu belirten Ergün, başvuruları değerlendiren TÜBİTAK’ın, 10 konsorsiyumun projesini elediğini söyledi.

Bakan Ergün, 10 projenin ikinci aşamaya geçmeye hak kazandığını belirterek, başvurular arasında otomobil, otobüs ve hafif ticari araç projeleri bulunduğunu kaydetti.

Desteklenecek projelerin en fazla 4 yıl içinde tamamlanacağını ve bu süre sonunda prototip araçların hazır hale getirileceğini kaydeden Ergün, daha sonra üretici kuruluşlar tarafından seri üretime geçileceğini söyledi..

Bakan Ergün, üretilecek araçların kritik ve yeni teknolojilere sahip, dünya ile rekabet edebilecek fiyat ve kaliteye sahip olacaklarını kaydederek, “Bakanlığımız, üretilecek araç segmentine bağlı olarak 5 yıl boyunca toplam 200 araç alımı yapacak ve yerli elektrikli araçların kamu alımlarında da yer alması için teşvik çalışmaları etkinleştirilecek” şeklinde konuştu.

AA

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli Otomobil Üreticileri Arasına BMW de Katıldı

BMW ilk elektrikli modeli i3’ü resmen duyurdu. 2014 yılında satışa sunulacak olan BMW i3, hibrit ve tamamen elektrikli olarak 2 model halinde satışa sunulacak.

Elektrikli otomobil üreticileri kervanına BMW’da katıldı. Ekonomik ve ekolojik şehir otomobili yaratmak için yola çıkan BMW’nin prototip aracı gerçeğe dönüştü. Tamamen elektrik motoruyla çalışan şehir otomobili 0’dan 100 Km hıza 7 saniyede ulaşıyor. BMW i3 bataryalı tam dolu haldeyken 165 Km azami menzile sahip.

Elektrikli Otomobil Üreticileri Arasına BMW de Katıldı 1

Elektrik motoru ve bataryaların ağırlığı sebebiyle aracın ağırlığı düşük tutulmaya çalışılmış. Bu amaçla aracın birçok parçası karbon fiber ve alüminyum malzemelerden üretilmiş. BMW EV konsepti üzerinden geliştirilen i3, iç donanım özellikleriyle diğer elektrikli modellerden ayrılıyor. Çevre dostu malzemeler kullanılarak üretilen araç okaliptüs kaplama ön panele sahip. Aracın koltuklarında da zeytin ağacının lifleri kullanılmış. SIM kart destekli BMW ConnectedDrive sistemine sahip olan araçta yol bulma sistemi ve yol bilgisayarı sistemi elektrikli sürüş için özel olarak tasarlanmış. BMW iRemote uygulamasıyla aracın gerçek zamanlı verilerine ulaşabiliyorsunuz.

Elektrikli Otomobil Üreticileri Arasına BMW de Katıldı 2

2014’ün ikinci çeyreğinden itibaren satışa sunulacak olan BMW i3, 41.350 dolardan fiyat etiketiyle Kuzey Amerika’da satışa sunulacak. İ3,’ün bir de genişletilmiş menzil seçeneği bulunuyor. Hibrid modelde hem elektrikli hem de benzinli motor görev yapıyor ve genişletilmiş menzile sahip olan model 45.200 dolardan satışa sunulacak. 22kWh’lık bataryaların kullanıldığı elektrikli motor 170 beygir gücünde. Ekstra menzile sahip olan hibrid modelde ise, 2 silindirli 34 beygir gücündeki benzinli motor la birlikte 170bg’lik elektrik motoru görev yapıyor.

http://www.scroll.com.tr/117243/elektrikli-otomobil-ureticileri-arasina-bmw-de-katildi/

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter
Facebook Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
Yandex.Metrica