Quantcast

Monthly Archives: Temmuz 2011

BMW’nin “i” alt markasının iki yeni modeli

BMW, i adındaki bu yeni alt markayı kısa sure sonra Frankfurt Otomobil Fuarı’nda halka açıklamayı planlıyor.

Fuarda konsept görünümünde, serinin ilk iki modeli tanıtılacak.

Seri öncelikli olarak kısa menzilli şehir kullanımı için düşünülmüş kompakt dört koltuklu BMW i3’ten ve ilk olarak EfficientDynamics konsept otomobilde ipuçları verilen, sportif iki artı iki oturma düzenine sahip BMW i8 performans otomobilinden oluşacak.
Haberin devamı ↓reklam

BMW i3 ve i8

Daha sonraki i modelleri de (Chevrolet Volt’a rakip olacak, BMW i5 adı verilmesi beklenen bir model de dâhil) tasarım aşamasında, ama BMW şu an için teknik açıdan gelişmiş i3 ve i8’i geliştirerek, planlanan 2013 satış tarihine yetiştirmeye odaklanıyor.

BMW yeni alternatif tahrikli modellerini geliştirmek için bir platform sunmanın yanı sıra, yeni i markasını kişisel hareketlilik ve otomobil paylaşımına dayalı faaliyetler ağının temeli olarak kullanıyor.

Bu ağ, konum tabanlı bir bilgi portalı ve Alman otomobil kiralama devi Sixt ile kurulacak, i3 ve i8’lerin üzerinden kiraya verileceği bir ortak teşebbüsü de içerecek.

BMW i3

Şehir otomobili BMW i3 170 bg ve 250 Nm tork üreten elektrikli bir tahrik sistemine sahip. Aracın 0-100 km/s hızlanma süresi 8 saniyeden az. 1250 kg ağırlığındaki i3’ün menzili ortalama 150 km. Hızlı şarj ile aracın yüzde 80 batarya kapasitesine ulaşması 1 saat sürüyor.

Spor otomobil BMW i8, hibrit bir güç kaynağına sahip. Aracın yakıt tüketimi 3 litre/100 km. Sadece elektrik tüketerek 35 km yol alan otomobil benzinli motorunun yardımı olduğunda 260 km menzile sahip oluyor.

i8’de arka tekerlekleri döndüren 3 silindirli benzinli motor 1.5 litre hacminde turbo beslemeli, 220 bg ve 300 Nm tork üretiyor. Ön tekerlekleri döndüren elektrikli motor ise 130 bg ve 250 Nm tork üretiyor. Aracın toplam gücü 350 bg.

BMW i8

Her aksında tahrik sistemi bulunan i8, dört çekiş özelliğine de sahip. 0-100 km/s hızlanması 5 saniyenin altında olan aracın azami hızı elektronik olarak 250 km/s ile sınırlanmış.

kaynak : http://www.ntvmsnbc.com/id/25236804/

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli Otomobil Kullanma Zamanı Geldi mi?

Otomotiv uzmanları, elektrikli araçların en azından bazı sürücüler için benzinli araçlara iyi bir alternatif olabileceğini düşünüyor. Ancak otomotiv sektörünü, elektrikli araçlar için şarj istasyonları kurmak gibi büyük bir görev bekliyor.

Bazıları için elektrikli otomobil kullanma zamanı geldi. Chevy Volt modelinin şarj edilebilir aküsü var. Araç boşalan aküsünü şarj etmek için benzinle çalışan motora geçebiliyor. Ama Nissan’ın Leaf adlı modeli, tamamen elektrikli ve küçük mesafeler için ideal bir araç.

Elektrikli araçlar bir zamanlar piyasada önemli yere sahipti.

Bir zamanlar derken 20’inci yüzyılın başından söz ediyoruz. Bu araç Los Angelesli lise öğrencisi Earle Anthony tarafından 1897’de yapılmış.

Ama daha uzun süre kullanımlı oldukları için benzinli araçlar piyasayı işgal etmiş.

1996 yılında General Motors şirketi EV-1 adlı aracı üretti. Petersen Otomotiv Müzesi’nden Leslie Kendall, sürücülerin EV-1’ı beğendiğini söylüyor: “Kuşkusuz, çok hoş bir araçtı. Amerika’nın bir çok yerinde denendi ve çok olumlu tepkiler aldı. Üstelik performansı da harikaydı.”

Bununla birlikte EV-1’ın maliyeti fazla, menzili azdı. Üretim 1999 yılında durdu.

Yeni üretilen elektrikli otomobillerde eski sorunlara çözüm bulundu. Ama bu kez asıl sorun kentlerin dışında şarj istasyonları olmaması. Güney California Elektrik Şirketi’nden Edward Kjaer şarj istasyonlarının önemini vurguluyor: “Elektrikli araçların sayısı belli bölgelerde artış gösterecek. O yüzden artık bu araçlara enerji sağlanması üzerinde yoğunlaşmamız gerek. Yapmamız gereken iş bu.”

Evlerde ve işyerlerinde şarj istasyonları kuran AeroVironment adlı şirketten Kristen Helsel elektrikli otomobil teknolojisinin yaygınlaştığını söylüyor: “Gitmediğimiz yer kalmadı. Avustralya’dan Avrupa’ya, Kanada’dan Brezilya’ya, Büyük Okyanus’un bir ucundan diğerine, Hindistan’a kadar. Bu bölgelerde elektrikli otomobillere yoğun ilgi var.”

Şimdilik Toyota’nın Prius modeli gibi, hem benzin, hem de elektrikle çalışan hibrit arabalar çevresel ve mali kaygıları olan sürücüler arasında çok popüler. Ama Edmunds.com adlı otomotiv araştırma sitesinden Karl Bauer’a göre, hibrit otomobillerin piyasadaki yeri çok az: “Geleneksel anlamda benzinli araçlar, hala çok yaygın. Bu yüzden onların üzerinde daha fazla araştırma yapılıyor. Hibrit otomobil piyasası, tüm piyasanın yüzde 2-3’ünü oluşturuyor. Son beş-altı yıl içinde hala çok az orana sahipler. Tabii yalnızca elektrikler çalışan otomobiller açısından piyasa çok daha küçük.”

Bauer elektrikli araç sürücülerinin şarjın bir anda bitmesinden kaygılandığına dikkati çekse de, iyi planlamayla bunun üstesinden gelebileceklerini söylüyor. Pil teknolojisi geliştiği gibi değişik seçenekler de düşünülüyor: “Başka düşünceler de var. Mesela aracınızı şarj etmek için saatlerce bekleyeceğinize, akülerin takas edilmesi düşünülüyor. Boş aküleri şarjlı olanlarla değiştirmek için bekleme süreniz 5-10 dakikaya inecek. Böyle çözümler yararlı olacak.”

Yeni araçların elektrik motorlarını çalıştırmak için çevreye zararı olmayan hidrojen yakıt pilleri üzerinde de araştırma ve testler yapılıyor.

Leslie Kendall’a göre elektrikli araçlar, artan yakıt fiyatları karşısında tüketicilerin gereksinimlerini karşılayabilir: “Birçok kişi yenilenebilir enerjiyle çalışan, havayı kirletmeyen, daha az zahmetli ve kullanımı daha rahat araçları tercih ediyor. Araçlarının daha sessiz ve sorunsuz çalışmasını istiyorlar.”

Elektrikli araçlar, altyapının geliştirilmesinden sonra tüketicilere çok daha cazip geleceğe benziyor.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

İRAN İslam Cumhuriyeti Elektrikli Otomobil SAMAND Tanıttı…

Geçen Çarşamba günü İRAN İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mahmud AHMEDİNEJAD Samand elektrikli modelini basın önünde tanıttı. Elektrikli Samand Otomobil 140 km hız hızla 15
dakika içinde şarj olması, amaç bu tip otomobil kullanarak fosil yakıtlara ülkenin bağımlılığı azaltmak olduğunu söyledi.

SAMAND , İran Khodro ( IKCO tarafından üretilen bir İran otomobil markası ) Samand ticari ismi, şimdi Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatına kayıtlı Samand üretim projesi 1996 yılında başladı ve 2000 yılında ilk otomobil satıldı .Samand, 1967 yılından 2005 yılına kadar İran Khodro tarafından satıldı Paykan, İran’ın ulusal otomobil unvanını devralır. Mahmud Ahmedinejad, Samand otomobil, Elektrikli modelini tanıttı.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli Ampera’ya 5 bin ön sipariş geldi

Chevrolet Volt ile aynı platformda üretilen elektrikli otomobil Opel Ampera, yola çıkmadan yüklü sipariş aldı.

Bugüne kadar 5 bin ön sipariş aldıklarını belirten Opel CEO’su Karl-Friedrich Stracke, 2012 yılında 8 bin ile 10 bin arasında Ampera satmayı hedeflediklerini açıkladı. Stacke, aracın General Motors’un (GM) ABD’deki Hamtramck fabrikasında üretildiğini belirterek, Ampera’ya gelen talebin artması durumunda üretimin 12-15 bin adete yükselebileceğini kaydetti. Stracke, Ampera ile ‘plug-in hibrid’ adı verilen elektrikli otomobil sınıfından yüzde 30 pazar payı alacaklarını dile getirdi. ABD’de fabrikada Volt ve Ampera’dan toplam 60 bin adet üretilmesi planlanıyor.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Kadınlar “Hibritkit” üretecek

Garanti Bankası’nın kadın girişimciler için düzenlediği yarışmanın bu yılki birincisi Zeynep Rüstemoğlu, kendisine ödül kazandıran savunma sanayiindeki işinin yanına bir ilginç iş daha eklemeye hazırlanıyor. Zırhlı araçlar için ısıtma ve yangın söndürme sistemleri yapan Rüstemoğlu, benzinli ve dizel otomobilleri hibrite çevirecek ‘Hibrikit’ için Sanayi Bakanlığı’ndan onay bekliyor.

GARANTİ Bankası’nın Ekonomist Dergisi’yle birlikte düzenlediği “Kadın Girişimci Yarışması”nda 5 bin 600 kadını geçerek birinci olan Zeynep Rüstemoğlu, yaptığı iş kadar yapacağı iş ile de dikkatleri çekiyor. Her ne kadar “Üretimin cinsiyetine inanmıyorum” dese de erkek egemen bir sektörde faaliyet gösteren Rüstemoğlu, benzinli ve dizel otomobili hibrite çevirecek çok daha geniş kitlelere yönelmeyi planlıyor.

İşten çıkarıldı, iş sahibi oldu

Ankaralı bir işkadını olarak tanınan Zeynep Rüstemoğlu, Antakyalı 4 çocuklu bir ailenin büyük kızı olarak dünyaya geliyor. Kariyer öyküsü, 1990 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) zırhlı araç üreten bir şirkette çalışmaya başlamasıyla şekilleniyor. Bu firmanın teknoloji transfer departmanında çalışan Rüstemoğlu, firmanın TSK’ye yaptığı proje bitince işsiz kalıyor. Ancak bu durumu fırsata çeviren Rüstemoğlu, 1995 yılında, yıllarca birlikte çalıştığı arkadaşıyla birlikte Forum Mühendislik’i kuruyor. TSK’nın yerli imalatı desteklemek adına satın alacağı malzemelerde yerli katkı payına önem vermeye başlamasıyla Forum Mühendislik’in de önü açılıyor.

Zeynep Rüstemoğlu’na ne iş yaptığını sorduğunda, ilk söylediği “Ben savunma sanayinin iyi tarafındayım” diyor. Onun ürettiği teknolojiler saldırı amaçlı değil, bizzat askerleri korumaya yönelik. Üstlendiği işlerin uzun uzun adlarını yazmak da mümkün. Ancak özetle, Rüstemoğlu TSK’nın ihtiyacı için zırlı araç ve tanklarında kullanılan ısıtıcı ve otomatik yangın söndürme sistemlerini üretiyor. Süreç içinde ortağıyla ayrılarak yoluna tek başına devam eden Rüstemoğlu, bugün bu sistemleri TSK’nın yanı sıra Suudi Arabistan, malezya gibi ülkelere de ihraç ediyor. Garanti Bankası’nın yarışmasına başvurduktan sonra diğer hikayeleri dinleyince kendi hikayesine ona çok sıradan geliyor. Ancak bugüne kadar başardıklarıyla jüriyi etkileyen Rüstemoğlu, yeni projesiyle de dikkatleri üzerine çekmeye hazırlanıyor.

‘Hibrikit’le çevreci arabalar

Savunma sektöründeki deneyimini birkaç yıl önce elektronik ve otomosyon alanında değerlendirmeye yönelen Rüstemoğlu, süren çalışmaların sonucunda bir kit (Hibrikit) geliştirmeyi başarıyor. Benzinli ve dizel araçlar bir kitle hibrite dönüşebilecek. Böylece petrol türevi bir yakıta ihtiyaç duyulmadan, akünün kendi kendini yenilemesiyle enerji üretileceği için, arabalar otomobil çevreci olacak. Rüstemoğlu, bu işin patentini almış, ilk prototip çalışmaları da tamamlamış. Şimdi bu projeyi hayata geçirmek için Sanayi Bakanlığı’ndan onay bekliyor. Elektrikli otomobil teknolojiinin geliştiğinden, ancak herkesin bir anda elektrikli otomobil almasının mümkün olamayacağı fikrinden çıkan Zeynep Rüstemoğlu, bu konuda şu bilgileri veriyor: “Dünyada 2013 yılında uygulamaya geçecek olan emisyon standartlarına ciddi bir alternatif sunacak olan bu teknoloji sayesinde, trafikte bulunan araçların da 3.4 saat içinde hibrit araca dönüştürülmesi mümkün olabiliyor. Bu sayede yüzde 30’a varan enerji tasarruf sağlanabiliyor.”

Riskli konularda vizyon sahibi olun

GARANTİ Bankası’nın Beyoğlu’ndaki yeni kültür merkezi Salt’ta biraraya geldiğimiz Zeynep Rüstemoğlu, kendi başarı öyküsünü diğer girişimcileri, özellikle de kadın girişimcileri cesaretlendirmek için anlatıyor. “Başkalarının risk olarak gördüğü konularda vizyon sahibi olun” diyen Zeynep Rüstemoğlu, “Kendinize güvenin ve çok çalışın” diye de ekliyor. Aldığı ödül sonrasında, bu yarışmanın bir girişimci için çok önemli olduğunu anlatıp duruyor. Garanti Bankası’ndan aldığı 20 bin liralık ödülü, “Birkaç yıl sonra seni bu yarışmada görmek istiyorum” diyerek, başka bir arkadaşına veren Rüstemoğlu,
bu yarışmayı neden önemsediğini ise şöyle anlatıyor: “Öncelikle yaptığınız çalışmaların, verdiğiniz emeklerin fark edilmesi, ödüllendirilmesi çok güzel. Ayrıca böyle bir yarışma iş teklifleri açısından da önünüzü açıyor. Değişik ülkelerin ateşeliklerinden, görüşme davetleri aldım.”

Yarışan kadın girişimci sayısı 5 yılda yüzde 5 bin arttı Garanti hedef büyüttü

GARANTİ Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, kadın girişimciye yönelik çalışmalara 2006 yılında başladıklarını hatırlatırken, bu süreçte gerek kredilerde gerekse yarışmada yaşanan hızlı gelişimi beklemediklerini anlattı. Türkiye’de 3.5 milyon Küçük ve Orta Ölçekli (KOBİ) arasında 80 bin kadar kadın girişimci bulunduğuna dikkat çeken Karadere, “Bu 80 bir kadından 5 bin 600 kadının kendini aday görüp de Garanti Kadın Girişimci Yarışması’na başvurması beklemediğimiz bir gelişme. Bu artan ilgi bizi şaşırtırken, doğru yolda olduğumuzu da gösterdi” diye konuştu.

Eğitim ve cesaret

Yaptıkları Anadolu toplantılarına katılımcı kadın olmayışını fark etmelerdi, kadın girişimcilerin krediye zor ulaşmalarına tanık olmaları gibi nedenlerle yola çıktıklarını anlatan Nafiz Karadere, kadınlara ayrı bir segment olarak ürün ve hizmet sunan ilk Türk bankası olduklarını hatırlattı. Kredi vermenin yanı sıra eğitim ve motivasyonu da gözardı etmediklerini vurgulayan Karadere, Garanti’nin bu konudaki çalışmalarının karşılıksız kalmadığını da şu rakamlarla anlattı: Yarışmayı ilk düzenlediğimiz yıl 113 başvuru olmuştu, 2008’de rakam 806’ya çıktı. Başvuru sayısı 2010’da 3 bin 600’e, bu yıl da 5 bin 600’a çıktı. 2012’da 7 bin 500’e mi, 10 bine mi çıkar bilmiyorum ama çok hızlı arttığı ortada. Bankamızın kadın girişimcilere kullandırdığı kredi sayısı 14 bin 427’ye, miktarı da 423 milyon liraya ulaştı. Yıl sonu için hedefimiz, kredi adedini 15 bine, tutarını da 450 milyon liraya çıkarmak.”

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Hibrid Peugeot 508 RXH günışığına çıktı

Dizel hibrid motoru ve üst gam şık tasarımı ile SUV dünyasının orijinal vizyonunu yeni 508 RXH modelinde bir araya getiren Peugeot, şimdi müşterilerine daha da yoğun bir sürüş keyfi sunuyor.

Peugeot ürün gamındaki modern ve farklı yükselişi ortaya koyan bu yeni model gün ışığına çıkıyor. 508 RXH’in tarzı ve HYbrid4 yenilikçi motor seçeneği, özgürlük ve sürüş keyfinin bu sınıfta görülmemiş bir şekilde birleştirilmesini sağlayan 200 hp güç, 4 tekerlekten çekiş, % 100 elektrikli mod, kilometrede 100 gramın altında CO2 emisyonları gibi özellikler kazandırıyor. Peugeot RXH’ın dünya prömiyeri Eylül ayında düzenlenecek olan Uluslararası Frankfurt Otomobil Fuarı’nda yapılacak.
Göz alıcı zarifliği, seçkin dış görünüşü ve üst düzey standartları ile beğeni gören 508 Sedan ve SW’nun 2011 ilkbaharındaki lansmanından sonra, 508 RXH Peugeot markasının “Premium” imajını bir kez daha yükseltiyor ve markanın teknolojik, çevreye saygılı öncülüğünü pekiştiriyor.
Duruşu ve özel tasarımı ilk bakışta aracın SUV dünyasına ait olduğunu gösteriyor. Eşsiz ve seçkin tarzı, yükseltilmiş ve genişletilmiş gövdesiyle olduğu kadar, bu yeni versiyon aynı zamanda, daha da dışa vurumcu tasarımlı dalgalı radyatör ızgarasının her iki yanında 3 pençe izini çağrıştıran, gece olduğu gibi gündüz de etkin LED’li farlarının somutlaştırdığı benzersiz görsel imzasıyla da farklılaşıyor.
Aracın özel karakterini güçlendirmek üzere, 508 RXH’in iç mekanı bakır rengi dekorları ya da alkantra deri döşemesinde olduğu gibi, ayırt edici renkler ve kaliteli malzemelerle tamamen özgün bir görüntü sunuyor.
Araç tek bir donanım ve finisyon seviyesi ile sunuluyor. Bu seviye otomobilin üst gam ve teknolojik konumuyla uyum içinde. Anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi, elektrikli ön koltuklar, head up ekranı, 18” jantlar, camlı panoramik tavan, koyu renkli akustik lamine yan camlar, WIP Nav Plus radyonavigasyon gibi zengin standart ekipmanlarla donatılmış olan araç yolcularını özenle, incelik ve yüksek bir konfor seviyesiyle ağırlıyor.
Sadece dünyanın ilk dizel hibrid motor seçeneği 2.0 l HDi FAP HYbrid4 güç ünitesi ile sunulan 508 RXH, sürüş keyfi ve değişim özgürlüğü ile eşanlamlı. 147 kW (200 hp) maksimum güç, 4 tekerlekten çekiş ve 450 Nm’lik maksimum tork ile 508 RXH her türlü yol koşulunda tüm kullanım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tasarlandı. Araç ayrıca şehir içinde kullanım için ideal, yakıt tüketimini karma devirde 100 kilometrede 4,2 litrenin altına, emisyonları kilometrede 109 gram CO2 emisyonunun altına düşüren %100 elektrikli kullanım modu da sunarak, bu segmentte yepyeni perspektifler açıyor.
3008 HYbrid4’ün de birkaç hafta içinde yapılacak olan uluslararası lansmanı ile, birçok modelinde HYbrid4 teknolojisini sunacak olan Peugeot, sürüş keyfi ve çevreyi koruma alanında çığır açan yenilikçi stratejisini sürdürüyor.
508 RXH Eylül 2011’de Uluslararası Frankfurt Otomobil Fuarı’nda dünya prömiyerinde tanıtıldıktan sonra, 2012 ilkbaharından itibaren Avrupa pazarında satışa sunulacak.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Volvo, Kinetik Enerji Geri Dönüşüm Sistemini Test Ediyor

Volvo Car Corporation, önümüzdeki sonbaharda, kinetik enerji geri dönüşüm sistemini test eden dünyanın önde gelen birkaç otomotiv üreticisi arasına girecek. Volvo Powertrain ve SKF ortaklığı ile gerçekleştirilen projede, fren sırasında kaybolan enerjinin kinetik dönüşümünü sağlayan yeni nesil teknoloji için İsveç Enerji Ajansı’ndan 1 milyon USD’lik bir destek sağlandı.

VCC Güç Aktarım Organları Başkan Yardımcısı Derek Crabb yaptığı açıklamada, “Amacımız kinetik enerjinin tam anlamıyla dönüşümünü sağlayan bir sistem geliştirmek. 2011 yılının ikinci yarısında, bir Volvo aracı teste girecek. Bu teknoloji, yakıt tüketimini yüzde 20’ye kadar azaltma imkânı veriyor. Dahası, sürücüye ekstra güç artışı sağlıyor ve dört silindirli motorlar, altı silindirli motorlar gibi ivme kazanabiliyor,” dedi.
“Dakikada 60 bin devir”

Volan KERS olarak bilinen yeni sistem (kinetik enerji dönüşüm sistemi) arka aksa yerleştiriliyor. Yavaşlama sırasında, fren enerjisi volanın dakikada 60 bin devire ulaşmasını sağlıyor. Araç yeniden harekete başladığında, volanın devri, özel tasarımlı bir aktarma sistemiyle arka tekerleklere iletiliyor.
Ön tekerlerlere güç veren içten yanmalı motor, frene basıldığı anda durduruluyor. Volandaki enerji, araç tekrar harekete başladığında hızlanmak için ya da araç ekonomik hıza ulaştığında güç takviyesi için kullanılabiliyor.
Derek Crabb “Volanda depolanan enerji, araca kısa süre için güç vermeye yetiyor. Fakat bu, yakıt tüketimi üzerinde büyük bir etki yapıyor. Resmi bir yayın olan New European Driving Cycle’dan yapılan açıklamada da belirtildiği gibi, bizim hesaplarımız, sürüş süresinin yarısında içten yanmalı motorun durdurulabileceğini gösteriyor,” dedi.
Volan sistemi frenle çalıştığı ve enerji depolanma süresi (diğer bir deyişle volanın dönüş süresi) sınırlı olduğu için bu teknoloji özellikle sık dur-kalk yapılması gereken durumlarda çok etkili oluyor.
Eğer tam kapasiteyle çalışan içten yanmalı motora volandaki enerji eklenirse, araç 80 HP artış kazanıyor. Aynı zamanda, tork da arttığı için hızlanma kabiliyeti yükseliyor ve otomobilin 0-100 km/s hızlanma süresi önemli ölçüde azalıyor.
“Hafif ve kompakt bir çözüm için karbonfiber”

Volan takviyesi, 1980’lerin başında Volvo 240 model bir otomobilde denenmiş, çelik volanlar da son zamanlarda birçok üretici tarafından değerlendirmeye alınmıştı. Bununla birlikte, çelikten yapılan volanlar ağır ve büyük, devir kapasiteleri de sınırlı olduğu için bu çözüm geçerli olamamıştı.

Volvo Cars’ın test araçlarında kullanacağı volanlar ise karbonfiberden üretildi. Yaklaşık 6 kg ağırlığındaki volanın çapı ise 20 cm. Karbonfiber volan, vakumlu ortamda çalıştığı için sürtünme kayıplarını da en aza indiriyor.

“Volan teknolojisini deneyen ilk üretici biz değiliz. Fakat bu teknolojiyi, içten yanmalı motorlu ve önden çekişli bir aracın arka aksına uygulayan ilk üretici biziz. Eğer testler ve teknik gelişmeler planladığımız gibi giderse, volan teknolojisiyle çalışan araçların birkaç yıl içerisinde yetkili satıcılarda yer almaya başlayacağını tahmin ediyoruz,” diyen Derek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Volan teknolojisi görece ucuz. Bu teknolojiyi ürettiğimiz otomobillerin büyük bölümünde plug-in hybrid gibi yüksek teknolojilere kıyasla daha fazla kullanabiliriz. Yani CO2 emisyonunu azaltmaya yönelik “DRIVe Towards Zero” stratejimizde büyük bir role sahip olabilir…”

Kaynak: http://enerjienstitusu.com/2011/06/14/volvo-kinetik-enerji-geri-donusum-sistemini-test-ediyor/#ixzz1R5EBB7a5

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Elektrikli otomobil ile İstanbul – Ankara arası 10 TL

Ankara-İstanbul arasını 10 TL’ye gidebilecek elektrikli araçların önü açıldı. Her araç LPG dönüşümü gibi elektrikli araç haline dönüşebilecek. Elektrikli araçlar 100 kilometrede sadece 2.5 TL yakacak. Araçların elektrikli hale dönüştürülmesinin bedeli ise 15 bin TL’yi bulacak. Ancak aracın yakıt tasarrufu göz önüne alındığında bu yatırım 7-8 ayda kendini amorti edecek. Edinilen bilgiye göre, ilgili teknik ve yasal düzenlemelerin Kasım 2010′da tamamlandı. İstanbul, Ankara ve İzmir’de ilk dönüşüm tesisleri kuruldu ve araçlar yollara çıktı. Araçların elektrikli otoya çevrilmesi için uzmanlara göre, yaklaşık 300 parçanın değişmesi gerekiyor. Ankara’da ilk elektrik şarj istasyonunun kurulması nedeniyle düzenlenen törene katılan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, dizel araçların 100 km yolu 25-30 liraya, elektrikli araçları ise 2.5 liraya alabildiğini vurguladı. Ergün, “İsteyen her araç elektrikli araç haline gelebilir. Bunun teknolojisi var” müjdesini verdi. Nihat Ergün, elektrikli Renault Fluence’i de test etti.

“Hedef Yüksek Tasarruf”

Teknolojinin pahalı olması nedeniyle değişim işlemi maliyetinin 15-20 bin TL tuttuğunu aktaran yetkililer, “Bir taksici aylık 2500 TL yakıt ve bakım masrafı yapıyor. Ancak elektrikli araçlar normal yakıtlı araçlara nazaran 10- 12 kat daha tasarruflu. Araçlar bu masrafı 7-8 ayda amorti edecek” dedi. Yollara çıkmaya başlayan araçlar içinse şimdiden şarj istasyonları hazırlandı. EPDK yetkililerinin verdiği bilgiye göre, elektrikli araçlar evde ve işyerinde her prizden şarj edilecek. Ancak bu şarj 7-8 saat sürebilecek. Yollara ise araçları 20 dakikada şarj edecek seri şarj aküleri konulacak.
“Vergi artışı yok”

Türkiye’nin otomotivde kritik noktada olduğunu vurgulayan Nihat Ergün, “Bugün itibariyle alınmış vergi artışı kararı söz konusu değil. Otomotiv kaleminde ithalat ihracatımızı geçmiş bulunuyor. Esas yol, vergiyi artırmaktan ziyade ürün çeşitliliğini artırmaktır” dedi.

Kaynak : http://enerjienstitusu.com/2011/06/26/elektrikli-otomobil-ile-ankara-istanbul-10-tl/

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter
Facebook Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
Yandex.Metrica